AKŞAM GAZETESİ | Oray Eğin | 2009-02-09
CHP İstanbul adayı Kemal Kılıçdaroğlu pek çokları için çok iyi bir bürokrat, ama belediyecilikten anlamıyor. Oysaki sadece belediyede dönen hırsızlık ve yolsuzluk iddialarının üzerine gitse, rüşveti bitirse bile büyük bir iş yapmış olur.
Dünyanın her yerinde artık liderlik şahsi bir karizmanın iyi bir ekiple desteklendiği bir modele doğru ilerliyor. Obama örneğinde de bunu gördük. Ne de olsa bilinen bir sözü tekrarlarsak 'hiç kimse tek başına bir aday değil.'
Kemal Kılıçdaroğlu'na iki önerim var.
Birincisi seçim sloganı olarak 'İstanbul'da rüşvet ve yolsuzluğa son' gibi son derece net ve basit bir vaatle çıkmalı seçmenin karşısına.
İkinci olarak da 'yapan adamlardan' oluşan bir 'kabine' açıklamalı İstanbul halkına. İstanbullu'nun artık 'konuşup hiçbir şey yapmayan' sosyal demokratlara tahammülü yok. Bugüne kadar sol belediyelerin en büyük problemi bu oldu: Her şeyi engelleyen 'Oktay Ekinci zihniyeti'nden kurtulmalı Kılıçdaroğlu.
İşte ona düşünen, düşündüğünü yapan ve beyinlerinden faydalanması gereken bir rüya takım listesi...
İSTANBUL'A RÜYA TAKIM
Reşit Soley: Mimar, Corvus şaraplarının kurucusu. Bozcaada'da sıfırdan dünya şaraplarıyla yarışan bir 'bağ' kurdu. Kendi tutkusu sayesinde burası Türkiye'nin önemli bir şarap merkezi oldu. Bu vizyonerliği İstanbul'un kullanılmayan bölgelerindeki yeni projeler ve yatırımların oluşması için kullanılabilir. Tecrübesi 'kentsel dönüşüm' alanındaki açığa faydalı olacaktır.
Aziz Yıldırım: Fenerbahçe Kulübü başkanı. Fenerbahçe'nin altyapı tesislerini, stadını dünya standartlarına taşıdı, kulübü dünya markası yaptı. 'Altından kalkılamaz' denilen projeleri kolaylıkla uygulattı. Rakipleri bir stat bile yapmazken, onun projeleri dünyayla yarışmaya başladı. İstabul'un 'proje yönetimi' açısından Yıldırım'dan faydalanması gerekiyor.
Şengül Akçar: Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Başkanı. Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen mikrokredi uygulamasının mimarı. Özellikle deprem bölgelerindeki kadınlara verilen düşük faizli mikrokredilerle insanların iş sahibi olmasının önünü açıyor. Yurtdışında ödül almış bir projesi de dezavantajlı bölgelerde anne-çocuk projesi. 'Kalkınma danışmanı' olarak faydalanılmalı.
Yaprak Aras Şahinbaş: Sabah gazetesi trend yazarı. İstanbul, dünya basınının da ilgi odağı olan yükselen bir şehir. Günümüzde belediyecilik sadece altyapı hizmetleri değil, bir vizyon da gerektiriyor. Dünya trendlerini en iyi takip eden isim, bu trendlerin aktarımı ve uygulanması bakımından İstanbul'un dünya metropolleri arasına girmesini sağlamalı. Sokak sanatçılarından moda etklinliklerine Başkan'ın 'trend danışmanı' olmalı.
Oya-Bülent Eczacıbaşı: İstanbul'un en önemli iki yeni-simgesi onların vizyonerliğinde yapıldı. Dünyaca ünlü mimar Jon Jerde'nin inşa ettiği Kanyon ve İstanbul Modern. Eczacıbaşı ailesi, sadece yapan ve üreten bir aile değil aynı zamanda çıtasını Batı ölçütlerine taşıyor. 'Kent kültürü'nü kapsayan her alanda onların 'know-how'larına ve yaratma cesaretlerine başvurulmalı. Sayelerinde İstanbul sanat alanında da dünyayla yarışan bir şehir olacaktır.
Görgün Taner: İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı Genel Müdürü. Dünya starlarının İstanbul'da sahneye çıkmasını sağlayan isimlerin en önde gideni. Belediye konserlerinin, etkinliklerinin ezik ve varoş organizasyonlar olmasındansa, yurtdışında da insanları kendine çekebilecek ve bu sayede İstanbul'u kalkındıracak fikirler olmalı. 'Organizasyon yönetimi' bakımından onun beyninden faydalanması gerekiyor İstanbul'un.
Seyhan Özdemir: Tasarımcı, iç mimar. Artık bir dünya markası sayılan Autoban mimarinin iki ortağından biri. New York'tan Londra'ya tanınan bir marka yarattı İstanbul'dan. Kendi tasarımları ve tarzı fark edilir olmaya başladı. Bu birikimi İstanbul'un geneline aktarmalılar. 'Sokak mobilyaları' tasarlaması istenmeli: Otobüs durakları, banklar, gişeler, bilboard'lar, tabelalar...
