Oray Eğin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

'Türkiye'nin zencileri' Amerika'nın zencilerine örnek olur mu?

Amerika'da siyah bir Başkan'ın seçilme ihtimali göz kamaştırıcı. Öte yandan ten rengi, ırkçılık tuzağına düşmeden de değerlendirilmesi gereken bir konu. Çok yüksek sesle dillendirilmese de Barack Obama'nın seçilmesinin Amerika'da siyah-beyaz çatışmasını körükleyebileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Ne derece geçerli bir korku, tartışmaya açık.

Öyle ki, Amerika'daki siyahların yıllar boyunca hor görülmüş, büyük şehirlerin dışında yer alan 'project' denen gecekondu mahallesi benzeri yerlere itilmiş, sosyal servislerde hep bilinçli bir şekilde geri bırakılmış ve beyaz çoğunluğun altında ezilmiş oldukları gerçeği var. Bu meseleye değinmek 'politically correct' olmasa da bazı siyahlarda, ezilmişliğin öfkesi var beyazlara karşı.

Bugün Amerika'nın pek çok şehrinde beyazların korunmasız gitmelerinin önerilmediği bölgeler var. Mesela Los Angeles'ta filmlere bile konu olan 'South Central'da beyaz olarak gezilmesi tavsiye edilmiyor. 'Hood' denen bu tür mahallelerde bir siyahın sizi vurmayacağının garantisi yok.

Aslında Türk siyasetinde de benzer bir çatışma yaşadık son iki seçimde. Tayyip Erdoğan'la beraber ülkenin yönetimini kendilerini 'Türkiye'nin zencileri' olarak adlandıran bir grup insan ele geçirdi. Bu insanların geçmişten kalma haklı bir öfkeleri vardı. Beyaz Türkler denilen elit azınlık tarafından ezildiklerini, toplumun dışına itildiklerini düşünüyorlardı. Dünyaya da bu açıklamayı yapmaktan hiç çekinmediler.

Sonunda, iki AKP hükümeti boyunca gördüğümüz görünmez ten rengine dayalı bir sınıf savaşıydı. AKP hükümeti geçmişten gelen öfkesinden bir türlü kurtulamayıp, kendi getto'sundan kalma alışkanlıklarını ülkenin genel yönetimine de yansıttı. Başbakan'ın dilindeki o varoş öfkesi hiçbir zaman dinmedi örneğin. Zenciydi ve beyazlardan intikam almak için gelmişti.

Bu yüzden sürekli kurulu düzene, eski paraya ve elitlere çok sert çıkışlar yaptı. Beyaz Türkler'le barışmadı. Rahmi Koç'la kavgası herhalde hiçbir zaman unutulmayacak. Ancak bu sadece 'söylemde' kalan bir kavga da değildi. 'Zenciler' bütün ülkeyi ele geçirmek için yola çıktılar Türkiye'de ve bu yönde adımlar attılar, atmaya devam ediyorlar: Yeni bir sermaye sınıfının oluşması, Anadolu'dan yeni zenginlerin çıkıp İstanbul'a egemen olmaları, daha evvel adlarını duymadığımız patronların belirlemesi, medyanın dönüşmesi... Türkiye'nin zencileri, arkalarına aldıkları yüzde 47'lik halk desteğiyle bu değişimi kolaylıkla gerçekleştiriyorlar.

Amerika'da da 'Artık bizden biri Başkan' diyerek Obama'dan güç almayı düşünen, bunu hesaplayan insanlar illa ki vardır. Unutmamak gerekir ki Amerika'daki Afrika kökenlilerin çoğu eğitim ve gelir düzeyi düşük, dolayısıyla daha kolay yönlendirilebilecek insanlardan oluşuyor. Birileri illa ki Obama'nın Başkan olmasını bu insanları ateşlemek için fırsat olacağını düşünüyordur.

Fakat bu planı yapanların bir tane engeli var: Obama'nın kendisi.

Barack Obama için günümüzde 'siyahların çıkabileceği en siyah Başkan' yorumu yapılması boşuna değil. Melezliği, bir beyaz tarafından yetiştirilmiş oluşu, yaşam tarzı ve beyaz diyalekt'i kullanması seçmenin kafasındaki ırk bariyerinin önüne geçebilecek özellikleri. Daha da önemlisi, 'Siyahlar ayaklanır mı' önyargısını da yok ediyor Obama'nın kişiliği: Kendisi ne kadar siyah ki?

Ayrıca bir de şu gerçek var: Ten rengi, görmek isterseniz görebileceğiniz bir farktır.

Barack Obama, aslında bir anlamda Bill Cosby'nin günümüz versiyonu. Hatırlayalım, 1984'te başlayan ve Huxtable ailesinin maceralarını anlatan 'The Cosby Show' Amerikan televizyon tarihinin en uzun soluklu dizilerinden biri olmuştu.

En büyük özelliği her şeyiyle beyazlar gibi yaşayan siyah bir aile üzerine kurulmasıydı. Dizi, tarihi boyunca ırk ve sınıf meselelerine çok az değindi. Hatta bir aşamada tepki bile alıp, jeneriğine siyah ögeler eklemek zorunda kaldı. Dizi üzerine yapılan akademik araştırmalarda bu gerçeğin altı hep çizildi ve Amerika'nın siyahlarına yanlış mesaj vermekle eleştirildi. Tabii Bill Cosby bu arada paraya para, şöhrete şöhret demedi... Ama beyaz çoğunluk bu dizi sayesinde siyahların kontrol altında tutulabileceğini düşündü ve başarılı da oldu.

Amerika'daki siyahlarla ilgili bugünkü sorunlara baktığımızda Obama da resme uyuyor. Hızla Müslümanlaşan bir siyah nüfusa karşı, Müslümanlıkla temas etmiş, orta adı Hüseyin olan ama Kilise'ye bağlı, gerçek bir Hıristiyan. Irk tartışmalarına karşı neredeyse WASP'a yakın bir beyaz...

Bakalım bu büyük proje başarıya ulaşacak mı?

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3