Milliyetçi bir söylemle kamuoyu yoklamaya çalışan, ama aslında hiç de milli olmayan bazı organizasyonlar kendilerini askerin iradesi ile yan yana göstermeye çalıştı mı?
Çalıştı.
'Suç' TSK içerisine sızmaya, orada da büyüyüp serpilmeye gayret etti mi?
Etti.
Birtakım provokasyonlar askeri darbeye kışkırtmaya çalıştı mı?
Çalıştı.
Peki TSK ne yaptı?
1. Kurum dışındaki organizasyonlarla arasına mesafe koydu.
2. Suçun temizlenmesine vaziyet etti, ilgilileri hukuk çerçevesinde kurumdan uzaklaÅŸtırıp yargıya teslim etti.
3. Darbe provokasyonlarına karşı 'demokratik tepkiler' göstererek, adına yazılan planları boÅŸa çıkarttı.
4. Büyük baÅŸarıdır. Bir yandan terör ile mücadele ederken bunların tümünü gerçekleÅŸtirebildi.
Öyleyse...
Medyada, 'news management' numaralarının çekim alanına esir olmuÅŸ saftirik bazı gazetecilerin, 'her türlü suçun müsebbibi TSK ve personelidir,' söylemi ne anlama geliyor?
Daha net ifade edelim:
Kendisine ulaÅŸan belgelerin ve bilgilerin iÅŸlevini sorgulamadan, zihninin deÄŸil, ortamın iradesine teslim olup; eleÅŸtirilerini 'suç teÅŸekkülleri'ne deÄŸil, TSK'nın bütününe ve ilgisiz personeline yayan yayınlar 'demokrat' olamaz.
Mademki, TSK 'demokratik bir pozisyon' almış, darbe provokasyonlarına direnmiÅŸ ve içine sızdırılmaya çalışılan suçları yargının ilgi alanına teslim etmiÅŸtir,
O vakit, TSK'nın kurumsal kimliÄŸini ve personelini hedef alan yayınların 'demokratik bir tutum' olduÄŸu çok ÅŸüphelidir.
Ne kadar ilginç deÄŸil mi?
TSK, içine 'suç' sızdırmaya çalışanlarla mücadele ederken...
Bir yandan da bu 'suç'ları kuruma nispet edip, bunun pr'ını yapanlarla mücadele etmek durumunda kalıyor.
Kusura bakmayın, hem cuntacıların hem de kimi demokratların aynı anda TSK'dan ÅŸikayetçi olmalarını anlamakta güçlük çekiyorum...
Suçlamaları TSK'nın tamamına yöneltmek, haksız olabilecek iddiaları personeline atfetmek; tam da cuntacıların arzulayacağı bir ÅŸey deÄŸil midir sizce?
Saçlarını boyatan adamlar
Dün, büyük bir iÅŸletmenin CEO'su CHP'li bir arkadaşım aradı...
'Belediye BaÅŸkanlığı adaylıklarında Yılmaz AteÅŸ ve Mehmet Sevigen'in sözü geçiyor partide, baÅŸka kimsenin fonksiyonu yok' dedi.
'Ortak noktaları ne,' diye sordum.
'Saçlarını boyatıyorlar' diye yanıtladı.
'Ne alakası var' diye çıkıştım...
'Yok tabii bir alakası, ortak nokta sordun, espri yaptım... Ortak noktaları 95 yaşında Deniz Baykal baÅŸbakan olduÄŸunda, genç görünme arzusu olabilir... Ama Allah'a ÅŸükür, Önder Sav gibi bir adam var partide' dedi.
'O niye' diye sordum.
'Hiç olmazsa sabah biri dükkanı açıp, akÅŸam kapatıyor. TeÅŸkilatlar öÄŸlen açılıp akÅŸamüstü kapanıyor bizde' dedi.
'Sen çok kızgınsın' dedim.
Bu sefer o bana çıkıştı.
'Ne alakası var, gerçek bu. Silkinemiyor bu parti bir türlü' dedi.
'Bu söylediklerini yazarım, adını da koyarım' dedim.
'Aman ha! Sakın!!!' diye tiz bir çığlık attı.
'Böyle CHP'liye, böyle parti' dedim ona.
Sanırım bir daha benimle konuşmayacak.