Ali Saydam ali.saydam@aksam.com.tr

kategori2

Kim kaybediyor? AK Parti mi, yoksa CHP mi?

Hukuk sistemi çökerse, toplumda her şey çöker... Başbakan Tayyip Erdoğan'ın AK Parti'yi ve TBMM'yi seçime götürdüğü günleri hatırlayın. Sebep neydi? Cumhurbaşkanı seçilecekti. O güne kadar yapılmış Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Meclis'te 367 milletvekilinin hazır bulunması gerekliliği aranmamıştı. CHP ve Sabih Kanadoğlu birden bu gerekliliği gündeme getirdiler ve CHP iki partili Meclis'te salona girmeyerek, bir önceki Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in görev süresinin uzatılmasına ve seçimlerin öne alınmasına neden olan gereksiz bir süreç tetiklenmiş oldu. Bunun üzerine AK Parti daha yüksek bir oranla Meclis'e geldi ve bu kez MHP'nin de oylamada salona girmesiyle Cumhurbaşkanı'nı seçebildi...

Neden bu süreci hatırlattık? Ciddi bir mağduriyet söz konusu olan hareketler her zaman mağdura yaramıştır. Onu hatırlatmak istedik...

Şu sıra ise ne olmakta? Anayasa Mahkemesi'nin bir kararı, siyasi kutuplaşma adına

Danıştay ve Yüksek Seçim Kurulu ve Anayasa Mahkemesi'nin bazı üyeleri ile karşı karşıya getirilmekte... Kamuoyu nezdinde şu algı yaratılmaya çalışılmakta: Meclis gibi, toplum gibi yargıda da siyasi görüş taraftarları ikiye ayrılmış...

Bu ikilik o hale gelmiş ki, yapılan açıklamalarda güç sergilemek ve sayıyı artırmak için yedek üyelerden medet umulmuş...

Bu suni çatışma nereye varır bilemem... Bildiğim bir tek şey var. Bu suni çatışmada taraf olan ve kutuplaşmayı körüklediği net olarak anlaşılan siyasi parti itibar ve dolayısıyla oy kaybeder... Halkın temel meselesi, Maslow hiyerarşisine göre de, Türk halkının ortak ruhi şekillenmesine göre de 'Güvenlik'tir... Ve bu durum halkın güvenlik duygusunu fena halde sarsmakta; herkeste gelecek endişesi uyandırmaktadır... Bu endişeye Ergenekon davasındaki gelişmeler de 'çarpan' etkisiyle eklenmektedir... Bu gibi durumlarda kimin sürekli kaybettiği ise bir muamma değildir...

//c

Kadınlardan siyasi temenni...

Keşke gerçeği olsaymış... Olabilseymiş... Ama olmamış. Günümüz teknolojisinin nimetlerinden photoshop'tan faydalanıp yapmış birileri...

Ka-Der'in (Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği) 'Üçümüz de aynı fikirdeyiz!' sloganıyla başlattığı kampanyadan söz ediyorum. Recep Tayyip Erdoğan kollarını iki yana açmış; bir yanında Deniz Baykal diğer yanında Devlet Bahçeli. Hepsinin yüzlerinde güller açıyor.

Kampanyanın billboard'unda 'Hedefimiz yerel yönetimlerde %50 kadın aday!' cümlesi zaten amacı yeterince iyi anlatıyor, farkındalığı fazlasıyla sağlıyor. Ancak Ka-Der, yetinmeyip bir de uyarı koymuş: 'Bu ilan, yerel yönetimlerde %1'lik orana isyan eden ve siyasette görev almak isteyen kadınların hayallerinin ürünüdür.'

Herkes o fotoğrafın photoshop olduğunu anlamayabilir elbette. Ancak önde gelen üç parti liderlerinin en azından bir konu için birlik içinde gösterildiği fotoğraf, şu an geniş kitlelere oldukça etkili mesajlar taşıyor. İhtiyacımız olan mesajlar!

Diğer liderlerin tepkilerine ilişkin pek bir şey duymadım ama Devlet Bahçeli işi mahkemeye taşımış. Üstelik kampanya afişlerinin toplatılmasını isteyerek... Mizah anlayışında (sense of humor) bir 'tolerans eksikliği var' mı desek?.. Sivil toplum hareketlerinin rüştünü henüz tam olarak ispat ettiklerinin iddia edilemeyeceği ülkemizde çağdaş ve gelecek vaat eden çözümler üreten ve ürettiğini yaymaya çalışan tahminimden fazla insan olduğunu biliyorum. Ka-Der de bunlardan biri...

Gönül ister ki bir kereliğine hevesleri kursaklarında kalmasın...

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3