AKŞAM GAZETESİ | Burhan Ayeri | 2009-02-05

kategori2

Gerçeği yakalamak

Bir ara, Devlet Kurumu'nun 'Ne hazırlarsa, o kadar'ına bırakılan belgeseller, şimdilerde epey yol aldı. Özellikle DIGITÜRK platformundaki ekranlarda zengin yayınlar mevcut. Doğa, tarih hatta müziği içine alan kanalların sayısına yetişmeniz mümkün değil. 24 Saat bunları izlemeye kalksanız, yine de epey önemli yapımı kaçırırsınız. National Geographic, History'e kadar say say bitmez.
...
Doğrudan bizim imalatlara gelince İz TV, artık başlı başına liderimiz haline geldi. İşleri özelinde topladı. Bu konuda 'Coşkun Aral'ın çabaları taçlandırıldı' demek mümkün. İstanbul'dan dışarı çıkmayanlara, Ankara'dan öteye geçmeyenlere ülkelerini tanıtma imkanı sağlanıyor. 'Efes'in Kayıp Evleri'nden 'Sırt Çantam Kaçkarlar'a kadar evinizde. Wilco'nun Safranbolu'dan Şirince'ye uzanan tespitlerini yabancı gözüyle yakalıyorsunuz. Bu halkalara aklınıza gelen veya gelmeyenleri dahil edebiliyorsunuz. Türkiye'nin yeraltı ve üstü zenginlikleri, artık düğmeye basarak elinizin altında. Seç seçe bildiğin kadar. Doğup, büyüdüğünüz mekanları dahi daha iyi tanıma kolaylaştı. Yaban koyunları, vura vura hala bitiremediğimiz dev boynuzlu keçilerimizi koruma altına alma fikri, sade vatandaşa kadar ulaştırılıyor.
...
Aydın Boysan'ın -Allah, sağlık daha uzun ömür versin- Megakent anılarını, görüntüler eşliğinde zevkle seyredebiliyorsunuz. Usta'nın sayesinde, Kocamustafapaşa'daki 'Narlı Kapı Çıkmazı'nı -Aslında iki tarafa çıkmakta- tanımayan, öğrenmeyen kalmadı. Savaş Karakaş'ın denizlerimizin tarihi zenginliklerini yakalayışı ayrı lezzet. Herhalde bu işler için 'Tatlı hastalık' diyebiliriz. Dileriz böylesi virüsler tüm yurdumuzun insanlarına bulaşır.
...
Bugünkü yerimizin ağırlığını böylesi yazıya ayırmamızın sebebi yeni çalışma. Kemal Sevimli'nin 'İstanbul'da Hergün Bayram'ını beğendik. Bize de yollanan olağanüstü emeğe hayran kaldık. Daha önce pek çok ödüle layık görülen yönetmenin, farklı din, ırk ve kültüre ait onlarca bayramı konu alışını sevdik. Gerçekten toplulukların böylesi dengeli ve ustalıkla birleştirildiği yapımları övecek kelime bulmakta zorlanıyoruz. İstanbul'da yaşanan fakat pek çoğumuzun farkına varmadığı hatta 'Bakar kör gibi' içinden geçtiği bayramları keşfetmiş oluyorsunuz. Buna bir başka değer kazandıran, evrensel bakış açısı.
Hangi birini sayalım. Çardak Bayramı'ndan Ramazan Bayramı'na, Noel'den Paskalya'ya, Hıdrellez'den Kurban'a zengin tespitler mevcut. Erguvanların kısa ömürlü çiçeklerinin açtığı dönemin özel törenle kutlandığını kaç kişi biliyor? İşte bu noktada Kenan Işık dostumuzun kulaklarını çınlatıyoruz. Bir zamanlar birlikte parti kurmayı hayal etmiştik. Bu siyasi oluşumun sembolü olarak 'Erguvan'ı seçmiştik. Tabii bu 'Fikir jimnastiği' idi.
...
Biz yine İstanbul'a has zenginlikleri saymaya devam edelim. Fetih, Balık, Metamorfosis, Ölüler, Zeytin Dalı ve daha neler neler. Özel tören ve ayinlerin çekimi tam iki yılda tamamlanabiliyor. Gerekçesi de çok basit. Kimseyi rahatsız etmeden, kurguya bulaşmadan yapılan gözlemler. Kemal Sevimli'nin daha önce hazırladığı, 'Cuma'dan Pazar'a İstanbul'unu da hatırlatalım.
2010'un Kültür Başkenti olacak şehrin yine de pek çok işlenecek malzemesi kaldığı gerçeğine inanıyoruz. Bu yüzden, sorumluluk taşıyan herkesi göreve çağırıyoruz.
...
Okuduğunuz gibi, faydası olduğuna inandığımız konuları ele aldık. Ne yemekten yabancı madde çıkardık, ne de klasik edebiyatımızın 'Dallas uyarlaması' haline getirilmiş dizilerinden söz ettik. Mutluyuz.