AKŞAM GAZETESİ | Burhan Ayeri | 2009-02-08

kategori2

Siyasetimizde 'Tuvalet Edebiyatı

Belleğimize kazınmış iki Tosun var. Biri uzun süre birlikte çalıştığımız gazeteci Tosun Yavuz. Diğeri e-postalarla paslaştığımız İzmir'li Avukat Göktuğ Tosun. Kimileri dalga geçse de anlamı 'Güçlü kuvvetli, sağlam'dır. Yoksa, tarihi okulların tuvaletlerine yazı yazan belden aşağı şairlerin kendilerine yakıştırması değil. 'Bunu yazan Tosun...'u unuttuk derken Kemal Kılıçdar- oğlu patlattığı 'Ekrem Tosun'la, bir dönemin Wc Edebiyat'ına yeniden hayat verdi. Hem de 'Siyasi versiyon' olarak. Anlıyoruz ki, 29 Mart'a kadar 'Tosun', 'Okusun' -Devamını siz getirin- gibi kafiyeli pek çok espri ortaya atılacak. Eğer bu işlerden biraz anlıyor ve ucundan kenarından bulaşmışsak, İstanbul'dan epey 'Tosun sürüsü' çıkacak. Bu da AK Parti'nin ağır sorunu olacak. CHP'ye de akıl vermek istiyoruz. Billboard'lar için hazırlık yapılacaksa, duvarların ünlü şairini unutmasınlar.
***
Seçim dendi mi aklımıza gelen ilk isim Süleyman Demirel'dir. Onunla aynı otobüsle kampanya gezisine katılmamış gazetecilerin önemli yanı eksik demektir. Düşünün, 27 Mayıs Darbesi sonrası başlayan bir siyasi hayat ve o yılların ulaşım imkansızlıklarına rağmen Türkiye'yi baştan aşağı defalarca dolaşan politikacı. Azdavay'da 300 metreden 'Mehmet Efendi oğlan askerden döndü mü' diye bağırıyor. Her yörede aynı seslenişler.
...
Işıltılar'da Demirel vardı. Tahire Demircan'ın ekonomi, iç ve dış politika ağırlıklı sorularıyla şaşırdık. Program sona ererken 'Ünlü hafıza' hatırlandı. Süleyman Bey'in 'Şimdilik iyi' karşılığı güzeldi. Allah herkese, o yaşa gelmeyi ve böylesi beyne sahip olmayı nasip etsin. Demircan'ın en talihsiz sorusuysa 'Politikacı olmasanız, hangi mesleği seçerdiniz'di. Cevabı anında aldı: 'Benim mesleğim mühendislik'!
***
DiskoKing'in konukları son anda mı belirleniyor? Yoksa, Kanal-D'nin tanıtımlarında sadece Okan Bayülgen'e mi boykot uygulanıyor? Koskoca grubun ambargosuna inanmak istemiyoruz. Ayrıca bu bizi ilgilendirmiyor. Gecenin geç saati de olsa, Okan'ın hazırladığı yayını izliyoruz. Bu hafta da anmalarla Beyaz'ın devamı desek bile, yine süperdi.
***
Medyatik'le ilgili yazımız, katılımcılarından epey yansıma buldu. İlk telefonu Defne Samyeli'den aldık. Uzun sayılacak konuşma yaptık. Hatta bunlara dedikodu diyebiliriz. Özge Uzun'un soyadı gibi e-postasını iki defa okumak durumunda kaldık. Tekrarlara düşmek istemiyoruz. 'Ekranlarda söyledikleri' demekle yetineceğiz. Sevgili kardeşimiz Yüksel Aytuğ'un övgülerini kalbimize yerleştirdik. Kendisine verdiğimiz vekaletin, her platformda hakkını veriyor. Eline, yüreğine sağlık.
...
Haldun Armağan ve Ersin İleri'nin mesajlarının ortak yanı Muazzez Abacı sevgisi. Armağan yine de Akşam Sefası'nın yeni halinin oturmadığını itiraf edebilmiş. İz TV öncelikli belgesellerle ilgili görüşümüze ilk destek 'DIGITÜRK'ün Kraliçesi' Berna Kürekçi'den geldi. Savaş Karakaş'ın e-postası lezzeti arttırdı.
***
Son anda iki küçük not ilave kararı verdik. Yaşamdan Dakikalar'daki boyunlukla Hıncal Uluç'u Cem Yılmaz'ın GORA, AROG serisinin üçüncüsünde 'Komutan' rolünde oynatabiliriz. Hatta Vakko bu görüntüden esinlenip, 'Havalı Kaşkol' üretebilir.
Gelelim G.Saray-Kayserispor maçının hakemine. Selçuk Dereli'nin verdiği kararların doğru veya yanlış olduğunu tartışmayacağız. Ancak 'Seyirciden intikam aldığı kesin'. Ona yakışan, FIFA kokartını söküp, hakemliği hemen bırakması. Duygularının esiri olan biri asla adalet dağıtamaz.