Dünyada ilginç bir ÅŸey oldu mu mutlaka bir ucundan tutmaya kalkanlar bizim ülkemizde de mebzul miktarda vardır. Obama BaÅŸkan oldu. Dünya beklenti içinde... Ben deÄŸilim; ABD'nin al” menfaatleri deÄŸiÅŸmez. BaÅŸkanlarının da temel politikaları... Ama dedik ya olay ilginç... Bizden de Obama'ya kebap, bornoz falan gönderenler mutlaka çıkar.
Bu nedenle geçenlerde sadece bizim medyada yer almış, ABD'de doÄŸrulanmamış bir haberi biraz o anlamda deÄŸerlendirdik: Bir Türk Obama'ya danışmanlık yapacak!
Tamamında deÄŸil ama medyamızın hatırı sayılır bir kesiminde yer aldı bu haber. Söz konusu, İsviçre'de yaÅŸayan ve 'Clown'luk denen bir mesleÄŸi baÅŸarıyla icra eden iyi niyetli olduÄŸu haberlerden anlaşılan Riccon İlhan DoÄŸan adında biriydi. Ben de medyanın haberi doÄŸrulatmadan yazmasını doÄŸru bulmamıştım. Bunun üzerine Riccon Bey'in menajeri olduÄŸunu söyleyen Filiz Alışık Hanım'dan bir mesaj aldım. Sonra da kendisine ÅŸu e-postayı gönderdim:
'Filiz Hanım. VerdiÄŸiniz bilgiler için teÅŸekkürler. Riccon Bey'in web sitesindeki (www.riccon.ch) kupürlerden, kendisinin İsviçre'de baÅŸarılı bir 'Clown' (Palyaço, Soytarı) komedyen olduÄŸu anlaşılıyor.
Benim meselem Riccon İlhan DoÄŸan Bey'le deÄŸil. Benim meselem Türk medyasıyla. (Haberi farklı üç kaynakla görüÅŸmeden yazdığı için Abdi İpekçi'den fırça yemiÅŸ bir gazeteci kuÅŸağından geldiÄŸimden olacak.) Tek kanaldan gelen enformasyonu baÅŸka kaynaklara (en azından ikinci bir kaynaÄŸa) doÄŸrulatmadan kullanmalarını mesleki olarak doÄŸru bulmuyorum...
White House ya da Barack Obama kaynaklarından henüz doÄŸrulanmamış bilgilere medyanın özenle yaklaÅŸması gerektiÄŸine inanıyorum. İletiÅŸim iÅŸlerinden biraz anlayan biri olarak mesajınızda kullandığınız 'Riccon, Bey hakkında biraz bilginiz eksik. OrtadoÄŸu Kültürleri arası iletiÅŸim konusu BaÅŸkan Barack Obama'ya bilgi verenlerden biri. İsviçre'den yazdığı raporları ileterek bir çalışma içindeler. Yani bir nevi bilgilendirecektir' ÅŸeklindeki bilgiyi çözümleyebilmiÅŸ deÄŸilim. Herhalde uzun yıllardır İsviçre'de yaÅŸadığınızdan olsa gerek; cümle mimarisinde bir problem var sanki. Ben içinden çıkamadım...
Meseleyi anlayıp varsa hatamı düzeltmem için ÅŸu basit soruları yanıtlamanız yeterli olacaktır:
1. Türk medyasına 'Danışmanlık' ÅŸeklinde yansımış (ya da yansıtılmış) olan bu hizmet; Obama'nın (ya da ofisinin) talebi üzerine mi verilmektedir; yoksa Riccon Bey, sözü geçen 'raporları' kendi isteÄŸi ile karşı taraftan bir talep gelmeksizin Obama'nın ofisine göndermektedir?
2. Arada iÅŸin süresini, ücretini, nevini belli eden bir sözleÅŸme ya da yazışma var mıdır?
3. Mesajınızda belirttiÄŸiniz OrtadoÄŸu uzmanlığını Riccon Bey nasıl edinmiÅŸtir; ne kadar zamandır bu uzmanlıkla ilgili ürünler (konferanslar, makaleler, kitaplar vb.) vermektedir? İlginize teÅŸekkür ederim. Saygılarımla.'
Filiz Hanım bu arada gerekli tüm telefon numaralarını vermiÅŸ. Ayrıca Riccon Bey'in 21 Ocak'ta İstanbul'da olacağını ifade etmiÅŸ... Kendileri veya olayı bilen tanıklar bilgi verirlerse; burada gereÄŸini hemen yaparız...
Becel ne yaptı acaba?
Ödülü ben alsaydım bu kadar sevinemezdim. BahçeÅŸehir Üniversitesi'nde geçen yıl son sınıf öÄŸrencilerimizden Bahar YaÅŸlı bizim dersin sınavı için hazırladığı Becel projesi ile Aydın DoÄŸan Vakfı 20'nci Genç İletiÅŸimciler Yarışması'nda Halkla İliÅŸkiler Dalında Kurumsal İletiÅŸim Projesi'nde birincilik ödülünü almış...
Aslında sınıftaki tüm öÄŸrenciler Bahar kadar iyi idiler. Çok iyi bir kuÅŸak yetiÅŸiyor. Yeter ki üniversiteler öÄŸrencileri sektörden ve gerçeklerden kopuk eÄŸitmesinler... Bu tür projelerle pazarlama iletiÅŸimi dünyasının somut koÅŸulları içinde çalışmaya alıştırsınlar.
Ha sahi merak ettim doğrusu: Becel bu durumda ne yaptı acaba?..
Özür
İki kız kardeÅŸin ikisine de özel bir sevgim vardır. Demet AkbaÄŸ ve Sedef İybar... Sedef geçenlerde medyadan dostlara Park Åžamdan'da muhteÅŸem bir yemek verdi. Bütün yemekleri Tefal'in yeni ürünü Actifry ile (bir tatlı kaşığı yaÄŸ ile bir kilo patates kızartmaca vb.) piÅŸirmiÅŸti. Ben de konuyu dün burada yazdım. Sakınan göze çöp batarmış. Yazıda Demet'in adını hiç geçirmek niyetinde deÄŸildim. Oysa sen tut, yazıda 5 kez Sedef'ten söz etmiÅŸsem, en az üçünde yemeÄŸi Demet düzenlemiÅŸ gibi yazmışım... Olacak iÅŸ deÄŸil... Her iki arkadaşımızdan da özür diliyorum... Beni bağışlayacaklarından hiç kuÅŸkum yok...