Mehveş Evin mehves.evin@aksam.com.tr

kategori2

Şanssız adam Mesut Yılmaz

İstanbul'un iş merkezlerinden birinde, öğlenleri dolup taşan, boşaldıktan sonra personelin nefeslendiği bir esnaf lokantasındayım. Ergenekon gözaltılarıyla hareketlenen gündem hararetle haber kanallarından  takip ediliyor, o esnada Mesut Yılmaz, derin devletle ilgili yorum yapıyor. Lokantanın sahibi dayanamayıp yüksek sesle 'yahu Yılmaz, 28 Şubat sürecinden sonra başbakan olmadı mı... Türkbank ihalesi ne çabuk unutuldu? Susurluk'un sonuca varmamasında onun hiç payı yok mu?' diye söylenmeye başladı...

Ergenekon'un 10. dalgası ertesinde Mesut Yılmaz'ın pek çok televizyon programına konuk olması manidar. Yılmaz, 'Ergenekon-Susurluk' çerçevesinde yargı, asker, MİT konusunda ilginç çıkışlar yaptı.
14 Ocak'taki 'Neden' programında Yılmaz, bugün yaşananların o dönemin 'hafriyatı' olabileceğini belirtip 'Yaşananlar onların uzantıları olabilir... O sürecin (Susurluk) devam ettiğini söyleyebiliriz, yani bu bulunan silahlar filan aslında onu işaret ediyor' şeklinde cümleler kurdu. Ve topu Çiller'e, Erbakan'a, yargıya, askere attı.
21 Ocak'ta Mehmet Ali Birand'ın programında ise Susurluk ile Ergenekon'un arasında hiçbir bağ olmadığına karar vermiş olmalı ki şöyle diyordu:
'Şimdi bir kere Susurluk'la Ergenekon'u birbirinden ayırmak gerektiğini düşünüyorum. Susurluk maddi bir olay. Uzantıları, yargıya intikal edenleri var, hala da intikal ediyor. Ben hala Ergenekon'un ne olduğu konusunu anlayabilmiş değilim.'

Top autta
Doğrusu siz anlayamıyorsanız, biz hiç anlayamıyoruz sayın Yılmaz! Öncelikle, 7 gün içinde ne oldu da Susurluk ile Ergenekon arasında hiçbir bağın bulunmadığına karar verdiniz, dediğiniz gibi iddianame bile tamamlanmamışken? Susurluk'la ilgili 'her şeyin' başbakanken sizinle paylaşılmadığından şikayet ediyor, o bilgileri 'söke söke' aldığınızdan bahsediyorsunuz ama buna da inanmak pek mümkün değil. Mahkeme, Susurluk raporunu Başbakanlık'tan resmen alabilmek için epey uğraşmadı mı?
Bugünkü hükümetin olayların üzerine gidebilmek açısından  'şanslı' olduğundan dem vuruyorsunuz tamam, peki 'benim şansım yoktu' diyerek nasıl kendinizi olaylardan soyutluyorsunuz?
İsmet Berkan, Susurluk raporuyla ilgili gereğini yapmadığınızı yazıyor, sizse cevaben topu yine çevirip sorumluluğu Hukuk Müşavirliği'ne atıyorsunuz...
Yapmayın Bay Yılmaz... Türkiye'de Yüce Divan'a gönderilen ilk başbakanı olarak, herhalde bu süreçle ilgili 'şans'tan öte bir izahınız olmalı... Madem şanssız ve ıssız bir başbakandınız, şimdi tam sırası.
'Türkiye'de maalesef bir dönemde hukuk dışı yollardan bir terör mücadelesi yapılmıştır' diyebiliyorsanız, daha açık konuşun, öğrenelim...

Hani nerede şu Ergenekon?
* Ahmet Hakan, haklı olarak 'Ergenekon kapsamında 28 Şubat sanık sandalyesine oturtulduysa. Neden Çevik Bir, Karadayı, Demirel ve Erbakan'dan söz eden yok?' diye sorup cevabını verdi: 'Yoksa... 28 Şubat süreciyle açıktan hesaplaşma yapılamıyor da arkadan mı dolaşılıyor?' Soru eksik kalmasın öyleyse: Ergenekon'da neden Çiller, Yılmaz ve Ağar'ın ifadelerine başvurulmuyor? 

* A&G'nin araştırmasına göre, 'halkın yüzde 61.7'sinin Ergenekon örgütünün varlığına inanıyor'. Ancak asıl önemli veri, kopan fırtınalara rağmen halkın yüzde 22.3'ünün hala bu soruşturmayı 'AKP'nin askeri ve muhalefeti sindirmek için kullandığı bahane' olarak görmesi. Ülkenin önemli bir kesimi, bırakın Ergenekon sürecini sorgulamayı, Ergenekon'un varlığına bile ikna olmuş değil!

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3