Geçenlerde eski bir hastam ziyaretime geldi. "Bir arkadaşım kalp damarlarının tomografisini çektirdi, 2 damarında daralma varmış" dedi. Doktoru, arkadaşına "İyi ki yaptık, biraz daha geç kalsaydık kalp krizi geçirecektin" demiş. "Bir şikâyeti var mıymış?" diye sordum.
"Yokmuş" diye cevap verdi. Darlıklar tesadüfen bulunmuş.
Halinden, arkadaşının karşılaştığı kötü sürprizden tedirgin olduğunu anlaşılıyordu. "Ben de bir girsem şu alete diyorum" diye devam etti. "Damardan ilaçlı bir sıvı veriliyor, 5 dakikada sonuç alınıyormuş."
Hastama şu anda böyle bir tetkik yaptırmasının uygun olmayacağını söyledim: Tomografik anjiyografi yapılan hastalar aynı klasik anjiyoda olduğu gibi şuaya maruz kalır bu nedenle şikâyeti olmayan birinin sırf kontrol amaçlı anjiyografi veya tomografik anjiyografi yaptırması uygun değildir.
'ŞUA' DOZU FAZLA
Tomografik anjiyografi, biraz pahalı olmakla birlikte kalp damarlarındaki darlıkları ve tıkanıklıkları göstermesi açısından gerçekten uygulaması son derece kolay, hızı sonuç alınan, doğruluk payı yüksek bir tetkiktir. Hazırlık kısmını saymazsak 5-10 dakika gibi kısa bir sürede yapılabilmesi çok büyük avantajdır. Alınan 3 boyutlu resimler, kalp damarlarındaki yumuşak ve sert plakları görünür hale getirir. Hastaların klasik anjiyoda olduğu gibi hastaneye yatması, kasığından katater sokulması gerekmez. Bu nedenle risk açısından klasik anjiyografiye göre daha avantajlıdır.
The New England Journal of Medicine dergisinde (Kasım 2008) yayınlanan bir makalede 405 hasta üzerinde yapılan mukayeseli bir çalışmada tomografik anjiyografinin kalp damarlarındaki darlıkların saptanması açısından nerdeyse klasik anjiyografi kadar doğru sonuçlar verdiği gösterildi. Bu araştırmada 100 hastanın sadece 13'ünde damarda saptanan darlık oranı klasik anjiyo sonuçlarından farklı çıkmış. 15 hastada damarda darlık olduğu halde görülmemiş. Tomografik anjiyografinin hastalık yok dediği vakların yüzde 90'ında gerçekten damarlar normal bulunmuş.
Tomografik anjiyografinin en sevmediğimiz yönü ise hastaya verilen 'şua' dozunun klasik anjiyografiden fazla olmasıdır. Röntgen ışınının özellikle genç hastalarda gelecekte kanser gelişme riskini artırdığı çok iyi bilinmektedir. Bu yüzden (maddi imkânınız olsa bile) "Kalp damarlarımı kontrol ettireyim diyerek tetkik yaptırmanız doğru değildir.
KİMLER YAPTIRMALI
Tipik kalp ağrısı şikâyetleri olan buna karşılık efor testinde bozukluk görülmeyen veya tam tersi, hiç şikâyeti olmadığı halde efor testinde anormallikler tespit edilen hastalarda CT anjiyografi yararlı olur. Buna karşılık ağrısı, tipik kalp ağrısına benzeyen veya EKG, efor testi bulguları kalp damar hastalığını düşündüren bir hastanın doğrudan klasik anjiyografiye verilmesi daha doğru olur. Bu konuda kararı verecek olan kardiyoloji uzmanı, şikâyetlerinizi dinleyip muayenenizi yaparak hangi tetkikin sizin için daha uygun olduğu konusunda karar verecektir.