Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Babam geldi

AkÅŸamüstü bir gün sonra yazacağım yazının konusunu düÅŸünüyordum.
O gün Türk Ticaret Kanunu'nda deÄŸiÅŸiklik yapılacağını öÄŸrenmiÅŸtim. Aslında ne kadar da büyük gazeteci olduÄŸumu tekrar anladım. Çünkü ben Türk Ticaret Kanunu'nda deÄŸiÅŸikliÄŸe gidileceÄŸi haberini yaklaşık 30 yıl önce Güneri CıvaoÄŸlu'nun yönettiÄŸi GüneÅŸ gazetesinde haber olarak yazmıştım.
ManÅŸet yapılan bu haberime, ortada hiç olmayan bir konuyla ilgili yazdığım için eleÅŸtiri getirenler olmuÅŸtu. Benimle alay bile etmiÅŸlerdi. Güneri Bey bana kızmıştı bile. Ben de ona 'İnan bana, dediÄŸim mutlaka çıkar benim' demiÅŸtim.

Åžimdi benimle alay etmiÅŸ olan, bana kızan herkesten gecikmeli olsa da bir özür bekliyorum.

Türk Ticaret Kanunu ile ilgili deÄŸiÅŸiklikler konusu ÅŸimdi TBMM'de görüÅŸülüyor. Buna ne diyeceksiniz bakalım beyefendiler. Güneri Bey? YiÄŸidi öldür ama hakkını yeme. Sizden özür deÄŸil, sadece sonunda haklı çıktığımı söylemenizi bekliyorum. Tarih beni haklı çıkardı. Gönlüm rahat, ben uydurma haber yazmam. Sadece uzun vadede geçerliliÄŸi olan haberler yazarım. Anlaşıldı mı beyefendiler! Ve fena da atlatırım diÄŸerlerini.
Bunu düÅŸünüyordum ve belki sadece bu konuya ayrılmış bir köÅŸe yazarım diye de düÅŸünüyordum ki; bir ÅŸanssızlık eseri kış ayında beni ikinci kez ziyarete gelmiÅŸ olan babam bana 'Haydi saat 17.30, Fox haberlerini seyredelim' dedi.

Ben 'Memnuniyetle' dedim ve başladık seyretmeye.
Kriz bu ÅŸekilde sürerse, tahmin ediyorum ki babam bize yerleÅŸecek. Çünkü benim durumumu merak ediyor. O bize yerleÅŸirse, krizin bu dünyada en büyük darbeyi vurduÄŸu insan da ben olacağım. Bu da bilinsin.
Aslında haber izlerken ortalık çok sakindi. Ama birden kafama tokat atıldı ve babam bana 'İyi bok yedin, her ÅŸey senin yüzünden oldu' dedi.
Ben 'Ne oldu ne yaptım ki?' diye döndüm ve bir ÅŸaplak daha yedim. 'AÄŸzını tutamıyorsun, elini tutamıyorsun' dedi ve iki organımla ilgili burada tekrarlayamayacağım laflar etti. 'Takmışsın kızcağızın bacaklarına. Yok bacak bacak üstüne atıyormuÅŸ da, yok eteÄŸinin boyu biraz daha uzun olmalıymış da. Bak senin yüzünden herhalde kızcağız utanmış olmalı, ÅŸimdi nerdeyse kafasının üstüne çuval geçirecek hale gelmiÅŸ. Sen yazmamış olsaydın ÅŸimdi ne güzel seyredip, dinleyecektik iÅŸte' dedi.
Ben 'Ama baba benim anlatmak istediÄŸim ekran zarafeti üzerine bir ÅŸeydi. Bunun seksle ilgisi yoktu ki' dedim.

Eline gazeteyi aldı, kıvırıp kafama vurdu ve 'Sus, bana yalan söyleme. Sanki ben seni tanımıyor, bilmiyorum. O kafanın nasıl sapık çalıştığını ben iyi bilirim' diyerek bitirdi konuÅŸmasını.

('Dedikodu' olsun diye söylüyorum; kafama vurduÄŸu gazete Hürriyet'ti. Bunun bana bir mesaj verme niyetiyle alakası yoktu. Sadece gazetenin kalınlığıyla ilgili bir ÅŸeydi bu.)

KonuÅŸmanın bittiÄŸini, son kelimeyi söyledikten sonra büyük sakinlikle piposunu günün 15'inci doldurmasını yapmaya baÅŸlamasından anlamıştım. Çok sakindi o an. Ben ona; 'Peki ben sapığım. Sen çok mu normalsin ki?' dedim. Öyle ya; akÅŸam vakti durup dururken haber seyretme coÅŸkusu yaÅŸaması herhalde habere ve özellikle Fox haberlerine duyduÄŸu büyük açlıkla açıklanamaz deÄŸil mi?

Benim babam 82 yaşında. Karşısına güzel bir kadın otursun, ona hiç kıpırdamadan sabit olarak saatlerce bakabilir. Gözleri tuhaf baktığından birçok kadının babamı seri katil zannedip yanından kaçtığına ÅŸahit oldum.
Oysa onun sadece gözleri kötü bakar. Sadece bu yüzden henüz  3 yaşındayken sokakta durup dururken dayak da yermiÅŸ. Babaannem söylemiÅŸti.

Neyse; sadece benim deÄŸil, ikimizin de sapık olduÄŸu, ikimizin de hınzır düÅŸündüÄŸü konusunda anlaÅŸtığımızdan biraz rahatladım. Ama galiba adamın eli hala ağır olmalı. VurduÄŸu yerler hala acıyor.
Evimize 'TiÅŸa' adında bir kedi daha geldi. Babam sürekli olarak onu 'TaÅŸak' diye çaÄŸrıyor. Sonra haberler hakkında yorumlar da yapıyor.
İsrail'in Gazze'de yaptıkları ekrana geldiÄŸi an durup dururken 'Ben ÅŸu Hamas'a çok kızıyorum' dedi. Ben cevap alırım diye korktuÄŸumdan 'Neden?' diye sormadım ve tuhaf bir ÅŸekilde çalıştığı mantık yürütme mekanizmasını çözmeye giriÅŸmedim.

Sonra birden kızıp 'Senin hiç vicdanın yok mu be?' dedim. Bana cevap vermedi. Suratıma o gözleriyle sabit baktı ve tam üç kez hapşırdı. Ben buna çok sevindim. Çünkü genelde hapşırmaya baÅŸladığında 30'u mutlaka aÅŸar. Bu kez ucuz kurtulmuÅŸtuk.

Sohbetimiz bu ÅŸekilde sürdü gitti. Sonra sohbetimizin bir aÅŸamasında ben bu sıcak sohbeti kesmeyi kararlaÅŸtırdım. Bu tek taraflı bir karardı ve bunu ona deklare etmek zorunda kaldım. Çünkü bana durup dururken ÅŸöyle bir cümle etmiÅŸti:

'Biliyor musun Serdar ben etek tıraşı için Remington marka bir alet aldım.'
Sohbeti kestim. Çünkü iÅŸ artık absürde doÄŸru gidiyordu ve ayrıca böyle baÅŸlayan bir sohbet açılış cümlesine benim bile verilebilecek cevabım da yoktu maalesef.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3