Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

AKP ekonomik krizi çoktan çözdü bile

AKP yerel seçim öncesinde hediye eÅŸya dağıtıyor ya; insanımızın ruh haline tamamen yabancı olan bazı kendini bilmezler, bu iÅŸin yanlış olduÄŸunu ve bir an önce durdurulmasını istiyor.
Halbuki, bunlar bilmiyor; AKP, teÄŸet geçtiÄŸi söylenen ekonomik krize damardan girip çözüm yolunu çoktan bulmuÅŸ durumda
Bu gerçeÄŸi görmek gerekiyor. Bedava dağıtılan her buzdolabı, her çamaşır makinesi AKP'ye gökten gelmiyor ya; onlar, bunları bir yerlerden parayı bastırıp alıyor. (Åžanslı satıcılar kim acaba?..).
Siz ekonomik durgunluÄŸa, bundan daha net, bundan daha Keynesyen çözüm gördünüz mü? Bakmayın eleÅŸtiriye; aslında dünyanın diÄŸer ülkeleri de kendi ekonomilerini canlandırmak için temelde aynı ÅŸeyi yapmaya çalışıyor ama onlar dolaylı yolu seçtikleri, bizimkiler gibi krize damardan giremediklerinden baÅŸarılı olamıyor.
BaÅŸka ülkelerde hükümetler, bankacılık sektörlerine yeni kaynaklar yaratıp o paraların kredi olarak ekonomiye girmesini saÄŸlamak gibi çok dolaylı krizden kurtulma planı uyguladıkları için baÅŸaramıyorlar iÅŸi. Halbuki bizimkiler gibi o paracıkları direkt olarak bastırıp, malları satın alarak halka bedava dağıtsalar hem halklarının yüzü güler hem de ekonomileri kurtulurdu.
AKP ÅŸimdi iÅŸin formülünü buldu. Muhalefet onları eleÅŸtireceÄŸine kendileri de farklı mallar satın alıp dağıtabilir.
ÖrneÄŸin; CHP tekstil sektörüne yardımcı olabilir. Üç-beÅŸ pantolon, üç-beÅŸ gömlek alıp bedava dağıtsalar bunun kime ne zararı olabilir ki?
Bazı insanlar-ki bunlar büyük ihtimalle entelektüeldir ve yorumlarını yaparken rakı da içiyordur,-olup biteni siyasi rüÅŸvet olarak yorumluyor. Bu konuda söyleyecek iki-üç lafım da olacak:

l İnsanımızda kendisine yararı olduÄŸu takdirde rüÅŸvet nosyonu katiyen yoktur.

l Genelde rüÅŸvet nosyonları zaten yoktur ama siyasi rüÅŸvetin lafını bile algılamazlar. Onlar için siyasi rüÅŸvet bir oksimorondur.
İnsanımıza göre rüÅŸvetin siyasi içerikli olanı ısrarla talep edilmesi gereken bir haktır. Bu hak anayasanın deÄŸiÅŸtirilemez hükümler bölümüne yazılsa bile bu kimsenin dikkatini çekmez ve katiyen göze batmaz.

l Ekonomik krizin kesin çözümü için verilen siyasi rüÅŸvete, iktidar kadar muhalefet de katılırsa konu konu olmaktan tamamen çıkar ve gündemden sakince düÅŸüverir.

Dahası, beklenilen rüÅŸvetin beklenildiÄŸi kadar iyi olmaması durumunda halk tepki de koyabilir.
Ankara'da dağıtılan kömürlerin çuvalın üzerindeki yazılan ağırlıkta olmadığını gören halk isyan etmiÅŸti.
Böylece dünya 'avanta kömürün az olmasına' tepki gösterebilen bir halk türüyle de karşılaÅŸtı. Katiyen böyle ÅŸey olamaz denilen ÅŸey de olmuÅŸtu
Türk insanını hiçbir haksızlık bugüne kadar ayaklandıramadı. Baskılar, yolsuzluklar, cinayetler onları fazla kızdırmadı ama avanta aldıkları kömürün biraz az çıkması onları neredeyse ayaklanma noktasına getirdi. Bu durumu Marx görebilseydi hüngür hüngür aÄŸlardı herhalde.
İnsan biraz utanır deÄŸil mi? ÖrneÄŸin; bana avanta kömür verselerdi, 'Bunun kilosu denilenden az' diye söylenmeye biraz utanırdım. 'Åžimdi kızıp bağırıp çağırsam biraz ayıp olur mu acaba?' diye de düÅŸünürdüm...
Ama yok, insanımızın böyle rutin kaygıları katiyen yok.
Bu arada avanta kapmış olduÄŸu çuval kömürü gidip tartırmayı akıl eden insan tipolojisini de ben hayli merak ediyorum. Kim bu insanlar ve neden hepimiz eÅŸit oy hakkına sahibiz ki?

