Şimdi de, Kürtçe geçim kaynağı oldu. Lafımız, daha düne kadar bu konuda yayını savunup, şimdi program bekleyenlere.
Kim mi!
Gol atmayı çok seven Deivid de olur, Kazım da.. En azından Semih gelinceye kadar denemeye değer.
Bursa maçında Aragones, Selçuk'u tek ön liberoda oynatarak bu kez orta sahayı kalabalık tuttu. Ayağa topu iyi kullanan Alex ile Deivid'i de orta dörtlünün göbeğinde oynattı.
F.Bahçe, bu ikili sayesinde pas trafiği biraz çoğalmış, dikine oynamak isteyen bir takım görünümündeydi.
Ancak kanatlarda Kazım ile Uğur tutuk olunca, Aragones'in 'Çabuk, bol pas ve dikine oyun anlayışı' sahaya tam yansımadı..
Yani kanatlarda yine sıkıntı vardı..
Onun için Güiza tek başına rakip defans ile boğuşmak zorunda kaldı..
Kanat ortalarını iyi yapan, golcüsüne yakın oynayan Galatasaray'da olsa, Güiza çok gol atar.. Ankaragücülü Gökhan takıma girince sağ kanat değişebilir, Güiza'ya istediği yan toplar olabilir ama sol tarafta Uğur'dan beklemek bir hayal gibi.
Ayrıca Ankaragücülü Gökhan'ın bugüne kadar geriden çok iyi bindirmeler yapan Gökhan Gönül ile de nasıl anlaşacağını çok merak ediyorum. Nedeni de, bek Gökhan'ın önünde Deivid içeride oynadığı için önünde bomboş alan oluyordu. O da her atılan topla depara kalkarak rakip kaleye gidiyordu. Şimdi önüne kanat oyuncusu Gökhan gelince o bindirmeleri yapabilecek mi! Yoksa sadece kendi alanından mı sorumlu olacak.
Fenerbahçe'nin çabuk oynaması Alex'e bağlı. Bursa maçında Selçuk'a yardım etti, orta sahada oyun kurdu, zaman zaman da ileriye gitti. Topu dikine oynarsa, takımı rakip kaleye taşıyor. Yan pası tercih ederse oyunu ağırlaştırıyor. Aragones, Güiza'ya yakın oynatacak bir oyun anlayışını bulabilirse, Fenerbahçe ligin ikinci yarısındaki fikstür avantajı ile liderlik koltuğuna da oturur, sonuna kadar şampiyonluğu da kovalar.
Çünkü sıkıntı defansta, orta sahada değil, topu rakip alana fazla oyuncu ile taşımada...