Bu sütunlarda daha önce sık sık sözünü etmiÅŸtim. İliÅŸki ve iletiÅŸim yönetiminde 'güç kirlenmesi' diye bir kavram vardır. Meraklısı kavramı Google'layıp, gereken ayrıntılı bilgiyi edinebilir. Özetle, aşırı iletiÅŸim yüklemesiyle ve/veya zamanlamayı doÄŸru yönetemediÄŸiniz için pozitif algıyı negatif algıya dönüÅŸtürebilirsiniz.
ÇocuÄŸa sürekli olarak 'Bak sana hediye alacağım' deyip, almamak gibi...
Her konuda medyaya çıkıp, 'ekran maydanozu' olmak gibi...
Ya da meseleyi gerip gerip, her hangi bir ucunu bırakmamak gibi...
Ergenekon'da da olan budur! Biraz daha iÅŸi uzatın, pek yakında Ergenekon soruÅŸturmasında ve davasında yargının yanında bir tek kiÅŸi kalmayacaktır. İşin boyutu kamu vicdanını rencide edecek düzeye gelmiÅŸtir.
Benim bile kafam karıştı... Åžeytan diyor ki çık 'Bir numara benim' de ve bu zulüm bitsin...
Kafalar nasıl karışmasın ki?.. AK Parti'nin kapatılması gündeme geliyor, bir taraf ayaÄŸa kalkıyor ve 'Yargı siyasallaÅŸmıştır' diyor. Ergenekon soruÅŸturması baÅŸlıyor, Sayın Deniz Baykal kalkıyor ve 'Ben Ergenekon'un avukatıyım' açıklaması yapıyor ve dalgalar arttıkça bu kez yargının siyasallaÅŸtığını o iddia ediyor.
Bir ülkede yargı mekanizması kendi içinde bundan daha iyi nasıl yıpratılıp, bölünebilir acaba?..
Gözler yine İstanbul'da olacak
PAZARTESİ akÅŸamı Çevre Bakanı Veysel EroÄŸlu'nun verdiÄŸi yemekteydik. 16 -22 Mart 2008'de İstanbul'da düzenlenecek olan 5. Dünya Su Forumu'nun hazırlıkları ve hedefleri konusunda Bakan geniÅŸ bilgi verdi.
İki gün önce de Forum'un merkez oturumunun düzenleneceÄŸi Sütlüce Kongre ve Konferans Merkezi'nin salonlarını gezdik. EÄŸer bu Forum düzenlenmemiÅŸ olsaydı yıllardır sürüm sürüm sürünen, on yıldır yapımı bir türlü tamamlanamayan Merkez, on yıl da sürünebilirdi.
20 bine yakın konuk, 1500 yerli ve yabancı gazeteci, 170 kadar ülke bakanı ve bazı ülke liderlerinin katılacağı Forum'da bu kez ciddi bir adım atılması bekleniyormuÅŸ.
İstanbul Mutabakatı adı verilen belge aylar öncesinden ülke ülke dolaÅŸtırılıp gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra bu Forum'da bütün katılımcılarca imzalanacakmış.
Bu mutabakat, su strateji ve politikalarının konumlandırma ve yönetiminde uluslararası standartları rehber niteliÄŸinde ortaya koyuyormuÅŸ.
Veysel EroÄŸlu'nun yüzü gülüyordu. Belli ki Forum'u İstanbul'a almayı çok istemiÅŸ... Umalım 22 Mart akÅŸamı da bu gülümseme sürüyor olsun. Çünkü su, dünyada en az petrol kadar kritik bir kıymet ve yönetimi de bir o kadar risk dolu...
Yemeyin de yanında yatın!
Maslow hiyerarÅŸisinde yerleri farklı olsa da aÅŸağıda sözünü edeceÄŸim iki kitabın ikisinin de yerleri ve yararları ilginç ve her ikisi de müthiÅŸ!
Birincisinin adı 'Tiyatroya El Verenler'... BahçeÅŸehir Belediyesi kültür hizmeti olarak çıkarmış. İçinde 63 ünlü tiyatro sanatçısının tam sayfa siyah beyaz portreleri ve fotoÄŸrafların karşısında kendi el yazılarıyla yazdıkları anı notları var. BahçeÅŸehir Belediye BaÅŸkanı Kemal Aydın'ın öncülüÄŸünde yürütülen projede sanatçıların 'el izlerinin tespiti' hedeflenmiÅŸ. Bunlar BahçeÅŸehir Muhsin ErtuÄŸrul Tiyatrosu Haldun Dormen Sahnesi'nde sergilenmekteymiÅŸ. www.bahcesehir-bld.gov.tr
Mutlaka bir tane edinmeye bakın...
İkinci kitap ise 'Yenilendik, makarnanın tarifini deÄŸiÅŸtirdik!' sloganıyla ortaya çıkan Selva'ya ait. Ben böyle bir marka duymamıştım. Duydum. Åžimdi de siz duydunuz. Bu spagetti deÄŸil, makarna. Kitapta ise Türk yemekleriyle yapılmış makarnaların nefis fotoÄŸrafları ve tarifleri var. Özellikle de 'SaÄŸlıklı Akdeniz Diyet Piramidi' grafiÄŸine göz atmanızı ve 'Makarna yemeklerinin saÄŸlıklı beslenme modellerinde rolü' baÅŸlıklı yazıyı okumanızı salık veririm. Hamsili, Abant kebaplı, tas kebaplı, çoban kavurmalı, misket köfteli, köfte güveçli, musakkalı, orman kebaplı, ciÄŸer soteli, menemenli, pastırmalı, kıymalı yoÄŸurtlu makarna ve ayrıca fırında makarna kebabı, kolay mantı... Yazarken aÄŸzım sulandı; yerken ne olur kim bilir?..