Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Büyüklüğün önemi vardır

Yazı okurken canınız sıkılmasın, biraz eÄŸlenin diye her gün saçımı süpürge yapıp uÄŸraşıyorum.

Takdir ediliyorum mu bilemiyorum.
Bunu bilmesem de ben her gün yazdığım konuya biraz renk katacak boyutlar sokacağım.

Bugün birçok insanın hayallerini yıkacak ve baÅŸlığın çaÄŸrıştığı ile hiç alakası olmayan bir konu üzerine yazacağım. Bugün ciddi bir yazı yazma zamanım. (Entelektüel aybaşı türü bir ÅŸey olmalı bu.)
Bugün aslında ekonomi ile alakalı olacak yazı. (Beklentilerin farkındayım, her gün gelen mektup bombardımanından biliyorum ne istediÄŸinizi. Merak etmeyin, o yöne doÄŸru da gideceÄŸim pek yakında...)
1960 yılında Volkswagen Amerika'da çok ilginç bir reklam kampanyası baÅŸlatmıştı. Bir zemin üzerinde sadece 'Küçük DüÅŸünün' yazıyordu (Think Small). Reklam kampanyası bundan ibaretti. Tabii ki bu Volkswagen'in Beetle modeli için açılmış bir kampanyaydı.

Zamanlaması ise çok enteresandı. Çünkü 1960'lar tam da Amerika'nın hem ekonomide hem politikada hem de bölgesel yayılmacılıkta tersine 'Büyük DüÅŸünmeye' baÅŸladığı bir tarihti.

ABD o günlerde hayatın her alanında 'Büyük daha da büyük' demeye baÅŸlamıştı. Genelde büyük arabalar üretiliyordu. ABD dünya ölçeÄŸinde gücünü ve denetimini daha da fazla yaymaya baÅŸlamıştı.
Volkswagen ÅŸirketi ise bu genelde geçerli trendlere tamamen karşı çıkan bir kampanya baÅŸlatarak çok büyük ilgi çekmeyi baÅŸarmıştı.
Hayatta tersine davransalar da Amerikalılar aslında küçük düÅŸünmeye çok alışıktır.

Küçük iÅŸyeri sahipliÄŸinin Amerikan kültüründe ayrı bir yeri vardır. Küçük kasaba deÄŸerlerinin de önemi büyüktür ama bu kültürel eÄŸilimlerine karşın gerçek yaÅŸamda kendileriyle de çeliÅŸerek hep büyüÄŸe, daha da büyüÄŸe oynadılar. Borsadaki kazancın da normal olanı onları tatmin etmedi. Daha çok kazanmak için karmaşık fikirler ürettiler. Borsaları dev oldu, yatırımları da inanılmaz boyutlar aldı.

Ben ÅŸimdilerde 1960'lı yıllardaki o baÅŸarılı reklam kampanyasını düÅŸünürken  'Küçük DüÅŸün' önerisi toplumca kabul görseydi acaba bugünkü kriz çıkar mıydı diye de düÅŸünmeye baÅŸladım.
Ama bu olmadı. 1960'lı yılların sonunda baÅŸlayan kültürel geliÅŸmelerin de etkisiyle o tavsiye sadece bir alt kültürün sloganı olarak kaldı.
Beetle marka arabalar ondan sonra daima toplumun hakim kültürünün raÄŸbet ettiÄŸi bir araba deÄŸil, daha çok muhalif, sosyal deÄŸerleri yüksek ve hakim kültüre karşı olan kültürlerin arabası olarak görüldü.
Bu araba modeli üzerine farklı bir kültür oluÅŸturuldu, fan kulüpler kuruldu. (Türkiye'de de var bunlardan.) Sahiplerine hep '68' ruhuna sahip insanlar olarak bakıldı.

Beetle modelinin üzerine yaratılan kültürün oluÅŸmasında 1969 yılında gösterime sokulan ve daha sonra yenileri de yapılmış olan 'Herbie' adlı film karakteri de çok önemli katkıda bulunmuÅŸtur.
Herbie aklı olan ve bağımsız davranan bir Beetle marka otomobildi. İlk filmin adı 'The Love Bug'dı. Karakter çok sevimliydi. Seyredince insanın hemen gidip bir Beetle otomobil alası geliyordu.
Bu alt kültür çok geliÅŸti, çok da zenginleÅŸti ama toplumun hakim kültürü olsaydı acaba ekonomik kriz de çıkar mıydı? Bunu hiçbir zaman net olarak cevaplayamayacağız.

Galiba sadece ÅŸunu söylemek mümkün: Reklamda denildiÄŸi gibi 'Küçük düÅŸünebilseydi' herhalde bugünkü kriz en azından bu kadar büyük olmazdı.
Ama iÅŸin ÅŸu boyutu da var; Amerika büyük geliÅŸme baÅŸarısını da daima büyük düÅŸünmesine borçlu.
Bu yüzden büyük depresyon baÅŸlarken New York'ta yine büyük düÅŸünüldü ve ekonominin durumuna raÄŸmen Empire State binasının inÅŸasına baÅŸlandı. (Binanın adı bile imparatorluk baksanıza.)
Yayıncılık yaÅŸamında da büyük düÅŸünüldü ve bugünlere kadar baÅŸarıyla gelen New Yorker dergisi 1925 yılında kuruldu. YaklaÅŸan depresyonu kimse takmadı.

ABD ÅŸimdi bu krizden de çıkacak. Tüm dünya onun yapacaklarını bekliyor.
Åžimdi önümüzdeki soru ÅŸu: Acaba bu kez 'Küçük' mü yoksa yine 'Büyük' mü düÅŸünerek çıkacaklar krizden?...
Amerikan halkının bir alışkanlığı var. İlk önce küçük deÄŸiÅŸimlere bakıyor, bunu kabul edip, benimseyince de ondan daha büyüÄŸünü uygulamaya geçiyor.

Birçok insan bu nedenden dolayı toplumdaki trendlerde ve tavırlardaki küçük deÄŸiÅŸimlere çok önem veriyor. Buna da 'Micro-trends' deniliyor. 
Açıkladığı programa baktığımda, Obama da galiba ilk önce bu küçük deÄŸiÅŸimleri  baÅŸlatıp sonra büyüÄŸe atlanmasını teÅŸvik edecek gibi geliyor bana.

Mikro düzeydeki deÄŸiÅŸimlerden sonra ABD makro düzeyde yani büyük düÅŸünmeye baÅŸlayınca global kriz de ortadan kalkacak.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3