Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Rusya zorlanıyor!

Rusya Federasyonu yavaş yavaş 1998 yılında yaşadığı sorunları, daha düşük dozda da olsa, bir kere daha yaşama riski taşıyormuş gibi gözüküyor. Bu da Rusya'nın önemli dış ticaret partneri olan Türkiye için bir ölçüde risk demek. Hatırlanırsa 1998 yılında 10 dolara doğru düşen petrol fiyatları ve kötü yönetim nedeni Rusya borç moratoryumuna gidince, ekonomik ilişkilerimizin yüksekliği ve aynı bölgede bulunmamız nedeniyle,  en çok etkilenen ülkelerden biri  de Türkiye olmuştu. 4 Şubat Çarşamba günü Fitch Ratings Rusya'nın notunu BBB+ düzeyinden BBB düzeyine indirdi. Rusya'nın  outlook notu da  eksi. BBB gene de yatırım düzeyi bir not tabii.

Rusya ekonomisi 2009 yılında 140 milyar dolar civarında borç ödemesi yapmak zorunda. Rusya'nın döviz rezervleri hala dünyada en yüksek üçüncü düzeyinde (Çin birinci ve Japonya  ikinci). Kamunun döviz borçları aslında düşük, 2008 sonunda GSYİH oranı olarak yüzde 10 civarında. BBB ratingi olan ülkelerin medyan döviz borcu yüzde 28 düzeyinde, yani daha yüksek. Ama Rusya 2008 yılı ilk yarısında yüzde 8 hızla büyürken, 2009 yılında yüzde sıfır hatta eksi reel büyümeye düşecek tahmini yapılıyor. Bir yandan da sermaye çıkışı gerçekleşmekte.

 Rusya Merkez Bankası geçmişte sürekli döviz kurunu sabit tutmaya çalışmıştı. Banka ve şirket bilançolarını  hırpalayacak büyük ve bir defalık devalüasyonu da engellemeye çalışıyordu. Merkez Bankası savunmaya çalıştığı döviz kurunun düşüşünü önleyebilmek için  bir de 'taban kuru' ilan etmişti. Rublenin değerinin, yarısı yüzde 55 dolar ve yüzde 45  eurodan yapılmış bir sepete karşı  41 değerinin altına düşmeye izin verilmeyecekti çünkü  ruble 2008 yılının yaz başından bu yana yüzde 30 civarında değer kaybetmişti. Rusya Merkez Bankası kur için bir taban değeri kararını  22 Ocak 2009 tarihinde almıştı.

Ama bu hafta, karardan iki hafta bile geçmeden,  ruble euro karşısında 46 ve dolar karşısında 36  değerlerini aşınca  işler zorlaştı. Çünkü ruble sepete karşı 40 değerine dayanmış, 41 limitini  zorluyordu. Gelinen noktadaki kur düzeyinde, belki biraz zaman geçse, uzun dönem denge kuru gerçekleşebilirdi ama döviz kurlarının 'overshooting' denen bir hastalığı da vardı, aşırı reaksiyon verebiliyorlar, dengeden çok aşağıya düşebiliyorlardı.
Piyasa Merkez Bankası'nın kuru savunmada başarılı olmasının ön şartının petrol fiyatlarının stabilize olmasının ve düşmesinin durması gerektiğini gündeme getiriyordu. Geçtiğimiz cuma günü Merkez Bankası Başkanı Sergei İgnatiev Duma'ya çıkarak kuru her ne olursa olsun savunacaklarını deklare etmişti. Zaten savunma uzun süredir devam etmekte idi. Merkez Bankası Gürcistan olaylarının kızıştığı ağustos ayından bu yana kabaca 210 milyar dolar civarında döviz rezervi kaybetmişti. Bu sayı kabaca zirvede 596 milyar dolar olan  toplam döviz rezervi sayısının  üçte birine yakındı ve bugün rezervler 386 milyar dolar inmiş bulunuyor (Fitch'e  göre düşüşte 58 milyar dolara yakın kur etkisi de var tabii, çünkü rezervlerin yüzde 45 kadarı dolar, yüzde 44 kadarı euro ve yüzde 10 kadarı sterlinden oluşuyordu)! Ancak Rusya'da şirketler kesiminin dış borçlanması 2004 yılı sonundaki 109 milyar dolar düzeyinden 2008 sonuna doğru 498 milyar dolara çıkmıştı. Gürcistan'da askeri operasyon sonrası ise, dış yatırımcı endişeleri başlayınca Rusya döndürmesi gereken özel dış borcunu sadece yüzde 50 civarında yenileyebilir hale geldi.  
Ancak geçen cuma günü başka fatura da çıkmaya başladı. Merkez Bankası faizlere 100 baz puanı zam yapmaya ve faizi yüzde 13 düzeyine yükseltmeye mecbur oldu. Parasal sıkılaştırma ve likiditeyi daraltmanın döviz talebini azaltacağını düşünüyorlardı. Çünkü geçmişte Merkez Bankası ucuz ruble kredileri verdikçe, vatandaşlar ve şirketler bunlarla şirketleri ve sanayi ve ticaret projelerini finanse etmek yerine, doğrudan döviz alarak spekülasyon yapmak için kullanıyorlardı. 3 ay sonrası için vadeli döviz kontratları Merkez Bankası'nın taban kurunun çok ötesinde değerler ile yapılıyordu.

 Önümüzdeki bir-iki ay Rusya için ciddi bir kredibilite savaşı dönemi olacak gibi. Tabii ki sermaye hareketi kontrolu gibi aşırı önlemler alınabilir, ama bunlar da prestij kaybı anlamına geliyor, uzun vadede zararlı ve karaborsayı da destekler diye de düşünülüyor. Ama beklemek de maliyet artırıcı bir durum anlamına geliyor. 
 Merkez Bankası'nın geçen yıldan bu yana sattığı döviz miktarı piyasadaki toplam ruble miktarının üçte birini geçmiş bulunuyor ama şirketlerin ve kişilerin dolar cinsi mevduatları da hızla artıyor. Atılan adımlara rağmen rublenin önümüzdeki haftalarda daha da büyük baskı altında kalması bekleniyor. Putin çevresi, kuru savunma ve  en azından düşüş hızını  yavaşlatmanın Rus şirketlerine döviz cinsinden borçları yeniden yapılandırma ve kur riskini azaltma açısından zaman kazandırdığını düşünüyor ve Merkez Bankası'nın politikalarını destekliyor.
Enerji fiyatlarına endeksli Rusya ekonomisinin son durumuna bakılırsa, sanayi üretimi 2008 Aralık ayı itibarıyla kasım ayına göre yüzde sekiz düşmüş bulunuyor. İşsizlik verilerinde, resmi olarak 5.8 milyon kişi işsiz olarak gözüküyor ve işsizlik hızla artıyor. Reel büyüme de IMF'e göre, 2009 yılında  yüzde eksi 0.7 düzeyine düşecek. Türkiye gözlüğü ile bakınca biz bir an evvel şu IMF anlaşmasını imzalasak iyi olur diyorum!

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3