AKŞAM | SIYASET | 10 ŞUBAT 2009, SALI
Mehmet Ağar tam 12 yıl sonra Susurluk kapsamında dün ilk kez hakim karşısına çıktı. Ağar, 1 saat 15 dakikalık sorgusunda çarpıcı ifadeler verdi. Abdullah Çatlı'yı tanımadığını ve ona verilen silah ruhsatındaki imzanın kendisine ait olmadığını söyledi. Ağar 'O dönemle bugün arasında Himalayalar kadar fark var' dedi
Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemde 'silahlı örgüt kurmak' suçlamasıyla Susurluk Davası'nda ifadesine başvurulan Mehmet Ağar tam 12 yıl sonra Ankara 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmaya başlandı. Duruşmayı emekli Yarbay Korkut Eken ile Ağar'a destek veren 30 kişilik bir grup da izledi. Ağar'ın 1 saat 15 dakikalık ifadesi özetle şöyle:
ÇILGINLIK YAPMAM
'Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Bu suçlama asılsız ve gerçeklerden uzaktır. Değişik kademelerde görev yaparken tamamen hukuka saygılı davrandım. Yargı sürecine de herhangi bir etkim olmadı. Milletvekili iken dokunulmazlığımın kaldırılmasını istedim. Hakkımda ortaya atılan iddiaları toplum hep gerçekmiş gibi algıladı. Avukatların faili meçhul iddialarına tebessüm ediyorum. Hepinizin de bildiği gibi adli yetkiler il emniyet müdürlerine aittir. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün icrai görevi yoktur. Genel Müdür olarak ben moral motivasyonu sağlarım. Benim görev yaptığım dönem ile şu gün arasında can ve mal güvenliği açısından Himalayalar kadar fark var. O günler çok sıkıntılıydı. Ömrümü suçluları yakalamaya ayırdım. Bu görevi yaparken bilmeyerek hizmet kusurum, görevi ihmalim olabilir. Suç örgütü meydana getirmek yapıma terstir. Böyle bir çılgınlık yapmam.'
ŞAHİN'İN HİZMETİ ÇOK
'İbrahim Şahin terörle mücadelede en çok hizmeti olan kişidir. Genel müdür olduğumda Özel Harekat birimi daire başkanlığı seviyesine yükseltildi. Başarılarından dolayı da bu kişi daire başkanlığı görevine getirildi. Yasal ilişkim dışında bir ilişkim olmadı. İzinle Kara Harp Okulu'nda eğitimler yapıldı.'
EKEN'İ BAŞBAKAN OLURUYLA DANIŞMAN YAPTIK
'Korkut Eken orduda subay olarak ve MİT'te çalıştı. 1984 yılında Özel Harekat'ın kuruluşunda eğitimci olarak hizmet verdi. 1993 yılında Genel Müdürlük bünyesinde kurulan Özel Harekat Dairesi'nin TSK Menteş Kampı'nı Özel Harekat'ın hizmetine açmıştı. Burada da eğitimci olarak bulundu. Uzman olarak görev aldı. Burada Başbakan'ın onayı ve bilgisiyle danışmanlık yaptı. PKK'ya yönelik operasyonlar yapıldı. Eken, asker ile polisin koordinasyonunu da sağladı. Eken'in büyük hizmetleri olmuştur.'
DEPOLARI TAKİP ETMEM
'Susurluk kazası denilen olayda araçta ele geçtiği ve Emniyet zimmetinde olması gerektiği söylenen silah ve mermilerle ilgili benim herhangi bir bilgim ve talimatım yoktur. Genel Müdürlüğün idari yapılanmasına göre bu silah ve mermilerin kimler tarafından alınacağı, verileceği bellidir. Sorumlu olan kişiler hakkında soruşturma yapıldı diye biliyorum. Bu konunun benimle hiçbir ilgisi olamaz. Emniyet depolarını da takip edemem.'
BUCAKLAR ENGELLEDİ
'Sedat Edip Bucak'ı Emniyet Genel Müdürü olduktan sonra tanıdım. PKK, Bucak aşiretinden, kendi yanlarında olmayacaksa tarafsız durmasını istedi. Urfa, OHAL bölgesi değildi. Güvenlik zaafiyeti olmasın diye terörle mücadele hizmetinde yer almasını rica ettim. Kendisi bana '1980 öncesi devletin yanında idik, amcam hapislere düştü, benim de sonum öyle olmasın' dedi. Ama maalesef sonu öyle oldu. 'Hükümet ve TSK destek verirse yanınızda olurum' dedi. Ben de gerekli kurumlarla görüştüm. Bucak aşireti devletin yanında yer aldı. Bucak aşiretinin koruculuk görevi sayesinde PKK o bölgeye giremedi. Bucak aşiretinin koruculuğu kabul etmesinde Hüseyin Kocadağ'ın da rolü büyük olmuştur.'
ÖZ VE ÜMİT MUHBİRDİ
'Yaşar Öz ile 1994 yılında tanıştım. Tarık Ümit, Öz'ü getirmişti. Ümit o dönemde MİT ile çalışıyor, kaçakçılık ve uyuşturucu konusunda bana bilgiler getiriyordu. Öz de insan ticareti konusunda uğraşıyordu. PKK insan ticaretinden büyük paralar kazanıyordu. Öz de bize istihbarat veriyordu. Bize bazı telefon numaraları veriyordu. Biz de bu numaraları dinleyerek büyük çeteleri çökerttik. Öz, İstanbul'da gözaltına
alındığında emniyet müdürünü arayıp 'Kanunen bir suç yoksa bırakın' dedim.'
O RUHSAT SAHTE
'Öz ve Çatlı adlı kişiye silah ruhsatı verilmesinde herhangi bir yetkim ve bilgim olmadığı gibi, benim adımın bulundupu iddia edilen izin belgesi denilen belgelerin düzenlenmesinde hiçbir katkım yoktur. Daha sonra ekspertiz raporlarında da benim elimin ürünü olmadığı anlaşılmıştır. Bu belgeleri bir memura gösterseniz sahte olduğunu hemen anlar zaten. Ömer Lütfi Topal'ın öldürülmesinde bazı polislerin de olduğu söylenmişti. İstanbul'da gerekli soruşturma yapılmış. Ben de gerekli idari soruşturmayı yapın, dedim. Gerekli soruşturmalar da yapıldı. Dünyaca dürüstlüğü bilinen Bülent Ecevit beni çağırıp, 'Siz görevinizi yaptınız. Çalışma şevkiniz kırılmasın' dedi.' Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz, Enver Ulu, Mustafa Altunok, Ayhan Akça gibi isimlerle özel bir ilişkisi olmadığını vurgulayan Ağar, hakimin Bucak ile yasadışı bir ilişkisi olup olmadığının sorulması üzerine 'Saydığım kişilerle bir örgüt kurmadım. Benim o günkü pozisyonum suç işlemeye elverişli değildir. Teklif dahi edemez, ' dedi. Ağar, Mehmet Özbay sahte kimlikli Abdullah Çatlı'yı da tanımadığını vurgulayarak, 'Sadece basından tanıyorum' dedi.
VİCDANIM RAHAT
Ağar sözlerini, 'Kesinlikle suçsuzum. Ömrüm suçla mücadele ile geçti. En zor dönemde verilen görevleri layıkıyla yaptım. Devletime hizmet ettim vicdanım rahattır, beraatime karar verilsin' diyerek bitirdi.