Oray Eğin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Asmalımescit'te meydan dayağı

Hafta sonu beni derinden sarsan bir olay geçti başımdan. Asmalımescit'te Babylon'un meşhur ettiği, Otto'nun küçük ve sempatik bir bar olarak dışarı taştığı o sokağa gittik. Otto tıklım tıklım, masalar da dolu. Alternatif olarak tam karşısında açılan ve adının da Groove olduğunu sonradan öğrendiğim başka bir yere oturduk. Her haftaki tanıdık garson, yer ayarladı. Maksat sokakta oturmak zaten; kış başlamadan önce orada sohbet ettik.

Önce yedi kişi olarak yerleştik, sonra çağırdığımız başka insanlarla beraber sayılar arttı. Haliyle tüketimimiz de, eğlencemiz de. Bir tür 'reunion' oldu hepimiz için; çoktandır bir araya gelemediğimiz insanlarla buluştuk.

Grubumuzda benim dışımda başka ünlü gazeteciler de var. Halkla ilişkiler sektöründen önemli bir isim, meşhur bir mimar, bir film yapımcısı, bir işadamı bir de televizyon yıldızı... Kendimizi önemsediğim için değil, masanın 'ağırlığını' anlatmak için vurguluyorum.

Kötü kalite fındık vodkalarla -başağrısı ve kusma garanti!- geceye devam ettik. Muhabbet süperdi. Son zamanlarda hiç bu kadar eğlenmemiştim, bu kadar kalabalık bir grupta enerjinin bu kadar iyi tuttuğuna şahit olmamıştım.

Karşılıklı atışmalar, şakalar, hepimizin kaldıracağı ve hiçbirimizin gücenmediği alaylarla sürdü muhabbetimiz. Küfür de ettik, argo da konuştuk... Ama çok eğlendik, çok güldük.

Masamız, kapı girişinin hemen yanındaydı ve dibinde de mekânın bodyguard'ı olduğunu tahmin ettiğimiz bir varoş delikanlısı dikilmişti. İşi 'Damsız girilmez, seni almıyoruz' demek olan ve bu kriterleri yetiştiği gecekondu mahallesinde edindiğine inandığım adam meğerse bir saattir bizi dinliyormuş.

Malum, masada bu kadar cazip isim olunca herkes merak eder ne konuşulduğunu. Oysa biz bile birbirimizi zor duyuyoruz. Aniden bir uyarı: 'Lütfen konuşmalarınıza biraz dikkat edin!'

Varoş delikanlısının ahlaki normalarına uygun değil herhalde masanın yapısı. İçerikten rahatsız olmuş küçük bey! Üzerine vazife olarak da bizi uyarıyor. Yanlış anlamayın, onun evinde değiliz. Parasını verdiğimiz ve her hafta gittiğimiz bir mekândayız.

Ben önce umursamadım bile, masada bu meseleye benden daha takıntılı olanlar vardı ve haklı olarak tepki gösterdiler. Bu arada bir başka arkadaşımız daha sakin bir şekilde konuştu yanına gidip, ona da 'Tanımadık kusura bakmayın' demişler.

Bu sefer ben sinirlendim. 'Ünlü' istediği gibi konuşur, 'halk' susturulur mu! Hesabı istedik, 'Al mekânını başına çal' gibi bir şey deyip kalkmaya hazırlanıyorduk ki...

Anladık ki 400 YTL'nin içine bir de dayak parası dahilmiş!

Gece başladığında kalabalık masanın ucunda oturan ve 'herhalde kalktı' diye düşündüğümüz bir arkadaş öfke içinde geldi. Tuvalet sırasında birileri bir şey demiş, bir sataşma olmuş, iş kavgaya varıyor belli ki. Biz kendi çabalarımızla onu sakinleştirmeye çalışıyoruz, laf dinlemeye meraklı bodyguard dibimizde hiçbir şey yapmıyor. Olaya seyirci.