Krizden çıkış için önerilerimi biraz daha somutlaÅŸtırmak istiyorum.
AKP, beyaz eÅŸya dağıtmaya devam etmeli. Ama biraz da orta sınıftan vatandaÅŸları kollamaya baÅŸlamalı. Bu sınıfın da acilen flat ekran televizyonlara, güzel müzik setlerine filan ihtiyacı var. ÇoÄŸu da rüÅŸveti alıp oylarını satmaya çoktan razı.
CHP, bedava giyecek dağıtarak tekstil sektörüne yardıma bir an önce baÅŸlasın.  Orta sınıf da Vakko'dan, Beymen'den alınıp bedavaya verilecek kıyafetlere oylarını satabilir. Bunu bilin. Ben haber vermiÅŸ olayım.
AKP, imaj deÄŸiÅŸikliÄŸine yardımcı olsun, son moda çeÅŸitli absürd yeni açılımlara uygun düÅŸsün diye bazı potansiyel seçmenine kaliteli kırmızı ÅŸarap gönderebilir.
CHP ise Mekke'ye gidiÅŸ-geliÅŸ 'business class' uçak bileti verebilir ama bu bilet mutlaka istendiÄŸi takdirde baÅŸka ÅŸehirlere uçak biletiyle deÄŸiÅŸebilir olmalı.

ÖrneÄŸin; bana hediye olarak bu uçak bileti gelse, ben mutlaka Viyana veya Berlin'e gidiÅŸ-dönüÅŸ biletiyle deÄŸiÅŸtiririm.
UçuÅŸtan bir gün önce AKP'nin yolladığı siyasi rüÅŸvet kırmızı ÅŸarabı içer ve keyfime bakarım. (Evet; insanımızın siyasi rüÅŸvet nereden, hangi partiden gelirse gelsin onu kabul etmeme gibi bir tavrı katiyen olamaz, bu adabımıza aykırıdır). CHP, 'Mekke'ye gidiÅŸ-dönüÅŸ bileti dağıtıyoruz' diye imaj deÄŸiÅŸikliÄŸi propagandası yaparken, ben ertesi gün yine farklı bir ÅŸarabı yudumlayarak Viyana'ya uçuyor olurum.
CHP'yi, AKP'yi ve üstelik beni bile mutlu eden bir formül. Üstelik ekonomi de canlanacak. Daha ne istenebilir ki...
Bu arada, AKP'nin bedava ev dağıtacağı hakkında yoÄŸun bir beklenti ve söylenti de var. Halk da haklı... Bedava aldıkları beyaz eÅŸyalarını koyabilecekleri bir de avanta ev istiyorlar.
EÄŸer bu yapılırsa ve eÄŸer avanta alınan evlerinin salon salomanjesini beÄŸenmezlerse yine ayaklanmaya yeltenmeleri ihtimali de büyük tabii ki...

Akif Beki'nin mikro ÅŸaheseri
Bu arada Radikal'de çalışmaya baÅŸlayan Akif Beki dün ilk yazısını yazdı.
Ben daha önce 'Akif Beki durum raporu' baÅŸlığı attığım ayrı bir bölüm açıp, onun yazılarını her gün incelemeye karar vermiÅŸtim ama ilk yazısını okuduktan sonra bu fikrimden caydım.
Çünkü dün yazdığı gibi yazmayı sürdürürse onu her gün sürekli okumamın imkansız olacağını gördüm. Bu tahammül edebileceÄŸim bir ÅŸey olmayacaktı.

Dün gördüÄŸüm kadarıyla adamcağızda, BaÅŸbakan'ın yanında geçirdiÄŸi yıllar olaÄŸan üstü bir travma yaratmış. Yorgun olduÄŸu yazısından belli. Kelimelerden akıyor yorgunluÄŸu.
Emine ErdoÄŸan'ın yaÄŸmurda ıslanması üzerine yazdığı bölüm benim açımdan minik bir ÅŸaheserdi. Kesip sakladım onu. İleride tekrar okuyacağım. Çünkü bir süre sonra tekrar bakacağım Akif Beki'de bir ilerleme, bir iyileÅŸme olmuÅŸ mu, gerçekten de bir yazar olabilmesi ihtimali var mı diye...
Bir zamanlar Murat Belge'nin yazı yazdığı bir gazeteye Akif Beki'nin yazar olarak alınması bir tür sosyal intihar vakası olarak yorumlanmalı bence.
Merak ettiğim bir konu da var. Acaba Tuğrul Eryılmaz gazetenin yeni yazarıyla karşılaştı mı ve acaba neler konuştular?

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3