Atılgan Bayar atilgan.bayar@aksam.com.tr

kategori2

Avrupa, Filistinli çıktı!

Heredotos'tan okuyoruz... Europe, Filistinli bir kralın güzeller güzeli kızıydı.
Medeniyeti temsil ediyordu.
Yunanlılar veya Giritliler tarafından kaçırıldı.
DoÄŸu ve Batı arasına 'namus davası' böyle girdi.
Batılılar sadece medeniyeti, yani Filistinli Europe'yi kaçırmakla kalmadı.
Onun katkısıyla kurdukları medeniyete Filistinli Europe'nin adını verdiler.
Sonra DoÄŸu'ya yaptıkları seferlerle Europe'ye ait her ÅŸeyi kendi yurtlarına kaçırdılar.
ÖrneÄŸin Bergama'daki 'Europe Freskosu' da bunlardan biriydi.
Günün birinde bir Asyalı; Batılı, Spartalı bir kadını kaçırdı.
Doğu ile Batı arasına bir 'namus davası' daha girdi.
Koca bir Troya şehri namus belasına yıkıldı.
...
Yunanlılar, bu olayla, yerel ve geleneksel olanı, yani kız kaçırmaya karşı öç almayı, yani namus'u, 'nomos' a çevirdi.
'Yasa,'  demektir.
...
DoÄŸu'nun Yasa'sı ile, Batı'nın Yasa'sı çatışıyordu.
Oysa dünyanın 'hukuk'a ihtiyacı vardı.
Hukuk ise, 'yerel olana, törel olana, kiÅŸisel hassasiyetlerimize karşı olduÄŸu, bizi onlardan koruduÄŸu ölçüde hukuktu.'
Bunun keşfedildiği yer Diyar-ı Rum oldu.
Yani Roma... Yani biraz da Anadolu...
Adına Roma Hukuku, dedik. Laiklik kaynağını burada buldu. Osmanlı da bir ölçüde içselleÅŸtirdi.
...
Şimdi, Başbakan'ın Filistin sorununa arabulucu olma mecburiyetinin ardındaki zorunluluğu daha iyi anlayabiliriz.
Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u fethettiği zaman 'Sultan-ı Diyar-ı Rum' unvanı almıştı.
Roma İmparatoru, demektir.
Filistin sorununu çözen, Batı ile kaçırdığı kızı evlendiren, aralarındaki gayrimeÅŸru iliÅŸkiyi hukukileÅŸtiren,  DoÄŸu ile Batı arasındaki 'namus davası'nı nihayetlendiren 'hukuk' olacaktır.
DeÄŸil mi ki Türkiye Diyar-ı Rum'un mirasçısıdır; 'hukuk'un tesis edilmesine yardımcı olmak zorundadır.
Bu Türkiye'nin AB üyeliÄŸini saÄŸlayacağı gibi, Avrupa'nın da adını hak etmesi, Batı'nın İslam ile barışarak tam anlamıyla 'AvrupalaÅŸması' sürecini de tamamlayacaktır.
Mustafa Kemal Devrimi'nin hem Batı hem de Doğu medeniyetlerine katkısı burada saklı.
Tayyip ErdoÄŸan,  bu silsilenin son ismidir.

Hayır, 'Arap Dünyası'nın lideri' deÄŸil
Tayyip ErdoÄŸan'a 'Arap Dünyası'nın lideri' yakıştırması itina ile yapılıyor.   Birinci ağızdan ve çok net bir ifadeyle yalanlanmalıdır.
Tayyip ErdoÄŸan'a 'İslam Dünyası'nın lideri' yakıştırması da aynı operasyonel itinayla yapılıyor.
Bu da birinci ağızdan ve çok net bir ifadeyle yalanlanmalıdır.
Tayyip ErdoÄŸan, Diyar-ı Rum'un, yani Roma'nın, yani onun devamcısı Osmanlı'nın kavram ve etki alanının mirasçısı ve bu silsilenin son noktası Laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin BaÅŸbakanı'dır.
Bu miras, 'Arap Dünyası'nın lideri' ve 'İslam Dünyası'nın lideri' tanımlamalarının çok ötesinde bir iddiayı içerir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin baÅŸbakanının siyaseti; İslam Dünyası kadar, Batı Dünyası'nın da lehine kurgulanır.
Türkiye kültürler arasında 'modus vivendi'nin (ateÅŸkes) sembolüdür. Bu yüzden 'biricik' ve 'vazgeçilemez'dir.
Batı medyalarındaki bu 'kasti hata' tashih edilmeli.



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3