AKŞAM GAZETESİ | Tuğçe Tatari Evliyagil | 2009-02-08
VIP Turizm adlı seyahat organizasyonları yapan bir turizm şirketi var. Ama öyle bildiğimiz şirketlerden değil. Türkiye'nin tüm zengin, sosyetik simalarının seyahatlerini organize eden, onları dünyanın dört bir köşesine götüren bir şirket bu.
Şirketin sahibi Ceylan Pirinçcioğlu, en büyük destekçisi ise yeni eşi Zuhal Pirinçcioğlu.
Son zamanlarda VIP Turizm aleyhinde birçok konu konuşuluyor.
Öncelikle fiyatları gün geçtikçe yükselttikleri, servis kalitesinde yaşanan düşüş ve seyahatlerde çekilen fotoğrafların basına verilmesi...
Yılbaşı arifesinde Ceylan-Zuhal Pirinçcioğlu'nun Anadolu Hisarı'ndaki evlerinde bir 'yeni yıl' yemeği düzenleyecekleri duyulmuştu. Yemeğin amacı bozulan-kopan dostlukların yeniden tamir edilmesiydi.
Aradan geçen zaman içinde ortaya çok garip bilgiler çıktı. Pirinçcioğlu eve davet ettiği misafirlerden bekar olanlara 'singles dinner' demiş. Yani bekar olanlar gelecek ve diğer bekarlarla tanışacak.
Davetlilerin çoğu bekar sosyete mensuplarından oluşsa da, birkaç çifte davetiye gitmiş. Onlara ise 'yeni yıl yemeği' konsepti olduğu söylenmiş...
Geceye 30 kişi katılmış. Tanınmamış işadamları ve bekar kadınlar da varmış aralarında. Ama bizim tanıdığımız isimler de.
Mesela son dönemlerde yıldızı iyice parlayan Ali Ağaoğlu ve genç bekarlardan Baran Süzer. Bekar kadın kontenjanından ise Nil Bentürk, Tuba Peksayar. Geceye çiftlerden Emre Ergani-Şebnem Işık, Nurettin Hasman-Eda Taşpınar, Hasan-Ayşe Erdem de davetliymiş.
Neyse... İşin ilginç kısmı yemek masasına geçildiğinde yaşanmış. Ceylan Pirinçcioğlu'nun direktifleriyle tüm konuklar ayağa kalkıp kendini tanıtmış. Yani 'Doğum tarihi, doğum yeri, köken, iş hayatı, medeni durum, çoluk çocuk, mal varlığı, hayat felsefesi' falan anlatılmış.
Gecede Ali Ağaoğlu 40 dakikaya yakın, Baran Süzer 30 dakika konuşmuş. Nil Bentürk en kısa konuşanlardanmış. Bazı konuklar ayağa kalkıp kendini anlatmak istememiş ve bu teklifi geri çevirmiş. Yemekten sonra aşk yaşamaya başlayan, yeni bir ilişkiye giren olup olmadığı henüz bilinmiyor. Ama zaman içinde o da çıkar ortaya.
Benim tek anlamadığım şey Ceylan Pirinçcioğlu'nun böyle bir organizasyona neden ihtiyaç duyduğu ve kimi kime uygun bularak davet ettiği...
Kim bilir son zamanlarda kaybettiği müşterilerinin yerine yenilerini koymak adına bu fazlaca ilginç geceyi düzenledi belki de!
Amsterdam komünist bir ülke
Şimdi size yazacaklarım bir fıkra, şaka filan değil. Bire bir yaşanmış ve istenmeden kulak misafiri olunmuş gerçek bir olay. Bu diyaloğun kahramanlarının adını açık açık yazmak istemiyorum. Neden diye sorarsanız bence hakaret etsem, küfürler yağdırsam şimdi yazacaklarımla eşdeğer kabul edilebilir de ondan. Kıyafetleriyle, giyim tarzıyla ün yapmış olan D. ve Hint felsefesine gönül vermiş, yüzünde her gün farklı renkte iki kaşın arasına yapıştırılan 'bindhi' adı verilen o Hint zımbırtısıyla gördüğümüz R. Sosyetenin iki ünlü kadını bunlar.
Olay şöyle yaşanıyor: Bir yerde sıra beklemekteyim. Arkamda bu iki kadın oturuyor. Sohbet ediyorlar. İster istemez konuştuklarını duyuyorum. Bir süre önce D. Amsterdam'a gitmiş. Bir grup kadın arkadaşının bu seyahatteki 'hatalı' hareketlerinden yakınıyor. Ve diyor ki; 'EB. uzun bir kürk giymişti. Yerlere kadar. O kadar utandım o kadar utandım ki önden yürüdüm, sanki onu tanımıyormuşum gibi. Yoldaki herkes ona bakıyor. Tabii Amsterdam komünist bir ülke, orada kürk giyilir mi hiç'...
R. hayretle ve kınayarak arkadaşını düzeltiyor; 'Yok onlar komünist değil hayvansever...'
Nasıl ama? 'Cehalette sınır tanımayanlar' grubuna başkan ve başkan yardımcısı olacak kadar iddialı bu 2 kadın! Dünyayı geziyorlar, görmedikleri, gitmedikleri yer kalmıyor ama tın-tın, bir şey öğrendikleri yok.
Demek ki çok gezmek yeterli olmuyor. Bazen alışverişten kafayı kaldırıp 'Neredeyim ben?' diye merak etmek gerekiyor. Hiç değilse susmayı bilmek, bilgisizliği kabul edip sadece ilgi-bilgi alanları hakkında ahkam kesmek gerekiyor.
Yiğit Bulut hangi partinin başına geçmek istiyor?
Aranızda kendisini tanımayan yoktur sanırım. Medya dünyasının en başarılı ekonomistlerinden biridir. Namık Kemal Zeybek'in kızı Şule ile evlidir. Şule Bulut Kanal D öğle haberlerini sunar. 'Şule ile Gün Arası' programında elde ettiği başarı kadar Aydın Doğan'la olan akrabalığı da konuşulur...
Yiğit Bulut son dönemlerde ulusalcı-milliyetçi çevrelerde yıldızı parlayanlar arasında sayılıyor. Seçim döneminin yaklaşmasıyla beraber onun da adı belediye başkanı adayları arasında anılır oldu.
Geçen günlerde Ruşen Çakır'ın programına katılan Bulut 'Görüşmeler sürüyor, düşünüyorum' dedi. MHP'den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacağı konuşulan Bulut'un esas hedefinin ise çok daha yükseklerde olduğu iddia ediliyor.
Elbette ki bu iddia ona yakın isimlerden öğreniliyor. Anlatılanlara göre Yiğit Bulut belediye için aldığı teklifi her ne kadar değerlendirmek istese de aslında 'oynamak' istediği yer çoktan belli: MHP Genel Başkanlığı! Parlak bir siyasi olacağı şüphesiz.
Kim bilir, belki de Bulut MHP'ye yeni bir kan getirir ve marjinallikten uzaklaştırır.