Birazdan korkulan oldu. İçerideki kavganın devamı olarak iki tane iri adam çıktı ve bizim çocuğa saldırdılar. Bizimkinin arkadaşları müdahale etmeye çalışırken onların arkadaşları geldi ve Asmalımescit'in ortasında 15 kişi üç kişiye meydan dayağı attı. Ağızlarını burunları kırarak, dur durak bilmeden. Ölümüne dövüyorlar. Hepimiz ayırmaya çalışıyoruz, ama nafile gücümüz yetmiyor.

Bu kavga tam 25 dakika sürdü. İnsanlar yerlerde süründü, tekmelendiler ve o mekânın iki bodyguard'ı izledi. Kıllarını kıpırdatmadılar.

Maalesef ona bu işletmede görevinin ahlak dersi vermek değil, gerginliği önlemek olduğunu anlatmamışlar.

İzzet Çapa'nın farkı ne?

Kendimi bildim bileli yıllardır gece hayatının içindeyim ve çok gezerim. Batakhanelerden en sosyetik yerlere kadar. Çok içki içilen yerlerde her şey olabilir, anlarım, ama irili ufaklı birkaç atışma dışında da bu şiddette bir olaya tanık olmadım.

Eğer İzzet Çapa'nın mekânında bu olay olmuyorsa bir nedeni var. Eğer Mojo'da insanlar güvenle eğleniyorsa, eğer Şamdan'a girerken 'Bu gece ölecek miyim' korkusu yaşamıyorsak bu işletmenin becerisiyle ilgili. Ki buralara bir de beli silahlı adamlar da geliyor.

Asmalımescit'teki müşteri kitlesi ise bira içen üniversiteliler sadece. Onları bile kontrol altına alamıyorsan gerçekten beceriksizsin demektir. Ne Groove'muş ama.

Kapının karşısındaki Otto bile sorunsuz bir yer... İşletmecilik sadece içki satmak değil işte. Ama bu varoş çocukları, köylü uyanıklığıyla tutan bir yerin rantına ortak olmak için tam karşısına mekân açıyorlar ve oraların özünü de mahvediyorlar.

Her önüne gelene ruhsat ver, herkese mekân açtır... Ne güzel iş... Yarın öbür gün biri ölünce anlar herhalde Beyoğlu Belediye Başkanı bu işlerin çarpıklığını.

Cerrah Bey ne diyecek?

Bir sözüm de İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'a. Kendisi Sabah gazetesi tarafından, Vali'yle beraber 'Gazcı Kardeşler' olarak adlandırılmıştı. Kendine güvenen, öfkeli, sert bir polis tipi. Eleştiri kaldıramıyor, öfkeleniyor. Ama bu işi de beceremiyor maalesef. 1 Mayıs'ı falan yüzüne gözüne bulaştırmasını bir yana bırakıyorum.

Şu gündelik hayatın içinde yaşadığımız terörün bile önüne geçemiyor. İstanbul giderek bir suç şehrine dönüşüyor, insanlar gasp ediliyor, arabalar yanıyor, kapkaç alıp başını yürümüş Cerrah sadece izliyor.

Tıpkı o iki bodyguard gibi.

Ama hadi onlar varoş delikanlısı, işi bilmiyor. Koskoca Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah. Beklentimiz biraz daha fazla kendisinden.

Bir kez daha söylüyorum: İstanbul bir terör şehri. Terör sadece sağ-sol çatışması değildir, daha da tehlikeli olan bu gündelik türüdür.

Asmalımescit gibi kalabalık, kozmopolit bir yer korunmaz mı? İki adım ötede bir polis kulübesi var, sokak karışmış, birbirine girmiş ortalık, 25 dakika boyunca gelmez mi bir tane polis, bir düdük öttürülmez, bu mekâna bir uyarı yapılmaz mı?

Nerede benim güveneceğim polis?

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3