Eray Makal: Grafik tasarımcı. Pek çok şirketin kurumsal kimlik çalışmasını yapmış, birçok dergiyi yaratmış bir isim. En önemli özelliği tipografiden anlıyor oluşu. Kentin karmaşık grafik kirliliğine bir standart getirilmesi, yol tabelalarından tutun da afişlere kadar yazılı her şeyin okunur ve şık olması için birikimine başvurulmalı. 'Grafik tasarımı' konusunda İstanbul'a katkı sağlamalı.
Şeyda Taluk: Ashoka'nın Türkiye temsilcisi. Dünyada yükselen trend olan 'sosyal girişimcilik'le ilgileniyor. Bireylerin yaşadıkları topluma katkılarının bağış ve sadakayla değil, gerçekten gerekli bölgelere ve problem teşhis edilen alanlara kalıcı ve sürdürülebilir, yenilikçi çözümlerle olması için çalışıyor.
İlber Ortaylı: Tarihçi, Topkapı Sarayı Müdürü. İstanbul'un tarihi dokusu ve geçmişine sahip çıkılması, tarihsel öneminin vurgulanması ve eserlerin korunması için birikminden faydalanılması gereken, geleceğin kenti İstanbul'la kentin geçmişi arasında bir köprü kurulmasını sağlayacak bir 'tarih danışmanı.'
Atilla Doğudan: Do&Co yemek firması sahibi. Barcelona'da yaşayan, ofisi Viyana'da bulunan ve Singapur'dan Türkiye'ye dünyanın her yerinde çalışan bir dünya vatandaşı. Firması, THY de dahil olmak üzere pek çok uçak firmasının yemeklerinden sorumlu. New York'ta Plaza Otel'in içinde restoranı, Viyana'da oteli var. 'Belediye'nin sosyal tesisler'inin yenilenmesi ve modernizasyonundan sorumlu olmalı.
Mustafa Sarı: Profesör. 100. Yıl Üniversitesi öğretim üyesi, Türkiye'nin su yönetimi konusunda uzman. Önümüzdeki yılların en büyük savaşı olacak su konusunu en iyi bilen kişi. Çevre odaklı bölgesel kalkınma konularında uluslarası ödülleri var. 'Çevre yönetimi' dalında bilgisine başvurulmalı.
Andrew Boord: Uluslararası yatırım danışmanı. Profilo Holding'de Kamhi'lerin yıllardır özel danışmanlığını yapıyor. İngiliz ama Türk vatandaşı. İstanbul markasının uluslararası arenada 'pazarlanması' için en uygun isim.
Ali Sabancı: Esas Holding yönetim kurulu başkanı. Pegasus'la havacılık sektörüne hızlı bir giriş yapıp, THY'ye rahatsızlık veren bir rakip oluşturdu. Ayrıca Saka markası adı altında Türkiye'nin en kaliteli (pH ve Ca. oranlarına göre) suyunu yarattı. Pegasus'taki tecrübelerinin İstanbul'un 'ulaşım' sorununa aktarmalı, metrobüs gibi taşralı projeler yerine yenilikçi ve alternatif ulaştırma çözümleri bulması istenmeli.
Senem Gül: Ev kadını. Nurtepe Mahallesi'nde 'Her kadın bir lider' projesiyle bir sivil devrime imza atmış sosyal girişimci. Kadınların mahallede örgütlenerek yeni bir lider modeli geliştirilmesi, böylece yaşadıkları bölgenin sorunlarına kadınların eğilmesinin öncülüğünü yaptı. 'Geri kalmış bölgelerin gelişimi' için ideal bir isim.
Muzaffer Yıldırım: MARS Eğlence Grubu ortağı. Eski bir spor hocası, şimdi İstanbul'un en modern sinema ve spor salonlarını açıyor. Kentin çeşitli yerlerine spor merkezleri açılması, özellikle Kilyos sahil kıyısının Los Angeles'ın Huntington, Hermosa, Manhattan Beach'leri gibi kullanılmasının, şehrin parklarının, Belgrat ormanının modern birer 'doğal spor alanı' olarak kullanılmasının uygulayıcısı olmalı.
Süreyya Ciliv: Turkcell genel müdürü. Daha önce Microsoft'ta çalışıyordu. Turkcell'in 3G açılımının öncüsü. 'e-belediye' konusunda danışılmalı: Belediye hizmetlerinin elektronik ortama taşınması, bürokratik tıkaçların İnternet kullanılarak yok edilmesi konusunda parlak fikirleri olacağı kesin.
Hakan Ateş: Denizbank CEO'su. Denizbank'ın Dexia'ya satış sürecini başarıyla tamamlayan, devriden sonra da hala bankanın yönetiminde olan finans piyasalarının yükselen ismi. Belediye kaynaklarının doğru kullanımı, yeni kaynak yaratımı ve vergilendirme konularında başvurulması gereken bir 'ekonomi' danışmanı olmaalı.