Hüsnü Mahalli hmahalli@superonline.com

kategori2

Emine ErdoÄŸan aÄŸlarken!

Emine ErdoÄŸan'ın daveti üzerine cumartesi günü Suriye, Ürdün, Katar, Lübnan, Pakistan liderlerinin eÅŸleri ile Kaddafi'nin kızı ve Azerbaycan Parlamentosu BaÅŸkan Yardımcısı İstanbul'a gelmiÅŸti.
Amaç, Gazze halkına yönelik İsrail saldırganlığına 'dur' demek ve Filistin halkı ile dayanışmayı dile getirmekti. Çağırılmış olmalarına raÄŸmen bu toplantıya gelmeyen baÅŸta Fransa ve İspanya olmak üzere tüm lider eÅŸleri umarım kendilerinden utanıyorlardır.
'Gazze'de bütün bir insanlığın vicdanı ve merhameti öldü. Burada ölenler Filistinli Müslüman diyerek katliama kayıtsız kalanlar, kendilerini ve vicdanlarını bir kez daha sorgulasınlar' diyen Bayan ErdoÄŸan, gözyaÅŸlarına hakim olamadı. AÄŸlamaklı bir sesle konuÅŸmasını zor tamamlayan Bayan ErdoÄŸan 'Ben burada her ÅŸeyden önce bir anne olarak konuÅŸuyorum, acımı dile getiriyorum' dedi. Bayan ErdoÄŸan daha önce Irak'taki katliamlar sırasında da aÄŸlamış ve insani duygularını en doÄŸal hali ile dışa vurmaktan çekinmemiÅŸti.
Bir insan için de bundan daha da doÄŸal bir ÅŸey olamaz.
Çünkü o bir annedir ve Bayan Livni gibi katil deÄŸil ve asla olamaz.
BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ı İsrail karşıtı sert söylemlerinden dolayı eleÅŸtirenler utanmazsa Emine ErdoÄŸan'a da 'neden aÄŸlıyorsun' diye saldırabilir ya da 'rol yapıyor' diyebilecek kadar vicdansızlaÅŸabilir. Çünkü onlar ne baba ne de anne olarak hiçbir duyguyu bilmez ya da kalmışsa da birazcık duyguları onu da satışa çıkarmışlar.
Çünkü bunca katliam, vahÅŸet ve barbarlığa raÄŸmen bu kiÅŸiler İsrail'in yaptıkları karşısında duygulanmıyor ve daha da önemlisi İsrail' i haklı göstermeye kalkışıyor.
Bu kiÅŸileri tanımlamak için kelime bulmak bile zor.
Onlara göre BaÅŸbakan ErdoÄŸan İsrail'e karşı çok sert ifadeler kullanıyormuÅŸ. Yani Türk halkının ve dünya kamuoyunun tepki ve nefretine neden olan bunca katliam ve vahÅŸete ErdoÄŸan sesini çıkarmamalı ya da suya-sabuna dokunmayan ifadelerle yetinmeli. Çünkü onlara göre İsrail ve ABD'deki Yahudi lobiler Türkiye'ye çok kızıyormuÅŸ...
Türk halkının İsrail karşıtı duygularından endiÅŸe duyan ve İsrail ile Yahudi lobileri adına korkmaya baÅŸlayan aynı kiÅŸilere göre 'Arap liderlerin birçoÄŸu tepki göstermezken, ErdoÄŸan'ın İsrail'i kızdırmasının bir anlamı yok.'
Duygu ve vicdanını kaybetmiÅŸ bu kiÅŸilerin anlaşılan onur ve saygınlık da umrunda deÄŸil. Çünkü onlara göre ErdoÄŸan, Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün gibi bazı Arap ülkelerinin ihanet içindeki liderleri gibi olmalı, İsrail ve ABD ile iÅŸbirliÄŸi yaparak Gazze'de ve genel olarak Filistin halkına karşı 41 yıldır iÅŸlenen cinayetlere sessiz kalmalıydı.
