Bu yazı bir toplumsal borcumuzu ödemek için yazıldı. ABD'li melez ÅŸarkıcı Eartha Kitt geçtiÄŸimiz günlerde öldü ve medyamız da onu pek anmadı. Halbuki Eartha ülkemizin tanıtımına büyük katkı yapmıştı.
1950'li yılları hatırlayabilecek yaÅŸta olanlar Eartha Kitt'i unutmamışlardır. 1951 yılında İstanbul'un en önemli eÄŸlence mekanı, ElmadaÄŸ Caddesi üzerinde bulunan Kervansaray apartmanındaki lokanta ve onun kulübü idi. 2008 yılının son günlerinde ölen Amerikalı ÅŸarkıcı Eartha Kitt 1951 yılında burada sahneye çıkmıştı. Orhan Boran'ın öÄŸrettiÄŸi 'Üsküdar'a gider iken' ÅŸarkısını, Türkçe ve İngilizce söyleyerek büyük sükse yapmıştı. Eartha Kitt'in Amerika'ya döndükten sonra plağını yaptığı bu Türk ÅŸarkısı, iki yıl içerisinde meÅŸhur olmuÅŸ ve birkaç milyon satmış bir plak olarak ülkemize geri dönmüÅŸtü.
Annesi Afro-Amerikalı ve kızılderili melezi olan Eartha, 1927 yılında doÄŸmuÅŸtu. Eartha hayata çok zor baÅŸlamıştı. Annesi 14 yaşında pamuk tarlasında bir beyazın tecavüzüne uÄŸramıştı. Babasının da Alman veya Hollanda asıllı olduÄŸu tahmin ediliyor ama ortada yoktu. Önce koruyucu bir ailenin yanına verilen Eartha, sonraları teyzesi tarafından büyütüldü.
Sahne kariyerine Katherine Dunham TopluluÄŸu'nda dans ederek baÅŸladı. İlk filmi olan Casbah'ta 1948 yılında rol aldı. 1950 yılında Orson Welles ile çevirdiÄŸi Dr. Faustus filmi ile tanınmaya baÅŸladı. Welles onu, 'Dünyanın en heyecan verici kadını' olarak tanımladı. 1960'lı yılların ünlü televizyon dizisi 'Batman'in son bölümünde 'kedi kadın' rolünü oynadı.
Eartha Kitt 1960 yılına kadar televizyon, film ve gece kulüplerinde ÅŸarkı çalışmalarına devam etti. Bu dönemde 'Let's Do It', 'Champagne Taste', 'C'est si bon', 'Monotonous', 'Santa Baby' gibi ÅŸarkıları ile sanat yaÅŸamında tırmandı.
Siyah-beyaz mücadelesinin zirvede olduÄŸu 1968 yılında, BaÅŸkan Johnson'un eÅŸi Lady Bird Johnson'un Beyaz Saray'da verdiÄŸi bir davete katıldığında söylediÄŸi sözler Amerika'daki sanat hayatına bir süre ara vermesine sebep oldu. Davet sırasında Lady Johnson'un Vietnam savaşı hakkındaki düÅŸüncelerini sorması üzerine, 'Ülkenin en iyi gençlerini vurularak ölmek ve sakatlanmak için Vietnam'a gönderiyorsunuz, sonra da onların olanlara isyan etmesine ÅŸaşıyorsunuz!' diye cevap vermesi, First Lady'yi aÄŸlatmıştı. Bu olaydan sonra Eartha Kitt bir süre istenmeyen bir ÅŸarkıcı haline geldi ve sanat hayatına Avrupa'da devam etmek zorunda kaldı. 2001 yılında Vanity Fair dergisinde yapılan bir röportajda Eartha bu olayda söylediklerinden dolayı hiç piÅŸman olmadığını, mutluluk duyduÄŸunu söylüyordu. Sonunda 1978 yılında BaÅŸkan Carter'in Beyaz Saray'a davetiyle Avrupa sürgünü sona erdi.
Eartha Kitt bir tek Vietnam savaşı karşıtlığı ile manÅŸetlere çıkmamıştı. 1974 yılında Güney Afrika'da verdiÄŸi konserlerle de dikkati çekmiÅŸ ve 'apartheid' politikasına karşı gelmesi ile de tanınmıştı. Son olarak da 'I Love Men' ÅŸarkısında eÅŸcinsel haklarını savunması ile de ön plana çıkmıştı.
Eartha Kitt dört dili çok iyi konuÅŸan ve on dilde ÅŸarkı söyleyebilen bir sanatkardı. New York Times'ta Brooks Atkinson onun için 1952 yılında, 'O yalnızca tahrik edici deÄŸil aynı zamanda bir ÅŸarkıyı alevler içinde bırakan bir sanatkardı' sözlerini kullanıyordu.
Eartha Kitt 2008 yılı 25 Aralık günü 81 yaşında ölünceye kadarki yaÅŸamı boyunca 35 filmde rol aldı, sayısız long play, single ve CD doldurdu. 2003 yılında 77 yaşındayken 'Nine' oyunu ile sahnedeydi. 80 yaşındayken 2007 yılında 'Santa Baby' adlı meÅŸhur Noel ÅŸarkısının adını taşıyan yeni CD'si çıkıyordu.
Peki Eartha Kitt'in ülkemizde bu kadar tanınmasına sebep olan 'Katip' kimdi? Bu konuda Prof. Dr. Beynun AkyavaÅŸ'ın 'Sultaniyegah İstanbul' kitabında verdiÄŸi bilgiye göre, ÅŸarkının kahramanı olan katip, Üsküdar Adliyesi'nde BaÅŸkatip olarak çalışan Aziz Mahmut Bey'di. Aziz Mahmut Bey yakışıklılığı ve yeÅŸil gözleriyle dikkat çekermiÅŸ, 17 defa evlenmiÅŸ; ÅŸarkının güftesini de eÅŸlerinden biri Seyyide Hanım yazmış.
Åžarkının bestesinin bir Bayburt türküsünden alındığını söyleyenler olduÄŸu gibi, bir Arap ÅŸarkısı olduÄŸunu ileri sürenler de var. Fakat en kuvvetli rivayete göre, beste 1853-56 Kırım savaşı sırasında Üsküdar Selimiye kışlasında bulunan İskoç birlikleri için yazılan bir marÅŸtır. Oldukça beÄŸenilen bu marÅŸ sonraları İskoç saat fabrikalarından biri tarafından konsol saatlerine yerleÅŸtirilir. Bu saatler de 'Katibim türkülü saat' olarak Türkiye'de büyük ilgi görmüÅŸtü.