Sizce Türkiye'de Atatürk'ün tartışılması bakımından bir eksiklik var mı? Gerçekten Mustafa Kemal Atatürk söylendiği gibi tartışılmaz ve konuşulmaz bir insan mı?
Bu ülkede büyük çoğunluk Atatürk'e hayran. Resmi ideolojinin bunu dayattığını söyleyebilirsiniz, ama bir ülkenin bağımsızlığını sağlayan kurucu lidere hayran olmak için illa da resmi ideolojinin dayatmasına ihtiyaç yok. Yaptıkları bunu otomatikman sağlar zaten.
Ama buna rağmen yıllardır bu topraklarda, bu topraklara ait insanlar tarafından Atatürk her türlü tartışmaya açılıyor. Nefret ediliyor, hakaret ediliyor, küçük düşürülüyor, Atatürk'ün kötü biri olduğuna dair yayınlar yapılıyor. Heykelleri yıkılıyor, temsili figürleri idam ediliyor. Bütün bunları gördük.
Elbette Atatürk'e yönelik saldırılara büyük tepki de oluşuyor. Zaman zaman yargı da müdahale ediyor; hukuk dışı bir eyleme etmesi gerektiği gibi. Yapacak bir şey yok, kaçınılmaz bu.
Atatürk bazıları ne kadar aksini iddia etse de seviliyor bu ülkede. Buna da maalesef yapacak bir şey yok, insanların içindeki sevgiyi söküp atmak da kolay değil. Tarihi ne kadar çarpıtırsanız çarpıtın değiştiremiyorsunuz.
Ama gösterilen tepkiler, verilen cezalar, yahut kimilerinin 'diktatörce' diye eleştirdiği yasal engeller bile Atatürk'e saldırıyı engellemiyor ki.
Atatürk'e eleştiri, ya da saldırı konusunda bir açlığı yok bu toplumun.
Hatta pek çok Batı demokrasinden bile daha ileride olduğumuzu söyleyebilirim kolaylıkla.
Amerika'da George Washington ya da Abraham Lincoln tartışmalarında bu figürlere Atatürk'e yapılan muamele yapılmıyor hiçbir zaman. Hatta 'founding fathers' denilen bu isimlerin belli bir dokunulmazlığa sahip olduğu bile söylenebilir. Amerika ileri kuşaklara bu insanları yermeyi değil, sevmeyi öğretiyor. Paradaki resmiyle, çizgi filmlerde bahsedilmesi, filmlerde gönderme yapılmasıyla...
Eleştiri varsa çok marjinal kalıyor ve neredeyse duyulmuyor.
Bizdeki gibi merkez medyada, 'mainstream' yayın organlarındaki gibi kurucu ideolojiyi yıkmaya yönelik örgütlü bir saldırı yok, olamaz da.
Amerikan seçimlerinde hangi aday Amerikan Cumhuriyeti'ni yıkıp yerine yeni bir Cumhuriyet kurmak istediğini dillendirdi? İlla ki vardır birileri ama medyada yer almazlar bile.
Mesela İsrail'de İsrail'in kuruluşunun hatalı olduğunu, İsrail devletinin yıkılması gerektiğini söyleyebilir misiniz?
Bırakın İsrail'i, İsrail'in yanlış bir devlet olduğunu Türkiye'de söyleyin, bakın başınıza neler geliyor. Hadi Türkiye Cumhuriyeti'ni eleştirdiğiniz yazıların benzerini İsrail için yazın Taraf gazetesinde, bakalım ne oluyor.
Oysa Türkiye'de biliyoruz ki 'İkinci Cumhuriyeti' ilan etme düsturuyla yola çıkan, üstelik kendilerine de kamuoyunda geniş yer bulan partiler var, olmaya devam ediyor.
Abdullah Gül için seçildiği gün Hürriyet'in düşündüğü manşet 'İkinci Cumhuriyet'in Birinci Cumhurbaşkanı' değil miydi?
Türkiye'de Cumhuriyet düşmanlığı, Atatürk karşıtlığı sanıldığının aksine daha fazla hoşgörüyle karşılanıyor, daha kolay kabulleniyor.
Peki hâlâ kendilerine 'demokrat' diyenlerin istedikleri ne? Dünyanın neresinde bu kadar çok insan bir ülkenin mevcut Cumhuriyeti'ni yıkıp, yerine yeni bir Cumhuriyet ilan etmek istediğini bu kadar rahat dillendirebilir ki?
Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayan insanlara küfrediliyor, aşağılanan yazılar yazılıyor. Atatürk filmi çekiliyor, tek amacı kurucu lideri küçük düşürmek.
Bütün bunları yapanlar da marjinal insanlar değil, yaptıkları mecra marjinal medya değil.
Hiç kimse de karışmıyor, kimse engellemeye çalışmıyor. Biraz tartışılıyor, o kadar olması da normal. Ama hâlâ yetinmiyorlar.
Ama kendilerine laf söylemelerinden bile rahatsızlar. Bütün muhalifleri yok etmek, kendilerine dokunulmazlık zırhı örmek istiyorlar. Üstelik bu Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı karşılığında bol bol para da kazanıyorlar; Atatürk ve Cumhuriyet yandaşlarından kat be kat fazla.
Söyleyin bakalım, kim daha demokrat şimdi?
//c
Cehalet nereye kadar?
Geçen gece NTV'de İpek Çalışlar'ı 'Mustafa' filmi hakkında konuşurken gördüm tesadüfen. Can Dündar'a en büyük eleştirisi Mustafa Kemal Atatürk'ü sadece arkadan göstermesi, adım atarken ayaklarını yansıtmışmış perdesine... Kısaca, Atatürk'ün bu toplumda peygamber yerine konduğunu ve kimsenin yüzünü göstermeye cesaret edemediğini anlatmaya çalışıyor. Kimse oynayamazmış Atatürk'ü...
Ey cahil kadın! Ey bilgisiz!
Türkiye'de reklamlardan tutun da dizilere kadar Atatürk'ü oynamayan kaldı mı? Rutkay Aziz bütün bir kariyerini Atatürk rollerini oynamak üzerine inşa edip Orhan Pamuk'un 'Kar' romanına malzeme olmadı mı?
Nurseli İdiz'in Atatürk'ü canlandırmasının üzerinden ne kadar geçti ki?
Üstelik hepsi de yüzü ekrana yansıyarak oynadı Atatürk'ü! Kim Atatürk'ü oynamaya cesaret edemezmiş bu ülkede? Nereden çıkartıyorlar bunları, gerçekten anlamıyorum.
Programın sunucusu da ona Atatürk'ü oynayanların uzun uzun listesini okudu, ama kadın geçiştirdi. Belki de dinlemiyordu. Kendi palavrasına o kadar inanmıştı ki, bilmiş bilmiş birtakım palavralar sıkmayı sürdürüyordu.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.