Aynı kiÅŸiler 'Filistinliler kendi aralarında anlaÅŸamıyor ve çatışıyor' diyerek ErdoÄŸan ve Türkiye'nin İsrail vahÅŸeti karşısında Filistinlileri yalnız bırakmasını istiyor.
Oysa ErdoÄŸan ve tarihi bilen herkes, dünyanın tüm kurtuluÅŸ savaÅŸlarında bu tür ayrılıkların ve çatışmaların yaÅŸandığını bilir.
Türk halkının KurtuluÅŸ Savaşı'nda mandacılığı isteyenleri ne çabuk unuttuk? İstanbul hükümeti ile TBMM hükümeti arasındaki anlaÅŸmazlık ve çatışmaları neden hatırlamıyoruz? Atatürk ve arkadaÅŸlarına karşı olanların komplo ve suikast giriÅŸimlerini tarih kitapları yazar.
Bir de ÅŸu 'Filistin Arapların meselesi' ve 'Araplar da Türkleri arkadan vurmuÅŸtu,  o zaman bize ne Gazze'den' diyenler var.
Her sıkıştıklarında böylesi aptalca söylemlere sığınan bu kiÅŸiler anlaşılan kendi tarihlerini de bilmiyor ya da biliyorlarsa da insanlara yalan söylemek onların karakterlerinin bir parçası olmuÅŸ.
Tıpkı tüm konularda olduÄŸu gibi...
Arapların Osmanlı'yı arkadan vurmadığını, tersine yüz binlerce Arap insanın Sarıkamış'ta, Çanakkale'de ve Balkan savaÅŸlarında Türk kardeÅŸleri ile yan yana savaÅŸtıklarını kitaplar yazar. Aynı kitaplar ne olduÄŸu herkesçe bilinen İttihat ve Terakki'nin Osmanlı Devleti'ni nasıl, hangi yöntemlerle ve niçin parçaladığını yazar. Önemli olan bu kitapları İsrail, ABD ve yandaÅŸlarının gözü ile okumamaktır.
Pazar günü Zaman gazetesinde yayınlanan Mustafa ArmaÄŸan'ın köÅŸesini okuyanlar ne demek istediÄŸimi anlar.
ArmaÄŸan dostumuz, Gazze'nin ve dolayısı ile Filistin ve Arap coÄŸrafyasının nasıl kaybedildiÄŸini çok özet tespitlerle anlatıyor.
Sayın ArmaÄŸan'a teÅŸekkür ederken izin verirse makalesine katkı olsun diye bir bilgiyi aktarmak istiyorum.
Kasım 1917'de Gazze ve Filistin'de Osmanlı'ya saldıran ve Kudüs'ü iÅŸgal eden İngiliz ordusunda Çanakkale'de olduÄŸu gibi 7 bin Siyonist Yahudi gönüllü vardı.
Son olarak da 'İsrail'e karşı yükselen dalga Yahudi düÅŸmanlığına dönüÅŸebilir' diyerek susmamızı isteyenlere bakalım. 
Sanki bizim baÅŸka bir iÅŸimiz yokmuÅŸ gibi İsrail'e gidip 'Filistinlileri öldür, biz de Yahudi düÅŸmanı olalım' diyoruz.
Beyler İsrail 'Ben bir Yahudi devletiyim' diyor.
ABD ise 'Siyonistlere saldıranlar İsrail'e, İsrail'e saldıranlar da Yahudilere saldırmış olur' biçiminde yasalar çıkarıyor.
Neyse ki; ABD yasaları Türkiye ve dünyada iÅŸlemiyor.
ABD ve yandaÅŸlarına düÅŸen görev; bizi bu yasalarla korkutup sindirerek susturmak deÄŸil, İsraillilerin cinayetine, vahÅŸetine, terörüne ve akıldışı ideoloji ve saplantılarına dur demektir.
Yalnız o zaman dünyadaki 12 milyon Yahudi, 4 milyar Hıristiyan ve Müslüman'dan nefret etmeyecek ve Müslüman ile Hıristiyanlar da kendi aralarında yaÅŸayan Yahudilerle barış içinde olacaklar.
Ve iÅŸte o zaman da Filistin kurtulur ve dünyada hiçbir problem kalmaz...

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3