Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Pardon, Fethullah Hoca'nın adını duyamadım!

Dünkü Hürriyet'te Saygı Öztürk imzalı bir haber Tuncay Güney'in dört DVD'lik 'Ergenekon seti'ndeki açıklamalara iliÅŸkin çeliÅŸkili durumları ortaya koyuyor. Bir an önce aydınlatılması gereken çeliÅŸik durumlara bakalım.
Emniyet ifadenin 2001 yılında alındığını beyan etmesine raÄŸmen, tanık avukatları çok ilginç iki detay yakalamışlar:

* Bunlardan biri Güney'in yaşıyla ilgili. Bir gazetenin reklam müdüründen bahsederken, 'Benden üç yaÅŸ küçük, ÅŸimdi 33 yaşındadır' diyor. Tuncay Güney resmi kayıtlara göre 1972 doÄŸumlu. Reklam müdürünün 33 yaşında olması için, Güney'in ifadeyi 2008'de vermesi gerekiyor. İddialardan biri Güney'in Türkiye'ye gizlice getirilip ifadesinin alındığı...

* Bir diÄŸer çeliÅŸkili durum da Veli Küçük'ün 2005 yılında bir yerel yönetimle yaÅŸadığı problemi anlatırken ortaya çıkıyor. Güney bu konundan bahsederken '2005 yılı' diyor. 2001 yılında, 2005 yılında yaÅŸanacak bir problemi anlatması pek mümkün deÄŸil herhalde. DoÄŸu Perinçek'in avukatı Mehmet Cengiz de bu bilgiye dayanarak Tuncay Güney'in 2005 yılında Türkiye'ye getirildiÄŸi ÅŸüphesinin oluÅŸtuÄŸunu söylüyor.

İfadenin neden ve nasıl alındığı da çok ilginç. Dünkü gazetelerin tamamı Tuncay Güney'in bir 'oto yolsuzluÄŸu'ndan içeri alındığı haberini vermiÅŸti. Oto hırsızlığından gözaltına alınan biri sekiz saat boyunca içine Veli Küçük'ten Cumhuriyet gazetesinin hisse devrine, oradan Sabancı suikastına kadar uzanan konular hakkında nasıl ifade verir? Her oto yolsuzluÄŸuna karışan için geçerli midir bu?

Nitekim Güney'in oto yolsuzluÄŸuyla ilgili davası gıyabında sürüyor. Kendisi televizyonda rüÅŸvet vererek yurtdışına kaçtığını gururla anlatıyor. EÄŸer vermeseydi pasaport kontrolünde kaçakçılıktan içeri alınacaktı. Türkiye'ye geldiÄŸi anda da sınır kapısında oto kaçakçılığından yakalanacak.
Bu yüzden sorguya alınan birinden Ergenekon soruÅŸturmasının kodlarını aydınlatmasını beklemek ne derece güvenilir?
Zaten her ÅŸeyden önce, kendisi ne kadar güvenilir ki? Mesela haham olduÄŸunu iddia ediyor. Ne Amerika'da ne de Kanada'da onu kabul eden Yahudi Cemaati var.
Dünkü Milliyet'te Acar BaltaÅŸ, onu 'sosyopat' olarak tanımlamış: 'Güney'in polis sorgusundaki rahatlığı dikkat çekici. Elini çok sık yüzüne götürmesi, gözünü sertçe ovması, boynunu kaşıması ve tüm bu hareketleri yaparken de çok net ifadelerle konuÅŸmasını sürdürmesi, yalan söylediÄŸinin göstergesi.'
Hadi her ÅŸeyi sineye çekelim, kabullenelim ve Güney'in sekiz saatlik ifadesini 'meÅŸru' kabul edelim. Bu ifadenin hakikaten de bizi Türkiye'nin karanlık yıllarını aydınlatacak bir iÅŸaret gibi görelim.
Ama bütün bunları kabul ettiÄŸimizde bile hala ortada çok ÅŸaibeli bir durum var.
Güney'in ifadesinin servis edilen bölümlerinden Fethullah Gülen ve Mehmet Eymür'le ilgili kısımlar tamamen çıkarılmış.
Bu filtreleme iÅŸlemini, eski BaÅŸbakan Mesut Yılmaz'ın açıklamalarıyla birleÅŸtirelim:
'Bizzat Emniyet kaynaklı bazı bilgiler geliyor ki, Emniyet içerisinde filat tipi yapılanmalar oluyor. İstihbarat diyorlar, tamamen F tipi. Bunu söyleyen Emniyet mensupları. İşler bu raddeye gelmiÅŸse, bu belki Susurluk döneminden daha vahim bir geliÅŸmedir. Burada her türlü manipülasyona açık olmak lazım. EÄŸer orada böyle bir yapılanma, böyle bir yuvalanma hakikaten söz konusu ise, bu iddialar doÄŸru ise, o zaman durum belki 12 Eylül öncesinden daha vahimdir.'
Tuncay Güney'in sözlerini doÄŸru kabul edeceÄŸiz de, Mesut Yılmaz'a güvenmeyecek miyiz?
Mesut Yılmaz'ın sözleriyle ifadelerden Fethullah Gülen'le ilgili kısımların çıkartıldığı gerçeÄŸini birleÅŸtirdiÄŸimizde bütün bu olayın bir 'Cemaat operasyonu' ve Mehmet Eymür 'tasarımı' olduÄŸunu düÅŸünmemek mümkün mü?

