Kendisiyle en son konuÅŸmak bana nasip olacakmış. Cumartesi akÅŸamı saatler 23'ü geçerken telefonda sohbet ettik. Sesi canlı ve neÅŸeliydi, espriler yaptı, BaÅŸbakan Tayyip ErdoÄŸan'ın Hamas çıkışıyla ilgili ne düÅŸündüÄŸünü anlattı. 'Gazeten çok iyi gidiyor' dedi, hoÅŸ ÅŸeyler söyledi. Davos kriziyle ilgili yazım konusunda bazı eleÅŸtirileri oldu. O, her zaman yorumlardaki eleÅŸtiri dozunun daha yüksek olması gerektiÄŸine inanır, ben de düÅŸüncelerimi söyledim, konuÅŸtuk, gülüÅŸtük.
Bilgece yaÅŸanmış, 82 yıllık bir deneyimle son sözleri her zamanki gibi öÄŸreticiydi. Telefonu kapatırken, 'Ankara'da buluÅŸalım, yemek yiyelim' diye sözleÅŸtik. Olamayacakmış meÄŸer.
EÅŸi Yıldızfer Teyze'den öÄŸreniyoruz. Pazar sabahı uyandığında her zaman yaptığı gibi 'Cumhuriyet, Hürriyet ve AKÅžAM' gazetelerini okuyup, istirahate çekilmiÅŸ ve 'huzur içinde ebediyete intikal' etmiÅŸ.
Ayhan Amca'yı, Ayhan KemaloÄŸlu'nu kaybettik. O, daÄŸbaÅŸlarındaki ÅŸantiyelerde, baraj inÅŸaatlarında çalıştığı için dört çocuÄŸunun hiçbirinin doÄŸumunda bulunamamış, 'zor ve adanmış bir hayatın' ismiydi. Son anına kadar çalışan, 82 yaşında bile her gün iÅŸine giden, durmadan okuyan biriydi. O'nu düÅŸününce aklıma hep 'İTÜ' gelir. 'KiÅŸiliÄŸinin en belirgin özelliÄŸi' olmuÅŸtur İTÜ'lülük.
1949 İTÜ mezunuydu. 60 yıllık mühendistir. Ankara'ya geldiÄŸinde mutlaka İTÜ Evi'ne giderdi. O'na her baktığımda, O'nu her dinlediÄŸimde 'İTÜ'lü koca bir kuÅŸağı', 'derin bir yaÅŸam felsefesini' ve 'içten bir memleket sevgisini' görürdüm.
Teknik Üniversite, Osmanlı'nın modernleÅŸme sürecinin hemen başında 1773'te kurulmuÅŸ. 1944'ten itibaren İTÜ adını almış. Osmanlı İmparatorluÄŸu'nun 'yenileÅŸme hamlesinin öncü kurumu.' Genç Cumhuriyetle birlikte Anadolu'nun imarı, altyapı eksikliklerinin tamamlanması için çok etkin bir okul, 'bir ekol.'
Yol, köprü, baraj, sulama kanalları ve enerji santralları, okullar, yeni Türkiye'nin bayındırlık hizmetleri 'bir Cumhuriyet ideali' olarak iÅŸte o genç mühendislerin eserleridir.
KurtuluÅž
SavaÅžI'na katIlmIÅž babalarIn
çocuklarI
Ayhan KemaloÄŸlu böyle bir 'altın neslin' içinden gelir. İTÜ evindeki panellere birkaç kez beni de konuÅŸmacı olarak davet ettiler, kendimce siyaset sahnesinde gördüklerimi, tanık olduÄŸum sıcak olayları anlattım, her defasında onların sorularından ve yorumlarından çok ÅŸey öÄŸrendim. Siyasilerle alakaları yoktu ama 'siyasal bilinçleri inanılmaz derecede yüksek' bir kuÅŸaktı. Hayata hep eleÅŸtirel bakıyorlardı.
Cahit Arf ve Mustafa İnan gibi efsane hocaların öÄŸrencileridirler. Kendisi de teknik üniversite mezunu olan OÄŸuz Atay, 'Bir Bilim Adamının Portresi' romanında, hocası Mustafa İnan'ı ve Yüksek Mühendislik Mektebi'ni bizlere anlatır.
Ayhan Amca ve arkadaÅŸlarındaki entelektüel derinliÄŸe daima hayran olurdum, onlar edebiyattan, felsefeden, müzikten çok iyi anlayan bir kuÅŸaktı. İktidarlarla kol kola olmadılar hiçbir zaman. Kanaatkar yaÅŸadılar, ÅŸatafattan ve görgüsüzlükten hep uzak durdular. Onlar KurtuluÅŸ Savaşı'na katılmış babaların çocuklarıydı. O babalar ki cephede birbirlerine söz verip, savaÅŸ sonunda çocukları arasında nikah kıymışlardır. Ayhan ve Yıldızfer KemaloÄŸlu'nun evlilikleri cephede, memleket kurtaran silah arkadaÅŸlarının, kader ortaklarının birbirlerine verdikleri sözün sonucuydu.
'İTÜ'lü bu idealist kuÅŸak', İstiklal Savaşı anılarıyla büyüdü, gençlik yıllarında da İkinci Dünya Savaşı'nın Türkiyesi'ne tanıklık ettiler. Hayatları hep zor geçti. İstiklal Savaşı'nda yokluklar içinde yaratılan 'o büyük mucizenin kahramanlarını dinleyerek' içlerindeki memleket sevgisini çoÄŸalttılar. Hemen tamamı devlet tarafından parasız yatılı okullarda okutuldular. Ülkelerine borçlarını ödemek için hayatları boyunca çalıştılar. Onların gönüllerinde çok derin bir yurt sevgisi vardı. 'Cumhuriyet idealistleriydi' onlar. Ayhan Amca'nın vefatı tam da onun dilediÄŸi gibi, sessiz, huzurlu ve 'iyi bir ölüm oldu'. Örnek alınacak, gerçek bir beyefendiydi. Cumhuriyetin tarihi ile Ayhan Kemal-oÄŸlu'nun yaÅŸamı kesitleri arasındaki kesiÅŸmeler bana hep coÅŸku, güç ve umut vermiÅŸtir. Allah rahmet eylesin.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.