AKŞAM GAZETESİ | Serdar Turgut | 2009-02-08
Star TV ana haber programının Türkiye'nin dört bir yanındaki tuhaflıkları bulup keşfetme konusunda tuhaf bir yeteneği var.
Benim çok ilgimi çeken bu yeteneğin esas sorumlusunun Yılmaz Özdil olduğu yolunda şüphelerim bulunuyor ama programın işleyiş mekanizmalarını tam bilemediğimden bu konuda daha fazla laf etmem hatalı olacak.
Aslında bu tuhaflıkları bulup çıkarmak için olağanüstü yetenek de gerekmiyor. Çünkü yurdum insanı gerçekten hayli tuhaf ve tuhaflıklarını hiç sakınmadan, çekinmeden sergileyebiliyor. Türkiye bunlarla dolu.
Sırf bu özelliği nedeniyle hemen her gece ilgiyle izlediğim Star TV ana haberinde geçen akşamlardan bir tanesinde Türkiye'yi gerçekten çok iyi anlatan, Türk insanının hayata tavrını ortaya koyan müthiş bir haber vardı.
Yurdun hangi bölgesinde geçiyordu olay bilemiyorum ama doğu, batı, kuzey ya da güney fark etmez, bu tür insanlar ülkenin her yanında bol miktarda bulunuyor.
Türk olmaktan kaynaklanan özel yetenekleri var, zekaları müthiş çalışıyor ve hınzırlar. Ayrıca dipten gelen müthiş mizah duyguları da bulunuyor. Üstelik korkusuzlar ve evet çılgınlar da...
Şimdi anlatacağıma ilk başta belki inanamayacaksınız ama vallahi billahi de doğru...
Bir adam 'Bu işsizlik ortamında ne yapmalı?' diye düşünürken aklına bir fikir gelmiş.
Ve siyasi animasyon grubu kurmuş.
Yerel seçim yaklaşıyor, başkan adayları yarışacak ya, bu siyasi animasyon grubu parayı bastıran başkan adayına şakşak çekme işini üstleneceklermiş.
Profesyonel şakşakçılar için hizmetlerine talebin hangi adaydan geldiğinin hiç önemi de yok. Hatta CHP'li adayı alkışlayıp onun için slogan attıktan sonra hemen AKP'li adayın yanına gidip ona da aynı coşkuyu gösterebiliyorlar.
İşlerini iyi yapabilmek için prova da yapıyorlar. Bunlar nefisti, haberde gördüm. Başkan adayı rolünü üstlenen harika bir tip var. Kendisi bir halk prototipi. Şakşakçılar bir alanda toplanıyor, aday rolünü üstlenen kişi alana giriyor. Hemen omuza alınıyor ve etrafta taşınıyor. Bunları örgütleyen kişi, 25 kişilik siyasi animasyon grubuna 'haydi AKP'li başkan adayımıza destek verelim' diyor ve AKP'lilerin seveceğine inanılan kelimeler seçilerek sloganlar atılıyor. Bakıyorsunuz animasyon grubu hayli coşkulu. Hatta başkan adayları uğruna ölmeyi bile göze alabilirler diye de hissediyordunuz.
Ama para sadece AKP'den gelecek değil ya CHP'den de gelebilir. Bu nedenle o parti için de prova yapmak gerekiyor. Aynı ekip, omuzda taşınan aynı sözde başkan adayına bu sefer de anında hiç sektirmeden CHP'lilerin hoşlanacağı sanılan kelimelerle slogan atıyorlar.
Ne kadar muhteşem ne kadar hınzırca ne kadar da esprili bir tavır değil mi bu?
'Aziz Nesin'lik olay bu' diye düşüneceğinizi biliyorum. Zaten grubu örgütleyen girişimci 'Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz'ı okuduktan sonra bu işi kurmayı düşündüğünü söylüyor.
Bak işte bundan korkarım ben. Ortalama Türk'ün zeki, hınzır, muzip olmasına alışığım ama bu özelliklerinin üstüne bir de kitap okuma özelliği eklenirse o takdirde o Türk son derece tehlikeli, bir varlık şeklinde ortaya çıkabilir.
İnsan vücudunun bu kadar fazla enerjiyi kaldırabilmesi mümkün değil. Bir yerde patlayacaktır mutlaka. Bu kez siyasi animasyon grubu kurmak gibi absürd ama zararsız bir şekilde oldu enerji patlaması.
Ama bu olmasaydı belki de çete kurmak zorunda kalacaklardı. Çetenin hangi amaca hizmet edeceğinin de o kadar fazla önemi yok. Yeter ki kurulsun da şu enerji bir şekilde atılsın...
Peki ama siyasi animasyon grubu yerel seçimlerden sonra ne yapacak acaba, dağılacaklar mı?
Ne münasebet; onlar şimdiden geleceği planlıyor. Seçimden sonra aynı grup bu sefer de seçilen başkanın yapacağı açılış toplantılarında hizmet verip, başkanı başarıları nedeniyle alkışlayıp, omuzlarda taşıyacakmış.
Peki hiç siyasi işler dışına çıkmayacaklar mı? Olur mu hiç, tabii ki çıkacaklar. Arzu eden olursa onların yakınlarının cenaze törenlerine grup olarak katılıp zılgıt çekeceklermiş.
Profesyonel zılgıtçıların provası da muhteşemdi. Başkan, grup siyasi gösteri provası yapmaktayken aniden 'haydi üzülme gösterisi yapın' diyor ve grup diz üstü çökerek filan, gerçekten çok acılıymışlar gibi ağlayıp dövünüyor.
Türkiye hakkında ciltlerle eser yazsanız memleketin halini ve Türk insanını bu olay kadar iyi anlatmanız mümkün değil.