Oray Eğin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Bunun adı sıradan faşizm

Bir zamanlar Baki Koşar isimli bir muhabir vardı CNN Türk'te. Baki, eşcinselliğini gizlemeyen bir gazeteciydi. Ancak çalıştığı yerlerdeki işlerinde 'eşcinsellik temalı haberlerden sorumlu' falan değildi. Batman doğumlu olduğundan Güneydoğu'yu da iyi bilen bir gazeteciydi. Bu tarafı ekrandaki haberciliğinde daha ağırlıklıydı.

Çeşitli yerlerde çalıştıktan sonra CNN Türk'te 'Bir Baki Koşar Haberi' sloganıyla kendisini parlatan haberler yapmıştı. Haber merkezinin yıldızıydı.

Baki Koşar bir gün Taksim Meydanı'nda bir çocukla tanışmıştı. Beraber eve gitmişler, çocuk Baki'yi zehirlemiş ve evindeki eşyaları çalmış. O zamanlar anlattığına göre 24 saat baygın kalmış Baki. Haber merkezi de aramış ulaşamamış.

Baki ortaya çıktığında CNN Türk yönetimine sıradan bir yalan uydurmuş ortadan kaybolmasıyla ilgili. Söyleyememiş Taksim Meydanı'ndan birini kaldırdığını. Utanmış. Yargısız infazdan korkmuş, saklamış.

Konu tam kapanmıştı ki, bugün adı Ergenekon'la anılan Vedat Yenerer adlı bir zavallı, internet sitesinde Baki'nin olayını deşifre etti. Bu Yenerer'in insanların özel hayatına ilişkin sapkın bir merakı vardır. Kimi gazetecilere ait seks kasetlerini saklar kasasında, zamanı geldiğinde bunları tehdit unsuru olarak kullanır.

Aynı şekilde, Baki Koşar'ın da durumunu muhatabını küçük düşürecek şekilde internet sitesinde yazdı.

Olay da CNN Türk koridorlarında patladı tabii ki.

Baki Koşar'ı önce kızağa çektiler. Sonra heyetler kuruldu, sorgulamalar başladı, yöneticiler Baki Koşar'ın özel hayatını deşifre etme çabasına giriştiler.

Oysa CNN Türk'ün eski Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Boratav'ın da evine hırsız girmiş, dizüstü bilgisayarı çalınmıştı. Boratav böyle bir sorgulamaya tabi tutulmadı. Ne de olsa heteroseksüeldi ve erkek medyada 'azınlık' olamazdı.

Baki'ye karşı yapılan bir tür cadı avıydı. Peki bu cadı avını kim yönetiyordu dersiniz?

Tabii ki o dönem haber merkezinin başındaki Çiğdem Anad.

Anad, Baki Koşar öldürüdükten sonra bu konu açıldığında kendisini 'Baki bana yalan söyledi, Emniyet kayıtlarında farklı şeyler söylemişti, Emniyet'e karşı mahcup oldum' diye anlatmıştı. Onun polise rapor veren bir gazeteci olduğunu ve Emniyet'e karşı mahcup olmanın onun için her şeyin üstünde olduğunu o zaman öğrenmiştim.

Oysa hepimiz biliyorduk ki Baki Koşar eşcinsel olduğu için işten atılmıştı. Evinin nasıl soyulduğunu, başına neler geldiğini söylememesi de son derece normaldi. Çünkü ortaya çıksa atılacağını biliyordu; muhabir maaşıyla geçindiği için bu iş onun için çok önemliydi.

Ortaya çıkınca da atılmıştı nitekim. O zamanın parasıyla 9 milyar verip susturmuşlardı.

Üzerinden yıllar geçtikten sonra Baki Koşar'ın atılmasını yeniden gündeme getirmem boşuna değil.

Bugüne kadar bu skandalın 'tekil' bir vak'a olduğu, Baki'nin de kurban edildiği düşünülebilirdi.

Ama geçen hafta anladım ki Baki'ye yapılan 'sistematik' bir faşizmin yansımasıymış. Ve bu bir kanalın değil bir şahsın bireysel düşmanlığından, homofobisi ve cinsiyet ırkçılığından kaynaklanıyormuş.

Bütün taşların yerli yerine oturması için Çiğdem Anad'ın geçen hafta Fatih Ürek'e 'Kadınlara mı erkeklere mi âşık oluyor musun?' diye sorması yetti.

Fatih Ürek, çok güzel çevirdi bu lafı ama normalde Anad'ın hak ettiği 'Sana ne lan' diye okkalı bir yanıttı. Ne eksik ne fazla. Tam dozunda bir 'Sana ne lan!'

Ondan ötesi gündelik hayat faşizmine girer çünkü. Bu hastalıklı Nazi kafasının ürünü bir sorudur. İnsanları ayırmak fişlemek demektir. Meslek etik'iyle bağdaşmadığı gibi, kanunen de büyük bir suçtur.

Peki bu çürümüşlüğe karşı ne yapılacak?

Herkese eşit mesafeyle yaklaşmasına alıştığımız bir kanalda kabul görmüş müdür bu soru; içtenlikle merak ediyorum. Erman Bey, ne dersiniz?

Peki bu soruyu büyük övünçlere 'malzeme bulduk' diye sayfalarına taşıyan gazeteler, İnternet siteleri ne vahim bir suça ortak olduklarının farkında mıdır?

Maalesef değildir. Çiğdem Anad da yaptığının faşizm olduğunu düşünmüyordur zaten.

Zaten cehalet dediğimiz de tam böyle bir şeydir.

//c

İlk şişe Petrus'um

Pazar gününün ilk saatlerinde, Hürriyet'in internet sitesi güncellendiğinde Ertuğrul Özkök'ün yazısını okudum ve gözlerim yaşla doldu. Belki gecenin en karanlık saati olmasındandı, belki o anki ruh halimdendi diye düşündüm...

Özkök, bu yıl bir gün açtığı bir şişe Romanee Conti şarabını anlatıyor ve bu kadar özel bir şarabın hangi gün açılması gerektiğini soruyordu: 'Ruhen dibe vurduğum, hayata küstüğüm, her şey bitti dediğim gün' içmiş o.

Yazıyı okuyunca ben de bu senenin başlarına, bir pazar akşamına gittim...

Zannedersem kardan yolların kapandığı gecelerin biriydi...

İzzet Çapa'nın mekanlarının birindeydik, kapanış saati geliyordu ve pek kimse kalmamıştı. Bir masada toplanmıştık 5 kişi. Hepimiz mutsuz, enerjimiz düşmüş ve karamsardık... Hepimizin ayrı ayrı dertleri vardı...

İzzet Çapa'nın da işlerle ilgili kafasında sorular vardı... Öneri ondan geldi...

'Hadi' dedi, 'Bir şişe Petrus var, onu içelim mi hep beraber?'

Öyle alelade bir gece biz de oracıkta Petrus içtik... Özel bir şey içiyormuş gibi davranmadan.

Ben sonradan şişeyi o gecenin anısına aldım; mantarı kaybettik çünkü. Çok güzel bir akşamdı, geride bıraktığımız yıldan kalan anlamlı bir gece...

Ertuğrul Özkök böyle özel bir şarabın içildiği günün hiç unutulmayacağını yazmış. 'Ben çok kötü bir günümde içtim, hiç de pişman değilim' diye ekleyerek.

O gece biz de, başka başka hayatların ağırlığını taşıyan o 5 kişi, teselliyi Petrus'ta bulup mutlu olmuştuk.

Sabaha karşı o yazıyı okurken bizi, o geceyi düşündüm. Gözlerim doldu.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3