Ergenekon davası, en başından beri 'ikili bir iÅŸleyiÅŸle' ilerliyor. Bir yandan 'hukuki süreç' iÅŸliyor, öbür yandan soruÅŸturma dalgaları ve yargılama dönemi 'siyasi sonuçlar' üretiyor. Hukuka saygılıyız, yorumlara herkes dikkat edecek. Emekli Orgeneral YaÅŸar Büyükanıt Genelkurmay BaÅŸkanı iken kendisine sorulan bir soruya " konuÅŸmamı istiyorlar,önce hukuka baksınlar " demiÅŸti.
Öte yandan Ergenekon, öyle ya da böyle her adımında bir ÅŸekilde 'AKP'ye yönelik kapatma davasıyla çakışıyor.' İki dava uzun süre paralellik arz etmiÅŸti. Yolları bir ÅŸekilde yine kesiÅŸti.
Son dalga operasyon Anayasa Mahkemesi BaÅŸkanı HaÅŸim Kılıç'ın damadı ile Ankara BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı arasındaki ticari bir baÄŸlantı haberinin üzerine denk geldi. Gazeteciler gün boyu bu soruya muhatap oldular, bana soranlara, 'tesadüfse, çok garip bir tesadüf' dedim. BaÅŸka nasıl deÄŸerlendirilir ki? 'Yeni iddialar ortaya çıktı, gündemi deÄŸiÅŸtirmek lazım, Ergenekon'da bir rüzgar daha estirelim' demezler herhalde. Böylesi operasyonların bir hazırlık süreci olacağı kesin. Ama düÄŸmeye en son hangi dakikada basıldığı önemlidir, eÄŸer zamanlama tesadüf ise o tam bu noktadadır.
Åžok geliÅŸme, Türk kamuoyu açısından 'Filistin duyarlılığının en üst noktasına' denk geldi. İsrail'in Gazze saldırılarıyla birlikte toplumsal psikolojimiz açısından tarihi bir döneme girilmiÅŸti. Soldan saÄŸa toplumun her kesiminde hiçbir konuda uzun zamandır böylesine ortak tepki ve duygu iklimine girilmemiÅŸti. Medyanın büyük bölümü çok fazla görmedi ama Saadet Partisi'nin ÇaÄŸlayan mitinginde yüz binler buluÅŸtu. Ergenekon dalgası iÅŸte böyle bir gündemin içinde yeniden doÄŸdu. Bilinçli demek istemem, yalnızca bir tespit.
Seçime üç ay var. Ankara'daki dünkü tabloya bakınca AKP'nin hiçbir seçime olaÄŸan koÅŸullarda girmeyeceÄŸi kuralının yine mi geçerli olacağını düÅŸündüm. Muhalefet partilerine yazık. Haksız rekabet...
En başından beri Ergenekon konusunda en zor durumda askerler kaldı. Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının ne kadar üzüldüklerini anlamak güç deÄŸil. Kendi bünyelerinden çok önemli isimlerin, en üst kademelere tırmanmış eski silah arkadaÅŸlarının, komutanlarının gözaltına alınmaları hiç kuÅŸkusuz onları derinden yaralıyordur. Ancak, yasaların iÅŸleyiÅŸine saygılı olmak ilkesi ve kurumsal kimliÄŸin getirdiÄŸi ağır sorumluluk ortada. Herkes gibi onlar da yürüyen soruÅŸturma ve davanın sonuçlarını bir an önce görmek istiyor olmalılar.
Herkes, 'ikinci büyük Ergenekon dalgası' diyor. Bence ÅŸu ana kadarki en büyük 'dalga' dün yaÅŸandı. Gözaltına alınanların genel profiline bakınca, Åžener Eruygur'lu, HurÅŸit Tolon'lu dalganın ilerisine gittiÄŸini düÅŸünüyorum. Bu operasyonu ben ÅŸöyle özetleyebilirim: '1 numara arıyorlar.'
Geçen ay boyunca '1 numara kim?' sorusu tartışılmıştı. Operasyonların uzun süreli olacağı belliydi, bunu da açıklıyorlardı. Gözaltına alınan, evlerinde arama yapılan isimler çok ilginç ve manidar. Olay üniversiteye doÄŸru kaydırılıyor. İSTEK Vakfı, Bedrettin Dalan bölümü çok hayati. YÖK eski BaÅŸkanı Kemal Gürüz de öyle. Sabih KanadoÄŸlu'nun evinde arama yapılmasına raÄŸmen gözaltına alınmaması, en çok ÅŸaşırtan geliÅŸmeydi. Zaten KanadoÄŸlu, o resmin hiçbir yerine uymuyor. İbrahim Åžahin ile Sabih KanadoÄŸlu'nu aynı kare içinde düÅŸünmek mümkün mü? KanadoÄŸlu'nun gözaltına alınma ihtimali bile infial yaratmıştı. Ergenekon'da baÅŸtan beri Susurluk dönemiyle günümüzdeki olaylar ve kiÅŸiler arasında bir gelgit yaÅŸanıyor. Burada ayrımın iyi yapılması gerekir. TemizliÄŸin ve tasfiyenin kimleri kapsadığı çok ama çok önemli. Savcılık makamının delillerini görmeden bir yorumda bulunmak güç. Gözaltına alınanlar arasında bazı muvazzaflar da var.
Tuncer Kılınç, Milli Güvenlik Kurulu Genel SekreterliÄŸi'nden emekli oldu. Dünkü dalganın vurduÄŸu kiÅŸiler içinde kamuoyunun en az tanıdığı Erdal Åženel ise bir dönemin en kritik isimlerinden. 28 Åžubat döneminde Genelkurmay'ın Adli MüÅŸavirliÄŸi'ni yaptı. Bu isimlerin gözaltına alınması 'Ergenekon 28 Åžubat'a mı uzanıyor' sorusunu akıllara getiriyor.
Bütün kalbimle, çok titiz bir yargılama yapıldığına, gözaltı kararlarının yerinde olduÄŸuna ve savcılığın elinde saÄŸlam bilgi ve belgeler bulunduÄŸuna inanmak istiyorum. Umarım çok hassas davranıyorlardır.
Acaba bu Ergenekon nasıl bitecek? Dünkü yaÅŸananlar iyice bitap düÅŸmüÅŸ toplum psikolojisini daha da yorabilir. Ülke olarak zor bir sınavdayız. DemokratikleÅŸiyor muyuz, yoksa baskıcı bir rejime doÄŸru mu evriliyoruz, onu anlamaya çalışıyorum, hangisi?