Oray Eğin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Leydi'nin topuk sesleri

Hikâyemiz Alaska'daki vali konağında başlıyor. Yıl 2007. Muhafazakâr meydanın önemli isimleri tatil için ailelerini de alıp Alaska civarlarına gemiyle seyahate çıkmaya karar verirler. Gemileri Juneau'da da duracaktır ve bunu haber alan Alaskalı Cumhuriyetçi Kadınlar Federasyonu'nun başkanından Sarah Palin'e iki memo gider: The Weekly Standard ve National Review'un yazar ve yöneticileriyle buluşmak ister mi?

Palin memnuniyetle kabul eder ve rezidansında gazetecileri öğle yemeği için ağırlar. Alaska'daki seçim stratejisini 'Washington'daki yerleşik düzenden uzak biri' olmak üzerine kuran Palin'in ayağına başkentin en etkili gazetecileri gelmiştir. Yani yerleşik düzen kapısındadır ve talihini döndüren de bu yemektir.

Yemek boyunca gazeteciler daha evvelden sadece adını duydukları bu kadının zekâsından ve karizmasından etkilenirler. Müthiş bir özgüveni olduğunu düşünürler. Kocasının bir petrol işçisi olmasına şaşırırlar. Palin'in sokakta halk arasında, daha da açığı erkeklerin arasında rahatlığı şaşırtır.

Leydi'nin topuk sesleri ilk o zaman duyulur.

'Gerçek bir star' yorumu yapılır ve aynı yılın temmuz ayında The Weekly Standard'da Amerikan basınındaki ilk büyük yazı Palin hakkında çıkar: 'En popüler vali.' Yazı yemeğe katılanlardan biri tarafından yazılmıştır. Aynı yemekten benzer türde başka yazılar da çıkar.

Hatta Standard'ın yazarı William Kristol ulusal basında onun Başkan Yardımcılığı için aday olacağını ilk söyleyendir. McCain'in seçiminden epey önce.

Tanışan herkesin üzerinde olumlu intiba bırakır Palin. Ne yaptığını bilen, konusuna hâkim, dersini çalışmış biri olarak tanımlanır. Hatta 'Yazık ki Alaska'da, halbuki çok yetenekli, ülkeye faydası dokunur' diye düşünenler bile çıkar. Karizmasını Reagan ve Clinton'la kıyaslarlar. Petrol ve silah hakkındaki görüşleri muhafazakâr medyanın ilgisini çeker.

Palin, Standard ekibinin gemisini uğurladıktan sonra basından yeni konuklar kabul eder ve yine onlara yemek verir. Palin'in daveti yine konukları etkiler, geri dönüşümü olumlu olur. Yüksek topuklarıyla vali konağında yürüdüğü an ballandıra ballandıra anlatılır. Muhafazakâr basındaki kimi yorumlar onun seksiliğine de değinir...

Öte yandan, İnternet'teki pek çok blog da basınla aynı zamanda Palin'e değinmeye başlar. Ortada daha hiçbir şey yokken, hatta gazetecilerin Alaska seyahatinden önce Palin'in Başkan Yardımcısı adayı olması için kurulan bir blog epey hit almaya başlar.

Aslında Palin'in yolunu açan Hillary Clinton'dır. 'Pozitif ayrımcılığa' karşı olanlar bile siyasette kadın dalgasının etkisini görmezden gelemez. Cumhuriyetçi Parti'deki kadın politikacı oranının azlığı insanlara fazla da seçenek bırakmamaktadır. Başka kadın valiler ya Palin kadar karizmatik değil, ya da görüşleri Cumhuriyetçi seçmen için fazla ılımlıdır; McCain'in oy kaybetmesine yol açabilecek bir durum.

Medya gazı tam anlamıyla sürmektedir. Televizyon programlarında, köşe yazılarında Palin aday gösterilmektedir ve anlaşıldığı kadarıyla en yakınlarının itirazlarına rağmen McCain'in onu seçmesinin altında da bu yatar. Blog'lar ve yerleşik medya o kadar bastırdı ki, McCain de onların sözünü dinledi.

Amerikan seçimleri biraz da imajlar savaşı zaten: Kadın'la Siyah arasından Siyah galip geldi. İkisinden hangisi olursa olsun Amerikan siyaseti için yeni bir adımdı. McCain'in Obama'nın karşısına onun imajıyla yarışacak biriyle çıkması kaçınılmazdı. Bu da illa ki bir kadın olmalıydı.

Şu yorum önemli: 'Kimi seçerse seçsin kazanamaz bu seçimi, ama Palin'i seçerse kazanma şansı olur.'

Kimi yorumcular Obama'nın hakkından gelebilecek, onunla çatır çatır tartışabilecek tek kişinin de Palin olduğunu düşünüyor. Dahası 'Ben sizden biriyim, hokey annesiyim, Washington'dakilerle işim olmaz' söylemi de seçmende karşılık buluyor.

Öte yandan, pek çokları bunun siyasi bir intihar olduğunu da düşünüyor. Olur da Başkan seçilirse John McCain bu kararından dönemeyecek ve siyasi hayatını Palin'le paylaşmak zorunda kalacak. Ama uyarıları dinlemeyen, birkaç saat görüştükten sonra Palin'in adını açıklayan da McCain'in bizzat kendisi.

Belki de Amerikan liberal-demokrat basının göremediği bir 'aura' var gerçekten Palin'den ve bunu sadece ona temas edenler fark edebiliyor. İnsanlar üzerinde 'Sarışın güzel kadın' etkisi bıraktığı kesin. Ayrıca 'siyasette kadın' her zaman iş yapan bir slogan.

Uzun uzadıya Tansu Çiller'den bahsetmeye gerek yok. Ama Amerikan seçimlerinin bu bakımdan da Türkiye'ye benzemesi epey ilginç. Sonu benzemesin de...

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3