Ne kadar talihsiz bir açıklama!.. Kurtlar Vadisi dizisinin çifte kavrulmuÅŸ kötü adamı Kılıç (Atilla Olgaç) durduk yerde kendi ayağına sıkmış. (Abartmamak için, 'kendi kafasına sıkmış' demiyorum).
Sen kalk bilmem kaç sene önce Kıbrıs Barış Harekatı sırasında 'on düÅŸman askeri' öldürdüÄŸünü söyle...
'SavaÅŸta olanlar savaÅŸta kalır' ilkesini ihlal ettin mi, sıkıntı baÅŸlar. Çünkü savaÅŸ özel koÅŸulları barındırır. Sivil hayata oradan köprü kurulmaz. Sivil hayatta hasmın dahi olsa birini öldürdün mü katil olursun; savaÅŸta düÅŸmanını öldürürsen kahraman. Ama o kahramanlığın ayrıntısını kimse bilmek istemez. Atilla Olgaç bey, hiç mi bu tür film seyretmemiÅŸ?
SavaÅŸ sonrası Amerikan filmlerinde sık sık rastlandığı gibi askerin türküsü barış zamanlarında söylenmez. Söylerseniz, hayatın dramına çomak sokmuÅŸ olursunuz.
Atilla beyin talihsizliÄŸi sadece buradan da deÄŸil. Dünyanın ve Türkiye'nin içinden geçtiÄŸi koÅŸullar göz önüne alındığında, arkasında 10 ceset bulunan biriyle kim aynı karede olmak, kim böyle biriyle aynı masada yemek yemek ister? Atilla Olgaç beyin bundan sonraki hayatı kolay geçmeyecek. Medyaya yolladığı 'Hepsi yalandı!' ÅŸeklindeki açıklama onu kurtarmaz, tersine daha da batırır... Bunun da bir tek sebebi var: Kendisi...
Bu reklamı anlayan beri gelsin
Neydi 'Üç C' kuralı? İletiÅŸimde yaptıklarınız, Yaratıcı, Tutarlı ve Sürekli olacak... Üç C, bu kavramların İngilizce karşılıklarından oluÅŸuyor. Bunlardan bir tanesi eksik olursa, hedefe ulaşılabilir mi? Hayır ulaşılamaz...
Bir de iÅŸ hedefi meselesi vardır... ÖrneÄŸin tanınmak yetmez. Çok iyi bildiÄŸiniz, tanıdığınız ÅŸeyleri deÄŸil, sevdiklerinizi, beÄŸendiklerinizi satın alırsınız... Yaptığınız reklamın hoÅŸ olması deÄŸil, hedefe ulaÅŸtırmasıdır önemli olan...
Bu çerçeveden bakıldığında Nokia'nın Yavru BoÄŸa kampanyası dikkatle ele alınıp tartışılması gereken bir iÅŸ... Kadıköy Altıyol'daki BoÄŸa heykelinin altındaki boÄŸa yavrusu heykeli çalınmıştı. Hatta olayı güvenlik kameraları kaydetmiÅŸti... Bu haberin 'fake' (kandırmaca, kurmaca) olduÄŸunu benim gibi fark edememiÅŸ, oradan geçerken büyük boÄŸanın altına bakan -sözüm meclisten dışarı- 'saf kerizlerin' sayısının hiç de az olmadığını duydum...
Allah'tan Nokia 'Finlandiya'dan hayvan detektifi getirdik, yavru boÄŸaya sahip çıktık' diye olayı deÅŸeledi de durum anlaşıldı, herkes rahatladıÖ
Üç C'nin ikisi var olayda... Yaratıcılık ve süreklilik... Peki ya tutarlılık?.. Açık ara pazar lideri olan Nokia'nın tanınmaya ihtiyacı mı vardı ki?.. Herhalde bir bildikleri vardır... Mesela bu kampanya baÅŸka ülkelerde çalışmıştır... En büyük tehlike de orada zaten... Bu tür buz gibi espriler bazı 'soÄŸuk' ülkelerde çalışır da, bizde ne olur, emin deÄŸilim...
Özetle pek anlamadım bu kampanyayı.