Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Betam'a göre, IMF önce gevşet sonra sık diyor!

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi 'Betam', 4 Şubat'ta Dr. Seyfettin Gürsel ve M. Alper Dinçer tarafından kaleme alınan  araştırma notu ile ülkemizde çok tartışılan bir konuya ışık tuttu. Bilindiği gibi bu satırların yazarı da dahil olmak üzere birçok kimse IMF ile anlaşmanın bir an evvel yapılmasının son derece hayırlı olacağını düşünüyor. Ancak hükümet tarafı anlaşmanın görüşme süresini uzattığı gibi, vazgeçebilirmiş şeklinde yorumlara da fırsat verecek şekilde davranıyor. Türkiye ile IMF arasında aylardır devam eden  müzakereler tıkanmış gibi duruyor.  IMF'nin müzakerelere resmen ara verilmesinin ardından yaptığı açıklamadan ve iktisatçıların tahminlerinden ise ,anlaşmazlığın maliye politikası konusunda  olduğu belli oluyor. 
'Betam', IMF anlaşmasına ilişkin tartışmaları nesnel ve ekonomik bir çerçeveye yerleştirmeye katkı amacıyla, yakın zamanda stand-by anlaşması imzalamış dört ülkenin (biz sadece Ukrayna ve Macaristan gibi ülkeleri aşağıya aldık) IMF'ye vaat ettikleri maliye politikalarını temel makro ekonomik göstergeleri ile ilişkilendirerek değerlendiriyor. Araştırma maliye politikaları ile sınırlandırılmış çünkü Türkiye-IMF anlaşmazlığı bu konuda. Orta vadeli bir perspektiften bakıldığında, bu anlaşmaların ortak özelliğinin bozulan ekonomik dengeleri düzeltmek amacıyla her ülkenin durumuna göre az ya da çok sıkılıkta bir maliye politikası olduğunu . IMF'nin bu ülkelerden enflasyon, cari açık gibi temel ekonomik dengesizliklerini düzeltmeleri için kemer sıkmalarını talep ettiği açıkça görülmektedir.

'Betam'a göre' Ukrayna, Macaristan, Letonya ve Pakistan'ın IMF ile kısa süre önce imzalamış oldukları anlaşmaların ortak özellikleri kısaca şöyle özetlenebilir: (i) Makro dengesizliklerin orta vadeli bir perspektifle düzeltilmesi beklenmekte. (ii) Küresel krizin daraltıcı etkileri nedeniyle 2009'da maliye politikasında her ülkenin mali manevra alanına göre az ya da çok bir gevşemeye izin verilmekte. (iii) Ancak maliye politikası orta vadede 2009 gevşemesinin boyutlarına göre az ya da çok sıkılaştırılmakta. (iv) Letonya ve Macaristan'da memur maaşlarında reel düşüşleri de içeren dramatik önlemler söz konusu. Aşağıda Ukrayna ve Macaristan ile yapılan anlaşmaların ilgili detay var.

'Betam'a göre', Ukrayna yüksek enflasyondan ve artan cari açıktan mustarip bir ekonomiye sahip. 2008'de enflasyon oranı yüzde 13'ten 25'e fırlarken, cari açığının GSYH'ya oranı da yüzde 3,7'den 7,2'ye yükselmiş durumda. Cari açık oranının stand-by'ın ilk yıllarında da artmaya devam edeceği görülüyor. Bu durumun kaynağının Rusya'dan enerjiyi artık uluslararası fiyatlara yakın bir düzeyden alma zorunluluğu olduğunu tahmin edebiliriz. IMF ile anlaşmanın iki temel hedefi enflasyonu bu yıldan başlayarak düşürmek (2011'de yüzde 8,4'e), cari açığı da 2010'dan sonra düşürmeye başlamaktır. Bu amaçla 2009'da bütçenin dengede  tutulması şart koşulmuştur. Bu hedefe ulaşmak için Ukraynalıların çok ucuza kullandıkları anlaşılan doğalgaz destekleri kaldırılacak, keza kömür sektörüne yapılan transferler de azaltılacak. Yüksek dereceli memurlara zam yapılamayacak. Yüksek enflasyon oranı düşünüldüğünde bu, yüksek dereceli memurların reel gelirlerinin büyük ölçüde azalması demektir. Ukrayna'nın stand-by anlaşmasının en sıra dışı özelliği
faiz dışı fazla değil, açığın öngörülmesidir. Faiz dışı açık oranı 2008'de yüzde 1,4'ten 2009'da 3'e çıkmakta, ancak ardından sıfırlanmaktadır
(-0,2). Dolayısıyla maliye politikası 2010'dan sonra dramatik ölçülerde sıkılaştırılmaktadır. Ukrayna'nın kemer sıkarken faiz dışı açık verebilmesinin nedeni kamu borcunun çok düşük olmasıdır. Kamu borcu/GSYH oranı 2008'de yüzde 10 civarından 2009'da IMF kredisi ile yüzde 17'ye çıkmakta, sonra sabitlenmektedir. Bu oran çok düşük olduğundan, bütçe üzerindeki faiz yükü de sınırlıdır. 2009'da maliye politikasının sınırlı ölçüde gevşemesine izin verilmesinin nedeni küresel krizin daraltıcı etkisidir. Nitekim 2009'da bu gevşemeye rağmen Ukrayna ekonomisinin yüzde 3 küçüleceği öngörülmektedir.
'Betam'a göre' Macaristan ekonomisinde ise enflasyon sorunu yok sayılır. Ancak AB üyesi olarak yüzde 6 civarındaki enflasyonu orta vadede yüzde 3'e düşürmesi bekleniyor. Buna karşılık Macaristan pek büyümeyen bir ekonomi. Cari açık oranı da oldukça yüksek (yüzde 6 civarında). Macaristan ekonomisinin büyük yapısal zaaflarının yanı sıra en büyük sorunu yüksek kamu borcu. Nitekim kamu borcu / GSYH oranı 2008'de yüzde 67 ve bu oranın bu yıl IMF ve AB borçları ile yüzde 70'e yükselmesi bekleniyor. Ancak 2010'dan itibaren borç oranın 4 yıl içinde 11 puan düşürülmesi hedefi konmuş durumda. Bu makro çerçevede IMF Macaristan'dan çok sert bir maliye politikası bekliyor. Faiz dışı fazla oranı yüzde 0,6'dan 1,8'e, ardından düzenli artmaya devam ederek 2013'te yüzde 3,6'ya kadar çıkıyor. Yani Macarlar kemer sıkmaya uzun yıllar devam edecekler. Maliye politikası önlemleri dramatik. 2009'da kamu ücretleri nominal olarak donduruluyor. Bu reel düşüş demek. Bir de düşük gelirliler hariç, memur ve emeklilerin 13. maaşları iptal ediliyor.
'Betam' tarafından yapılan bu gözlemler ,  IMF taleplerinin, mart sonunda mahalli seçime girecek  ve mahalli seçimde güçlü bir seçim sonucu ele geçirirse 2009 sonunda erken seçime gideceği dedikodusu bile yapılan hükümeti neden rahatsız edebileceğini gösteriyor gibi!

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3