AKŞAM GAZETESİ | Oray Eğin | 2009-02-09
Eğer biri kalkıp da Çetin Altan dünyanın en büyük yazarı, Ahmet Altan müthiş bir romancı, dünyada Mehmet Altan gibi akademisyen yok deseydi... Hiçbir problem olmazdı. Altan ailesi kendilerine biat edilmesinden hoşlanır, kendilerini Tanrı statüsüne koyanları da kollar. Bu sığınağın altına girmeye ihtiyacı olanlar olabilir. Ama o ben değilim.
Benim için Çetin Altan Türk ölçütlerinde kelimeleri ustaca kullanan biri ama asla 'dünyanın en büyük yazarı' değil. Ahmet Altan'ın 'Dört Mevsim Sonbahar'ını okumamış olmayı, o romanı hiç görmemiş olmayı tercih ederdim. Mehmet Altan'a gelince de; ne yazık ki analizleri ve öngörüleri hiçbir zaman tutmuyor, çok sığ.
Bunlar benim kişisel görüşlerim olmakla beraber, bu düşüncelerin altında yatan sebeplerin hiçbiri kişisel değil. Ama maalesef Altan ailesi için her şey kişisel. Kişisel olduğu için de iki kardeş çok öfkeliler, üslupları çok sert.
Kusura bakmasın ama Çetin Bey çocuklarını çok öfkeli yetiştirmiş. Adeta içindeki bütün intikam hissini o çocuklara yüklemiş. Ve oğullarındaki 'babayı aşma' yarışı gözlerini körleştirmiş.
70'li yıllarda da böyleydi Çetin Altan. Evinde viskisini yudumlarken insanları gaza getirir, tahrik ederdi. Çok keskin, çok sertti. Ve maalesef bu ülkede bu sert üslup toplumsal kamplaşmaları doğurdu. Bu kamplaşmaların sonunda genç insanlar sokaklara döküldü, masumlar hayatlarını kaybetti...
Ve maalesef şimdi aynı toplumsal kamplaşmanın altına çocukları imza atıyor... Nereye kadar varacak Ahmet Altan'ın bu 'infantile' öfkesi çok merak ediyorum; ne gibi sonuçlar doğuracağını, kimlerin kurban edileceğini...
Zira her gün birini gözü kara infaz ediyor Ahmet Altan; ya kendisi ya da etrafındaki biat ordusu. Doğru yanlış fark etmiyor... Ava çıkmışlar, besbelli.
Mesela Altan'ın gazetesinin cahil tetikçilerinden biri tutturmuş Ergenekon'la 'Kurtlar Vadisi' dizisi arasında bağlantı kurmaya girişmiş. Kendi kendine evde VCD izleyip birtakım teoriler ortaya atıyor, çıkarımlar yapıyor.
Ve haykırıyor: 'Bu diziyi yapanları içeri alın!'
Pardon ama sen kim oluyorsun çocuğum, ne zaman geldin buralara, bu işler bu kadar kolay mı? Eline bir köşe geçirdin diye insanları hedef tahtasına oturtabileceğini mi sanıyorsun?
Kaldı ki 'Kurtlar Vadisi'nin nasıl bağlantıları olduğunu öğrenmek için yine Altan ailesine bakmak gerekir; bunu bile bilemeyecek kadar cahilsin ne yazık ki.
Ben 'Kurtlar Vadisi'nin yaratıcı ekibinden Bahadır Özdener'i ne zaman tanıdım biliyor musunuz? Bugün Taraf'ın başındaki Alev Er'in yönettiği Aktüel'de çalışırken. En yakın arkadaşı Ahmet Altan'ın kızı Sanem'di. Dahası Sanem Altan bu ekibin bir önceki dizisi 'Deli Yürek'in senaryo ekibindendi!
Peki bir de şunu önce açığa çıkaralım, 'Kurtlar Vadisi' filminin senaryo çalışmalarına Ahmet Altan ucundan köşesinden karıştı mı, montaj odasına girdi mi?
İnsan ayrıntıyı bilmeyince ne kadar kolay hedef gösteriyor, komplo kuruyor değil mi?
28 Şubat'ta, bir yalan ifade yüzünden Cengiz Çandar, Mehmet Ali Birand damgalanmadı mı? Dün onlara sahip çıkan 'demokratlar', bugün aynı yöntemlerle başkalarını hedef göstermeye çalışıyor. 'İçeri alınsınlar' diye haykırıyor.
Bu nasıl bir demokrasi anlayışı?
Ben söyleyeyim: Onların anlayışına göre sadece Altanlar'a biat edenler demokrasiye layık. Diğerleri yansın...
Bu tehlikeli mantığa onay vermek mümkün mü? Alenen hedef gösterirlerken...
Maalesef bu öfkeleri herkes kendilerine biat edene kadar sürecek gibi görünüyor. Altan ailesinin 'işlevsizliğinin' bedelini bütün Türkiye ödüyor...
Çünkü Altan ailesi kendi iç dinamiklerinin bir türlü üstesinden gelememişler...
Çetin Altan, annesi aracılığıyla babasından borç istediğinde aldığı yanıt 'Hangi taş sertse gitsin başını ona vursun' olmuş...
Kim bilir, kendi çocuklarına neler yaptı da onların bu kadar öfkeli, bu kadar keskin olmalarına neden oldu...
Bildiğim tek şey bu öfke onları insanlardan nefret etmeye götürdü; insanlardan nefret de ülkeden nefrete...
Oysa kendi iç dinamikleriyle ilgili problemleri çözebilecekleri, öfkelerini kusarak vicdanlarını rahatlatacaklarını düşündükleri alan Türkiye değil... Ah bunu bir anlasalar...
Onlara kötü bir haberim var: Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar herkes onlar gibi düşünmeyecek, bu ülkeyi de hiçbir zaman ele geçirmeyecekler.
Altan ailesine acilen 'introspeksiyon' öneriyorum.