BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan, dünkü konuÅŸmasıyla giderek 'toplumsal ve kurumsal bir ayrışmaya hatta çatışmaya' dönüÅŸme ihtimali artan Ergenekon soruÅŸturmalarının 'evrensel hukuk ilkelerine uygun' ilerlemesi için gerekli zemini yaratmıştır.
Adeta bir 'hukuk manifestosunu' andıran o sözler, bertaraf edeceÄŸi potansiyel riskleri gözönüne alınca, 'balkon konuÅŸmasından bile daha önemlidir.'
Hiç kimse 'yargıya müdahale' diye düÅŸünmesin, öyle deÄŸil. BaÅŸbakan'la Genelkurmay BaÅŸkanı'nın çok faydalı görüÅŸmesine iliÅŸkin olumsuzlama da yapılmasın, hata olur.
Evet, ülkenin baÅŸbakanı 'aksi ispat edilene kadar herkes masumdur' diyerek masumiyet ilkesini hatırlatmış, 'hakimler vicdani kararlarına göre hüküm verir. Hiçbir mevki ve makam mahkemelere emir ve talimat veremez' cümlesiyle yargı bağımsızlığının altını çizmiÅŸ, 'kiÅŸilerin hataları kurumları baÄŸlamaz' sözleriyle ÅŸahsi ve kurumsal ayrışmayı vurgulamış, böylece kiÅŸiler üzerinden kurumların yıpratılmasının önünü kapatmıştır. 'Cadı avına dönüÅŸtürülmeden gerçek temizlik' iÅŸte böyle bir temel üzerine bina edilebilir: Mutabakat zemini...
ErdoÄŸan ile BaÅŸbuÄŸ arasında görüÅŸbirliÄŸine varılalı çok oldu. Devletin temel sorunlarına iliÅŸkin asker-sivil uzlaÅŸmasının tesis edilmesi yeni deÄŸil. Öncelikle tehdit algılamasında birleÅŸildi, 'gündeme hiç gelmemesi gereken konular üzerinde' fikir birliÄŸi saÄŸlandı ve gayet rasyonel, oldukça meÅŸru bir ana hat çizilerek iliÅŸkiler rayına oturtuldu. Son günlerin devrim niteliÄŸindeki Kürtçe TV gibi adımları iÅŸte böylesine bir ortak bakış açısının sonucudur.
Her iki taraftan 'azgın azınlıklar' elbette tahriklere devam etmek isteyecekler. 'Aşırı liberal ve muhafazakar' basından kimi yazarlar daha ErdoÄŸan-BaÅŸbuÄŸ görüÅŸmesinin üzerinden 10 saat bile geçmeden 'Ergenekon davasının seyri bundan sonra deÄŸiÅŸirse...' diye baÅŸlayan cümleler kuruyorlardı. 'Marjinal kesimlere' kulak tıkamanın tam zamanı. Gün, 'Susurluk'ta yarım bırakılmış faturanın ödenmesi günü.' Devlet ve hükümet ÅŸimdi o faturayı kesmeye hazır ve gönüllü. Toplumun bütün kesimleri de bu manada '1996'daki tarihi uzlaÅŸmaya sadık.'
Ülkemiz tarihi bir sınavda. Aynı zamanda çok tehlikeli bir virajda. Türkiye'yi gerçekten çetelerden temizlemek istiyorsak elbirliÄŸiyle buna uygun bir iklim oluÅŸturmalıyız. Böyle bir kültür suçlu-suçsuz ayrımını da en net biçimde ortaya koyabilir. Susurluk konusunda toplumun yaklaşımı zaten belli deÄŸil midir?
Toplumsal kutuplaşma planlayıcıları
Devlet de 'Susurluk yükünden kurtulmak' istiyor. Toplum bunu bir 'tercih deÄŸil zorunluluk' olarak deÄŸerlendiriyor, desteÄŸini veriyor. Mesele bu temizliÄŸin 'siyasi bir ranta' çevrileceÄŸi kuÅŸkusu, 'intikam duygularına malzeme yapılacağı' endiÅŸesidir. Her türlü kurgudan uzak bir yaklaşımla, hassasiyetin en üst perdede saÄŸlandığı bir sorgulamaya ihtiyaç var.
Ülkenin saygın isimlerine reva görülen muamele toplum vicdanını acıtıyor. Yazmıştım, tekrar edelim. 'Büyük bir millet ordu komutanlığını teslim ettiÄŸi subaylarının terör örgütü üyesi olduÄŸunu kolay kabullenmez. Bu suçlama bir travma yaratır.' Bu nedenle 'Ergenekon-Susurluk ayrımını' çok iyi yapmak gerekiyor. Haa, bir baÄŸlantı varsa, somut delilleriyle ortaya konulması ÅŸarttır, hukuk karar verince toplum saÄŸlıklı kanaatine ulaşır. Hep tekrar ediyoruz. Danıştay saldırısının arka planını henüz bilmiyoruz.
ErdoÄŸan'ın konuÅŸmasıyla, ayrışmanın devlet katında olmadığını bir kez daha görüyoruz. Askerlerin, olaÄŸanüstü toplantının ardından bir açıklama yapmaması, Yargıtay BaÅŸkanlar Kurulu'nun bildiri yayımlamaması çok olumlu olmuÅŸtur. Bunlar normalleÅŸme adımlarıdır, demokratik kültürümüzün geliÅŸmesine katkı yapacak hamlelerdir. ErdoÄŸan'ın tarihi nitelikteki konuÅŸması da aynı paralelde deÄŸerlendirmeyi hak ediyor.
Ayrışma devlette yok ama medyada var. Çünkü orada marjinallerin rahatça top koÅŸturacakları bir sahaya giriliyor. Medyadaki kutuplaÅŸma ve saflaÅŸma, aslında toplumsal ayrışmayı pompalamak isteyenlerin ekmeÄŸine yaÄŸ sürüyor.
Aşılması gereken zor bir süreçteyiz. Gerçek vatanseverlik bu tip sınavlarda belli olur. BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan, devlet katında bütünlük ve eÅŸ duyarlılık yansıtan bir konuÅŸma yaptı. O sözlerin altına imzamı atarım. Bütün kalbimle temennim, o konuÅŸmanın akıbetinin balkon konuÅŸmasına benzememesidir. Tarih ve talih, ErdoÄŸan'a bir kez daha büyük bir lider olma fırsatı tanıyor. Türkiye'nin demokratikleÅŸmesi adına baÅŸarılması zorunlu bir sınavda. Ülkemiz adına.