Haklı çıkmaktan bıktım mı? Hayır bıkmadım... Kemal KılıçdaroÄŸlu İstanbul'a BaÅŸkan olursa, bu KılıçdaroÄŸlu'nun sadece kendi çabasıyla olmaz. Kemal Bey'i BaÅŸkanlık koltuÄŸuna oturturlarsa iki kiÅŸi oturtur: BaÅŸbakan Tayyip ErdoÄŸan ve BaÅŸkan Dr. Kadir TopbaÅŸ...
Yıllardır diyoruz ki, 'Liderseniz, hem de açık ara liderseniz, rakibi tabii ki kollayacaksınız; ancak muhatap almayacaksınız, onun sizin üzerinizden iletiÅŸim yapmasına izin vermeyeceksiniz!...'
Son 7-8 ayda CHP'nin oyları üç-dört puan arttıysa, BaÅŸbakan'ın Baykal'ı muhatap alıp sürekli haÅŸlamasının bunda büyük payı vardır... Her defasında yapmamaları gerektiÄŸini savunduk. 'Sakın TV'de KılıçdaroÄŸlu'nun karşısına çıkmayın!' dedik, 'Durduk yerde 'Yargılayan'-'Yargılanan' darboÄŸazının içine sokuverirsiniz kendinizi. Türkiye baÅŸka ülkelere benzemez. Türkiye'de 'Yargılanan' 1-0 yenik baÅŸlar sürece...'
DilediÄŸiniz anketi yapın ve sorun halkımıza: 'Ahmet Mehmet'i mahkemeye verdi, haberini okuduÄŸunuz zaman, kimin suçlu olduÄŸunu düÅŸünürsünüz?'... Davacının mı, davalının mı?
Aynen dediÄŸimiz oldu. KılıçdaroÄŸlu, karşısına çıkarılan üç AK Partili'nin üçünü de çıtır çıtır yedi...
Åžimdilerde de bu gidiÅŸle Kemal Bey'i İstanbul BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı yapacaklar. Oysa CHP'li adayı görmezden gelseler ve İstanbul siyasetlerini ÅŸimdiye kadar yaptıkları gibi yürütseler, tüm ölçümlemelerin gösterdiÄŸi gibi onlar için 'karada ölüm yok'... İstanbul için TopbaÅŸ'ın söyleyeceÄŸi o kadar çok ÅŸeyi var ki... Kemal Bey'in 'Çaldın çırptın' provokasyonuna gelmenin hiç alemi yok... 'Devletin mahkemeleri var, savcıları var' deyip geçmek, savunmaya girmemek buradaki kilit davranış olmalı.
GöreceÄŸiz. Bakalım Kemal Bey yine zoru baÅŸarıp AK Partili pehlivanları kızdırıp meydana çekmeyi baÅŸaracak mı?
'BaÅŸarı tesadüf deÄŸildir'...
Bİr kere Günseli Özen OcakoÄŸlu'nu baÅŸlık için kutluyorum. Kitabının adını 'BaÅŸarı rastlantı deÄŸildir!' de koyabilirdi. Çevresinde bunu ona önermiÅŸ olanların sayılarının az olmadığına adım gibi eminim. Ancak o, 'Tesadüf'te ısrar etmiÅŸtir...
Aynı etkiyi yapıyor mu iki kavram? Hayır! Kesinlikle yapmıyor. Biri Osmanlıca'dan geliyor. DiÄŸeri Türkçe'den... Anlamları aynı... Ama ya etkileri?..
Kitapta OcakoÄŸlu'nun Zaman Gazetesi için 80 baÅŸarılı iÅŸ insanı ve yöneticiyle yaptığı röportajlar var. Gazeteler birbirlerinin adlarından, iÅŸlerinden söz etmeyi pek sevmezler. Bizim AkÅŸam Gazetesi'nin böyle bir kompleksi yoktur. Onun için övgü hak ediliyorsa biz esirgemeyiz. Zaman röportajlarından mükemmel bir baÅŸucu kitabı çıkmış... 'Kim nasıl baÅŸarmış?' Bunu okumak çok önemli. İş dünyası en iyi pratikte öÄŸreniliyor çünkü...
Kitabın bir tek eksiÄŸi var: Ben yokum... Seneye çok çalışıp ben de gireceÄŸim... Åžaka bir yana kitap, insanda buna benzer bir duygu uyandırıyor. Uyandırmalı da... Günseli Hanım'ın röportaj yapması için iÅŸ insanları sıraya girmeliler. Gazetede 'Çıkmak' kadar, 'Kitaba girmek' için de...
Günseli Hanım'ın 10 parmağında 10 marifet vardır... Pek çok iÅŸ dünyası yayınına el atan, benim de köÅŸe yazdığım Marketing Türkiye dergisini yayınlayan Rota Yayınları'nı eÅŸiyle birlikte yönetirler. Çok nitelikli bir de matbaaları vardır: Tor Ofset... Günseli Hanım yeni konsept ve etkinliklere ilk ivmeyi verir (Marketingist), köÅŸe yazar (Zaman), TV programı yapar, ailesine ve dostlarına zaman ayırır (bu sonuncusu en önemlisi)...
BaÅŸarının tesadüf olmadığını insan Günseli Özen OcakoÄŸlu'nu yakından tanıyınca daha iyi anlıyor...