Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Hayır, Oray Eğin ile anlaşamayacağız

Amacım konuyu orasından burasından çekip uzatmak değil. Ama konunun tartışılmasına gerçekten ihtiyaç bulunduğunu düşünüyorum. Birçok konuda anlaştığım arkadaşımla bu kez hem de mesleğimizi ilgilendiren bir konuda anlaşamıyor olmamız bana ilginç geldi.
Dolayısıyla bu konu üzerinde biraz daha düşünüp konuşmamız gerekliliği ortaya çıktı.

Ben, hafta sonunda gazetelerin geleceği hakkında uzun bir yazı yazdım. Oray da dün yazdığı yazıda bundan yola çıkarak bazı tespitlerde bulunmuş.
En temel anlaşmazlığımız galiba Monocle dergisi hakında olmalı.
Oray övdüğü günden bu yana dergiyi dikkatle takip etmeye çalışıyorum ama bugüne kadar hangi sayısına baktıysam içinde okumaya değecek tek bir yazı bile bulamadım.

Ha; eğlenceli bir dergi, zeki insanlar tarafından hazırlandığı belli, kafanızı yormadan göz atmak için ideal bir dergi falan filan ama klasik anlamda okuyucu olanlara hitap eden bir tek yazı yok.
Bu dergi, SMS kültürü ile yetişmiş gençlere, fazla ve hızlı bilgiye ulaşmayı kültürlenme sayan kuşağa hitap ediyor.
Benim klasik okuyucu dediğim, uzunca bir yazıyı alıp üzerinde düşünerek ve gerektiğinde notlar alarak yavaş ve düşünerek okuyan bir insan.
Klasik okuyucu ile modern okuyucu arasındaki farkı yine Oray'ın yazısında değinmiş olduğu film eleştirmenliği meselesine  bakarak da ortaya koyabiliriz. Oray'a göre film eleştirmenliği artık tarih olmuş bir meslek. Çünkü hemen her film hakkında fikir bildiren belki de binlerce blogcu var.
Evet; o blogçular Monocle dergisini de eminim çok beğenir. Çünkü orada da aklınıza gelebilecek her konuda kısa bilgiler var. Oysa bir Pauline Kael'in kaleminden bir film eleştirisi okumanın tadını kimse veremez. Onun yazılarının tadını almışsanız başka hiçbir film eleştirisi sizi mümkün değil mutlu edemez. Pauline, cümleleri uzun uzun yazardı. Cümleleri yüreğinize işlerdi. Tadını çıkararak okunmak için yazardı. Telaş etmeden kendinize okuma zamanı ayırdığınızda okunacak türde bir yazardı o.
Asıl Pauline ölünce film eleştirmenliği ölmüştü. Yerini de doldurabilen olmadı. Belki internet ortamında da yeni Pauline Kael'ler vardır ama bugüne kadar ben okumadım, bulamadım.
Sonra üzerinde anlaşamadığımız derginin editörü Tyler Brule'nin hayat tarzı da  bana biraz tuhaf geliyor. Hafta içinde bu kadar fazla hareket eden bir insanın oturup sakin bir şekilde düşünebilmesi ve yazabilmesi de pek mümkün değil.

O, olsa olsa hareket halindeyken SMS atabilir o kadar. Durmadan hareket etmek ve her yeni şeyi denemek zorunda olduğundan sakin şekilde okumaya ayıracak zamanı yok. Dergideki yazıları da SMS'ler atarak yazıyor olmalı.
Peki dergide bulabileceğimiz söylenen konuların yani 'en iyi sandviç nerede yenilir', 'en iyi otel odası' hangisinde türü bilgileri veren gazeteciliğin yeni yanı nerede Oray?..

Eğer fark adamın yazı stilindeyse, o sadece bireysel yetenekle alakalı fakat ben yazı türünde eskisinden büyük bir fark göremiyorum. Altı üstü trend yazısı bunlar  ama kaliteli bir trend yazısı, orası kabul.
Ben, 'Gazeteci haberin içinde yer alarak yazacak haberini' derken trendleri önceden deneyen gazetecileri değil,-onlar hep vardılar hep de olacaklar-,sadece iyi yazabilen yazar gazetecileri kastetmiştim sadece.
Onlar basın toplantısını da, cinayet mahallini de iyi yazarsa gazeteler var olabilir diye düşünüyorum.
Bir de son sorum olacak; Monocle dergisinin tavır olarak How to Spend it ekinden ne farkı bulunuyor ki?..
Bu dediklerimi okuyanlar Oray'ın uzun okumalardan hoşlanmadığını filan sanmasın. Murakami'yi bana tavsiye eden Oray'dır.
Okuyarak düşünmeye gelince Oray hayli klasik de olabilir.
Onunla asıl en büyük farkımız yaşımızda. Buna da yapabileceğim fazla bir şey yok. Ben gençliğimi başka bir dünyada yaşadım. O ise farklı bir dünyada hala daha genç olmayı sürdürüyor.
Ben artık sakin bir ortamda John Updike'in 'Due Considerations: Essays and Criticisms' kitabındaki makaleleri yavaşça okumaktan yani yazılış stilinde okumaktan zevk alıyorum. Trendleri anlatan yazıları da okurum da ama sadece okumaktan ve düşünmekten yorulduğumda şöyle bir göz atarak dinlenmek için bakarım o tür yazılara.

Eğer bir gün olayların bizzat içinde yer alarak, haberi yaşayarak yazı yazmam gerekiyorsa, olanları filan deneyerek değil, artık Hunter Thompson gibi olur ve yazarım. Yaşlı bir gonzo olurum, olur biter.
Oraycığım; arkadaş toplantılarında büyük keyifle senden çalmış olduğumu anlattığın kitapları geri vermek için hazırladım ve onlara ek olarak Monocle dergisinin son sayılarını da koydum.
Bir de Pauline Kael ile yapılan söyleşilerden oluşan bir kitap da hediyem olacak. Bundan sonra arkadaşlarla birlikte olduğumuzda, bu kez de ben, senin kitaplarımı nasıl acımasızca çaldığını anlatma keyfini yakalamış olacağım.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3