Hiç beklemezdim doğrusu, meğer Devlet Bahçeli de komik olabilirmiş! Tabii isteyerek ve bilerek değil, dil sürçmesi nedeniyle... MHP Genel Başkanı'nın, 48 saat gecikmeyle de olsa Başbakan'ın 'yavru muhalefet' lafına verdiği cevaptan bahsediyorum. Öfkeyle şöyle haykırdı Bahçeli: 'Sen kırk yıllık milliyetçi harekete yavru muhalefet diyorsan, Türkmenlerin deyimiyle, sen tamamen cücük olarak nitelendirilirsin! Bugünün kalkmış cücüğü, 40 yıllık siyasi hayattaki bozkurta yavru muhalefet diyor. Haydi şuradan!' Cücük kelimesi, başlı başına komik. Türkmenlerin deyimini bilemeyeceğim ama Türk halkı bu lafı, soğanda biten filizleri anlatmak için kullanır. Bir de 'küçük' anlamında... Fakat asıl komik olan, Bahçeli'nin 'cücük' kelimesini telaffuz ederken fena halde takılarak 'cü... küçük... cük' demesiydi! Bahçeli, çok steril, çok titiz bir siyasetçi olarak tanınır. Herhalde pek alışık olmadığı bir kelimeyi söylediği için bu kadar zorlandı.
Dil sürçmesi, her siyasetçinin başına gelebilir. Mesela Tayyip Erdoğan 1.5 yıl önce, canlı yayınında acayip bir pot kırmıştı: 'Devletin her yerine sızmışlar... Polisin içine sızmışlar... Siyasetin içine sızmışlar... Yargının içine s.çmışlar...' YouTube'da ve çeşitli video paylaşım sitelerinden başka pottan bahsetmeye cesaret eden bir yazı çıktığını hatırlamıyorum.
Erdoğan, Bahçeli gibi günümüzün 'böyyük' devlet adamları pot kırdığında, sanki hiç olmamış gibi davranılıyor. Fakat gafı Aysun Kayacı yapınca günlerce dalga geçiliyor. Kaldı ki kızcağız aslında gaf da yapmıyor, hayata bakışını yanıstıyor!
Siyaset eskiden daha güleryüzlüydü. Potlar kraliçesi Tansu Çiller bir laf etti mi günlerce manşetlere taşınır, tartışılır, dalga geçilirdi. Meclis'te 'Mesut Yılmaz iktidarsızdır' diyerek herkesi kahkahaya boğması, Samsun'da halka seslenirken 'Sizi büyükşehir yapayım mı' diye seslenmesi, tarihe geçen sözlerinden.
Elbette günümüzün usta iki siyasetçisiyle Çiller'in pot potansiyelini karşılaştıramayız. Ama insanlık hali işte: Sürç-i lisan ettilerse neden bundan bahsetmeye bile korkuyoruz? Neden hiçbir televizyoncu, Jon Stewart'a bir gıdım olsa benzeyen, siyasetle ilgili eğlenceli bir şov yapmaya cesaret edemiyor? (e2'de de yayınlanan 'Daily Show'da Stewart, Sarah Palin'den Obama'ya, her siyasetçiyle öyle çok dalga geçti ki rating rekorları kırdı. Türkiye için çok uç bir örnek ama, bizdeki malzeme de o kadar çok ki yemin ederim çok tutar!)
Eskiden Levent Kırca parodileri, plastipler sayesinde asık suratlı siyasetle dalga geçilebiliyorduk. Toplumun üzerindeki baskıyı hafifleten, bizi en kötü zamanlarda bile gülümseten şov da kalmadı, yazı da. Ciddi mevzulardan malzeme yaratma konusunda Cem Yılmaz'ın stand-up'larda kullandığı askerlik esprilerinden başka bir şey yok.
Bu kadar gergin bir ortamda; mühimmat, suikast planları, asit kuyuları ve telefon dinlemeleri fışkıran bir gündemde, biraz da gülmeye ihtiyacımız var. Siyasetçiler, ancak kendiyle dalga geçebilecek olgunluğa sahip olursa bu mümkün. Karikatüre bile tahammül edemeyip dava açan bir Başbakan'la, KAGİDER'in 'Yüzde 50 kadın aday' afişinde fotoşopla Erdoğan'la yan yana resmedilmeyi bile kaldıramayan bir muhalefet lideriyle, olmaz tabii...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.