Global kriz tüm dünyada galiba iki adet kötü trende yol açmakta.
Birincisi, ülkeler ekonomik korumacılık peÅŸine düÅŸmekte. Bu krizi artırıcı bir unsurdur. İkincisi birçok ülkede ayırımcılık artmaktadır. Bu da sosyal ve siyasi sorunları büyütmekte.
Türkiye açısından krizden çıkmak için en önemli ülke Almanya'dır. Almanya diÄŸer yönden en çok Türk azınlığın ve ayırımcılığın olduÄŸu ülkedir. Bu nedenle bugün Almanya'daki Türkler konusuna bakacağız.
1960'lı yılların başından beri çalışmak üzere yurtdışına ve de özellikle Almanya'ya giden Türk nüfus bugün Türkiye sınırları dışında önemli bir unsur olmuÅŸtur. Biz bu yazımızda Almanya'daki duruma deÄŸinmeye çalışacağız. Berlin-Institut für Bevölkerung und Entwicklung (Berlin Nüfus ve GeliÅŸme Enstitüsü) 2008 yılı sonunda Almanya'da bulunan 15 milyon göçmen konusunda ayrıntılı bir çalışma yaptı. Bu çalışmada Almanya'daki Türk nüfusun durumu önemli bir yer tutmakta.
Almanya, Avrupa BirliÄŸi içerisinde göç alan bir ülke olarak tanımlanmaktadır. Yalnızca Avrupa BirliÄŸi ülkelerinden deÄŸil fakat OrtadoÄŸu, Afrika ve eski SSCB ülkelerinden de çok sayıda göç almaktadır. 15 milyon göçmen nüfusun içerisinde en büyük paya % 17,7 ile Türkler sahiptir.
Geldikleri ülke neresi olursa olsun, DoÄŸu Avrupa'dan göç eden Alman asıllılar da dahil olmak üzere 15 milyon göçmenin belli derecelerde entegrasyon sıkıntısı çekmesidir. Neredeyse tüm nüfusu göç ile oluÅŸmuÅŸ Amerika BirleÅŸik Devletleri'nin neden böyle bir sıkıntıyla karşılaÅŸmadığı ve en fazla üçüncü nesilde göçmenlerin artık tümüyle 'Amerikalı' olmalarına karşın Almanya'da üçüncü nesil göçmenlerin dahi Alman toplumu ile ayrıştığı dikkat çekicidir. Bunun cevabını önce göçmenlerin yurtlarından ayrılma sebeplerinde, sonra da göç edilen ülkede doÄŸanların gördükleri eÄŸitimde aramak gerekir.
ABD'ye göç edenlerin, kararlı, gayretli çalışmayla gerekirse risk alarak, geldikleri ülkedeki durumlarından daha iyi bir yaÅŸam elde etme arzu etme özellikleri öne çıkarılmakta ve ödüllendirilmektedir. Buna karşılık Almanya'da ve diÄŸer Batı Avrupa ülkelerine göç edenlerden beklenen, onların göç ettikleri ülke vatandaÅŸlarının yapmak istemedikleri tehlikeli ve beceri istemeyen iÅŸlerde çalışmalarıdır. Göçmenler ve onların çocukları hizmet eden tabakayı oluÅŸturur. Bu halleriyle de topluma kabulden uzaktırlar. Hele bir gün bu topluma öncülük etmeleri hiç düÅŸünülemez.
Göçmen çocuklarının eÄŸitimine gelince; ABD'de okula giden çocuklar, özgürlük, umut ve hoÅŸgörü kavramlarını öÄŸrenirken, Avrupa'da ideallerden çok 'kraliyet aileleri' ve 'büyük adamlar' konusunda bilgi sahibi olmaları istenir.
2008 yılı itibarıyla 81 milyon olan Almanya nüfusunun % 19'u göçmen veya göçmen kaynaklıdır. Göç yoluyla Almanya'ya gelmiÅŸ olanların % 10,2'si Alman vatandaÅŸlığına geçmiÅŸtir, % 8,8'i ise geldikleri ülkenin pasaportunu taşımaktadırlar.
Bugün Almanya'da Türkiye'den göç eden 2,8 milyona yakın bir nüfus yaÅŸamaktadır. Bunların % 48'i Almanya'da doÄŸmuÅŸtur. Bu oran göçmen grupları arasında en yüksek orandır. Almanya'da yaÅŸayan Türklerin % 32'si Alman vatandaÅŸlığına geçmiÅŸtir.
BaÅŸlangıçta 'misafir iÅŸçi' olarak gelirken kendilerinden herhangi bir eÄŸitim görmüÅŸ olmaları istenmemiÅŸtir. Bu sebepten birinci nesil göçmenlerin öÄŸretim seviyeleri yok denecek kadar düÅŸüktür. İkinci nesilde ise eÄŸitim hevesi yok denecek kadar azdır. Türk asıllıların % 30'u okul diplomasına sahip deÄŸildir. % 14'ü lise diploması (Abitur) alarak üniversiteye girmeye hak kazanmıştır. Bu oran Almanya'daki genel oranın yarısı kadardır ve diÄŸer göçmen gruplarına göre de en düÅŸük orandır. Buna raÄŸmen bugün Alman üniversitelerinde 42.000 Türk öÄŸrenci mevcuttur.
ÖÄŸrenim ve eÄŸitim oranının düÅŸüklüÄŸü iÅŸ bulmakta zorlukla karşılaşılmasına sebep olmaktadır. Genç nesilde iÅŸsizlik en yüksek seviyededir. Evde oturan kadın oranı % 50 gibi yüksek bir orandadır. Åžehirlerin belli bölgelerinde toplu olarak yaÅŸadıklarından göçmen Türk kadınlarının Almanca öÄŸrenme olanakları da çok kısıtlı kalmıştır. Bu sebepten çocukların entegrasyonları için en önemli koÅŸul olan 'lisan bilme' özelliÄŸi de eksik kalmaktadır. Aynı sebepten diÄŸer gruplarla kaynaÅŸmaları zor olmaktadır. Almanya'da doÄŸanların % 93'ü gene Türklerle evlenmektedir. Sonuç olarak Alman toplumuna uyum saÄŸlanmamakta, paralel bir toplum hayatı sürdürülmektedir.
Bölgesel olarak bakıldığında nerede en fazla iÅŸyeri varsa orada da uyum en iyi saÄŸlanmaktadır. Uyumun en iyi saÄŸlandığı diÄŸer bölgeler de, çeÅŸitli göçmen topluluklarının iç içe yaÅŸadıkları kentlerdir. Özellikle Türkler Alman vatandaÅŸlığına geçtiklerinde topluma daha fazla entegre olmaktadırlar.
Genelde sorgulanan, göçmenlerin Alman toplumuna uyumunu saÄŸlamak için ne yapmak gerektiÄŸidir. Burada ilk akla gelen ABD ve Fransa'da olduÄŸu gibi, Almanya'da doÄŸan göçmen çocukların da Alman vatandaÅŸlığına kabul edilmesidir. Böylece daha baÅŸlangıçta çocukların yabancılık duygusundan uzak olmaları saÄŸlanacaktır.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.