Uğur Mumcu ile Tayyip Erdoğan aynı safta
Başlığın sizi afallattığını biliyorum...
Ama şu soruyu sormanızı rica ediyorum kendinize:
Eğer Uğur Mumcu hayatta olsaydı, Ergenekon Davası'nı nasıl değerlendirirdi?
'Bunlar fasa fiso, Kemalizm tasfiye ediliyor,' deyip geçer miydi?
Yoksa, 'haksızlığa uÄŸrayanlar var ama büyük resim benim yıllardır yazıp çizdiÄŸim ÅŸeylere çok benziyor,' mu derdi?
Ben ikinci cümleyi söyleyeceÄŸini düÅŸünüyorum.
İnternet üzerinden televizyon yayını yapan ONTV.COM.TR sitesinin editörleri, UÄŸur Mumcu'nun 1987 yılında Dikili'de yaptığı bir konuÅŸmanın görüntülerini ortaya çıkartmış...
Bakın ne diyor 1987 yılında Uğur Mumcu:
'Ben, dinci partinin de Marksist partinin de olduÄŸu bir demokrasi istiyorum.'
'Bu olmadan Atatürkçü maskesi takmış Abdülhamitçilerle mücadele etmemiz mümkün deÄŸildir.'
'Silahsız ve saldırısız her düÅŸüncenin örgütlenme hakkı olduÄŸuna inanıyorum. Böyle bir düzen kurulmadıkça, demokrasi arabesktir, sahtedir!'
'Erbakan'a laiklikten ceza verdiler. Hata ettiler. Olsa
olsa, sululuktan ceza verilmeliydi.'
Åžimdi...
Bu yazının baÅŸlığını niçin 'UÄŸur Mumcu ile Tayyip ErdoÄŸan aynı safta' diye attığımı anlamışsınızdır.
Yazının baÅŸlığı ÅŸöyle de olabilirdi...
'Deniz Baykal niçin UÄŸur Mumcu ile aynı safta deÄŸil?'
Türkiye zorlu bir süreç yaşıyor.
TSK gereÄŸini yapıyor, Hükümet gereÄŸini yapıyor, Emniyet gereÄŸini yapıyor, İstihbarat gereÄŸini yapıyor, Yargı gereÄŸini yapıyor...
Kimileri biraz kırıp dökerek, hatalar yaparak, tartışarak, mümkün olduÄŸu kadar etki altında kalmamaya çalışarak, ellerinden geldiÄŸince...
Bir CHP sürece katkıda bulunmuyor.
O tarihsel görevini yapsa; tuzaÄŸa düÅŸüp bütüne muhalefet etmese, belki de suç'un Kemalizm maskesi takmasını engelleyebilir, Cumhuriyetçilik ve Kemalizm kavramlarının daha az yara almasını saÄŸlayabilirdi.
Madem, 'suç' Cumhuriyetçilik maskesi takabiliyor, Cumhuriyetçilerin bu maskeyi takanların yüzünden indirmesi gerekmez mi?
Böyle bir tutum, yapılan hataların da azalmasını saÄŸlamaz mı?
İktidar fobisi yine mi baÅŸ gösterdi?
Acaba, CHP samimiyetle iktidar olmak istiyor mu?
Bakalım seçimlerden önce, Mart 2007'deki analizimizde neler yazmışız:
'İktidara ulaşılacak bir açılım CHP'nin aklının ucundan bile geçmiyor. (...) AK Parti'ye muhalefet, seçmenin gözü ve kudret merkezlerinin izni önünde marjinal partilere savruluyor. (...) Kudret merkezleri ve siyasi elit, sanki gizli bir yemin etmiÅŸçesine Türkiye'nin ateÅŸteki kestanelerini AK Parti'ye toplatmaya karar vermiÅŸ.'
Åžimdi CHP Gürsel Tekin'in kiÅŸiliÄŸinde meczolan bir açılım yaptı, Kemal KılıçdaroÄŸlu'nun belge çalışkanlığı bir rüzgar yarattı ya...
Acaba diyorum, bu geliÅŸmeler, Deniz Baykal'a 'haddimizi aÅŸtık, bir iktidara gelme tehlikesi hasıl olabilir;' diye düÅŸündürtmüÅŸ olabilir mi?
Çünkü anlayamadığım bir ÅŸekilde, 'tık' diye durup, Ergenekon muhalefetine hapsoldular.
Ülkenin ateÅŸteki kestanelerini toplamaktan kaçarsanız; toplayan elbette kendi usulünce toplar...