AKŞAM | PAZAR | 01 ŞUBAT 2009, PAZAR
Son dönemin ünlü İngiliz rock müzisyenleri birleşip yeni bir grup kurdu, grupta şarkı söylemesi için seçilen isimse Venezuela'nın sosyalist Devlet Başkanı Hugo Chavez oldu. Chavez'in her alanda hızla artan popülaritesi Venezuela'nın 'yeni Küba' haline geldiğinin de bir işareti.
2000'lerin yabancı rock müzik sahnesini takip edenler bu grup isimlerine aşina olabilir: Arctic Monkeys, Babyshambles, Reverend and the Makers... Peki, bu genç ama ünlü grupların Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez ile ortak noktası ne olabilir? Hemen cevap verelim: Müzik! Haberlere bakılırsa Reverend and the Makers grubundan Jon McClure, Arctic Monkeys'den Andy Nicholson, Babyshambles grubundan Drew McConnell ve bir de rapçi Lowkey'in birlikte kurduğu rock-dub-hip hop karışımı bir tarza sahip yeni müzik grubu Mongrel (Melez) yeni bir albüme imza atacak ve albümde şarkıları Hugo Chavez söyleyecek!
İlk albümünü geçen ay çıkaran grubun lideri Jon McClure'ün BBC'ye yaptığı açıklamaya göre Chavez'in gruba katılımı bu yıl içinde çıkacak olan ikinci albümde gerçekleşecek. McClure 'Son yıllarda hiç bir müzisyenin söylemediği şeyleri söylüyoruz şarkılarımızda. Bir bakıma Public Enemy'nin yolundan gidiyoruz. Grubumuza ve politik duruşumuza inanıyoruz' diyor ve Chavez konusundaysa şunları söylüyor: 'Venezuela kültürü son dönemde tam anlamıyla patladı. Bunda Chavez'in payı büyük. Onun ve Venezuela'dan müzisyenlerin katılımıyla 'Buena Vista Social Club' tarzında, etnik öğeler taşıyan bir albüm yapmayı amaçlıyoruz.'
İDOL OLMA YOLUNDA
Sosyalist lider Chavez'in iktidar koltuğunda oturduğu son 10 yıl içinde hem kendisi hem de ülkesi Venezuela için yepyeni ve parlak bir imaj yarattığı kesin. Hugo Chavez, bir kurtarıcı ve bir otokrat; ulusunun fakiri için bir kahraman ve kendini dünya sahnesine atmaya hevesli bir diktatör özentisi olarak takdim ediliyor. 'Küba için ağlarız, Küba için savaşırız, Küba için dövüşerek ölmeye hazırız' sözleriyle Küba'yla kol kola yürüdüklerini her daim dile getiren, Küba'nın efsanevi lideri Fidel Castro'yla ağabey-kardeş havasında yakın bir ilişki kuran Chavez, bu politikasıyla kendi 'devrimci' ülkesi Venezuela'yı da şu sıralar Güney Amerika'nın ve sosyalist düzenin en parlak yıldızı haline getirmeyi başardı. Ülke petrol kaynakları sayesinde maddi açıdan da güçlü. Buna Chavez'in renkli imajı da eklenince dünyanın gözleri son yıllarda Venezuela ve Chavez'a çevrilmiş durumda. Dahası Chavez'in sadece politikada değil popüler kültürde de yıldızının parladığı aşikar. Nitekim Bob Dylan, The Clash, Manic Street Preachers, Rage Against The Machine gibi düzene isyan eden rockçılarla protest müzisyenlerden Sean Penn gibi sanat dünyasının sol kanattaki yıldızlarına popüler kültürün birçok ünlü isminin gözünde idol olan Castro'nun koltuğuna da popüler girişimleriyle hızlı adımlarla yerleşme yolunda. Hatta 80'li yıllarda Wim Wanders'ın çektiği belgeselle üne kavuşan Kübalı müzisyenler topluluğu Buena Vista Social Club'ın yolundan giden bir albümde Venezuelalı müzisyenlerle birlikte boy gösterecek olması da bu açıdan manidar. Bu girişim popüler kültürde 'Chavez ve Venezuela' imajının 'Fidel ve Küba' imajına yetiştiğinin bir işareti niteliğinde. Hatta pek çoklarına göre Venezuela artık yeni Küba!
SOSYALİZMİ İNŞA EDİYOR
Latin Amerika ülkelerini ve onların ABD ile ilişkilerini izleyip analiz eden gazeteci ve araştırmacılardan oluşan bağımsız topluluk NACLA (North American Congress On Latin America) yazarlarından Teo Ballv'ye göre gidişat bu yönde. Ballv 'Venezuela yeni Küba mı?' başlıklı yazısında şu sözlere yer veriyor: 'Son yıllarda Venezuela Washington'a karşı duruş açısından bölgenin sözcüsü konumuna yükseldi. Güney Amerika'daki güçleri birleştirme çabasıyla ABD'nin egemenliği karşısında duracak bir bölgesel ittifak için önemli adımlar atıyor. Anti-emperyalizm, demokrasi ve sosyalizme kadar birçok konuda ateşli tartışmalara ilham veren Venezuela politikacılar, entelektüeller, akademisyenler, gazeteciler ve aktivistler tarafından izleniyor. Venezuela, Latin Amerika'da yürüttüğü politikayla Washington'ın karşında duran güçlü alternatifi olarak Küba'nın yerine geçiyor. Artık bölgenin liderliğini üstlenmiş durumda!' Küba'ya övgülerini hiç eksik etmese de Chavez de '21. yüzyılın sosyalizmini inşa edeceğiz' sözleriyle bölgenin yeni lideri olarak Küba'ya nazaran daha yenilikçi, daha modern bir yol izlemek niyetinde olduğunu ortaya koyuyor. Dünyanın hakkında konuşmasına olanak veren popüler kültüre yönelik renkli girişimlerine bakılırsa 21. yüzyılın sosyalizmi için izlediği yol da ağır ağabey olmaktan ziyade bir rock yıldızı olmaktan geçiyor!
ŞARKI SÖYLEMEDEN DURAMIYOR
CHAVEZ'in şarkı söyleme merakı yeni bir şey değil. Nitekim gerek meydanlarda gerek televizyonlarda mikrofonu eline alıp halka hitap ederken sık sık şarkılar söylemeye giriştiği biliniyor. Şarkıcılık sevdası öyle büyük ki, geçen yıl bu sevdasını politikayla bütünleştiren bir girişimde de bulunmuş, yerel seçimler öncesinde bir albüm çıkarmıştı. Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi (PSUV)'un çıkardığı ve 'Bolivarcı devrimde' rol oynamış sanatçı ve grupların de yer aldığı albümde ünlü lider geleneksel Venezuela folk şarkılarını seslendirdi. 'Musica Para la Batalla' (Mücadele İçin Müzik) adını taşıyan ve halka bedava dağıtılan albümde müziğin tonu yumuşak olsa da sosyalist devrime dair mesajlar kuvvetliydi.
MİNE AKVERDİ