Çankaya'da içki içmeyen sinemacı kim?
CumhurbaÅŸkanı'nın Türkiye'nin ÅŸöhretlerini ağırladığı Çankaya Sofraları'nın son konuÄŸu sinemacılardı. Yücel Çakmaklı, Erden Kıral, Sinan Çetin, Türker İnanoÄŸlu, Gani Müjde, Zuhal Olcay, Lale Mansur ve Åžener Åžen katıldı.
Yemekte bol bol sinema konuÅŸuldu, ama Gül özel olarak sanatçılarla ilgili yorum yapmadı. Basına yansıyan Åžener Åžen'in filmlerini beÄŸendiÄŸi bilgisi dışında özel iltifatlardan kimse nasibini almadı.
Epey zengin bir mönü hazırlanmıştı, yemekte beyaz ÅŸarap da içildi. Yücel Çakmaklı içkiden muaf konuklardandı. Asıl ÅŸaşırtıcı olansa Sinan Çetin'in içki içmemesiydi. Çetin, yemek de yemediÄŸi gibi sofrada sadece çayla yetindi.
Gül sinemacıların ÅŸikayetlerini sadece dinledi, yanıt vermemeyi tercih etti. RTÜK hakkındaki ÅŸikayetler hakkında bir yorum yapmadı. Dizilerin neden 90 dakika olduÄŸunu sordu, rating meselesini anlamaya çalıştı.
Türkiye'de film çekmek isteyen yabancı yapımcılara yönelik ağır vergilerin kaldırılması gerektiÄŸine dair önerilere ise kulak kabarttı. Vergiler kalkınca Türkiye'ye, Avrupalı ve Amerikalı filmcilerin geleceÄŸini öÄŸrenen Gül bu konuda bir çalışılma yapılması gerektiÄŸine ikna oldu. Bir buçuk saatlik yemeÄŸin en verimli tarafı buydu.

Özür dilemedim!
Son derece saçma olduÄŸunu düÅŸündüÄŸüm ve bu köÅŸede de eleÅŸtirdiÄŸim 'Ermeniler'den özür diliyorum' kampanyasına birileri benim de adımı yazmış. Bu kampanyayla ilgili kim bilir kaçıncı sahte imza bu. Elbette ne imza attım ne de özür diledim.
İmza sahtecilÄŸi yapanların, bu sahte imzalara bel baÄŸlayarak listeyi kalabalık göstermeye çalışanların özürlerinin samimiyetine güvenilir mi?



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3