Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

'Yemekteyiz' programının popüler olmasının nedeni

'Yemekteyiz' adlı yarışma programının yayınlandığı tüm ülkelerde olduÄŸu gibi Türkiye'de de çok beÄŸenilip, çok seyredilmesinin nedenlerini mutlaka araÅŸtırmalıyız. Åžahsen ben 'Popüler kültür üstüne laflar söyleyeceksem, mizah yazacaksam, o ÅŸovu da çözümlemem gerekiyor'  diye düÅŸünüyorum.
Dedikodu, magazin haberleri popüler olan televizyon ÅŸovları, bir memleketin ruh hali üzerine en net bilgiyi verir insana. Bu bilgiyi, siyaseti takip edip siyasi yorumlar yazanları okuyarak anlamanız da mümkün deÄŸildir.

Devletin bile bu gerçeÄŸi görmüÅŸ olduÄŸunu Kürtçe TV'yi baÅŸlatmasından görebiliyoruz.
İçimden çok gelmesine raÄŸmen daha fazla teoride takılmayacağım ve sorunun direkt cevabına girmeye çalışacağım: Evet; nedir 'Yemekteyiz' yarışmasını bu kadar popüler kılan unsur? Bu sorunun cevabı o kadar kolay gelecek gibi gözükmüyor. Çünkü karmaşık bir süreçle karşı karşıyayız ve tek basit bir cevap yok galiba. Dolayısıyla baÅŸarının unsurundan deÄŸil, unsurlarından bahsetmek gerekecek galiba.
Orijinal bir yaklaşım bulabilmek için Umberto Eco'yu ve Slavoj Zizek'in çalışmalarını didik didik ettim kaç gündür. Konuyla ilgili ışık yakacak bir satır bulamadım.

Kitap okurken sürekli notlar aldığım kağıtları sıraladım yanıma ve arada bir onlara göz atıp baÅŸladım yazmaya. Genelde yazılara, yazının  son cümlesini de düÅŸünmüÅŸ halde baÅŸlarım ama bugün bu yazının nereye varacağını, nasıl baÄŸlanacağını ÅŸu anda bile tam bilemiyorum. Bu da farklı bir heyecan veriyor insana.

Yemekteyiz programının başarısına katkıda bulunan unsurlar bence şunlar:
1-
Programda yemekten çok daha önemli olan unsur dedikodu olarak ortaya çıkıyor. Davete gelenler hem birbirleri hakkında hem de ev sahibinin zevki ya da zevksizliÄŸi hakkında fikirler bildiriyorlar. KomÅŸunun arkasından konuÅŸma veya dedikodu bizim eski mahalle geleneÄŸimizin ayrılmaz bir parçası. Programdaki bu dedikodu düzeyi insanların ilgisini çekiyor olabilir.

2- İyi bir akÅŸam yemeÄŸi piÅŸirmek her kadının hoÅŸuna gidebilecek bir beceridir. (Feministler kızarsa burada yapmaya çalıştığım iÅŸ yolundan sapar. O yüzden lütfen bu kez böylesine genel bir lafı etmeme müsaade edin). Kadındaki bu arzu evrensel geçerliliÄŸi olan bir ÅŸey olabilir. Yemek davetini veren erkek olduÄŸu zaman da kadının fikri eleÅŸtirmen olarak öne çıkıyor.

3- Yemek masası son derece yoÄŸun anlamlarla dolu olan ve çok derin bir evrim sürecinden geçmiÅŸ, neredeyse sınıf savaÅŸları sonucunda oluÅŸmuÅŸ bir ideolojik cisimdir.

Bu konuyu yazının sonunda açacağım ama bizim kültürümüzde yemek masası feodal aile iliÅŸkileri ile demokratik toplumun birlikte masaya oturma geleneÄŸini birleÅŸtiren bir ideolojik cisimdir. 'Ne var yani dört ayaklı dikdörtgen bir cisim' deyip geçemezsiniz. Hep birlikte etrafına oturulur ama evin babasının ve evin kadınının nereye nasıl oturacağının da feodalizmden arta kalmış kuralları vardır. DiÄŸerlerinin yeri de onlara göre belirlenir. Demokrasi gereÄŸi hep birlikte oturulur masaya ama masanın kuralları hala daha feodaldir.

Yani anlayacağınız; hepimizin bilinçaltında bir akÅŸam yemeÄŸi masası düÅŸüncesi önemli ideolojik unsur olarak vardır.
'Yemekteyiz' programı iyi yemek piÅŸirme arzusu, dedikoduyu sevme ve yenmek masası etrafına oturmak ideolojisi gibi unsurları bünyesinde birleÅŸtirdiÄŸi için çok baÅŸarılı olabilir.
Tabii bu programda bir de hayli yoÄŸun olarak yine evrensel bir duygu olan baÅŸkalarının zor duruma düÅŸmesinden duyulan insani keyif (schadenfreude) de var Bir kadının ya da erkeÄŸin yapmaya çalıştığı yemeÄŸi beceremeyiÅŸi ve serviste aksamalar olması bu evrensel olduÄŸunu söylediÄŸim kötü huyumuzu tatmin ediyor olabilir.
İlk üç hayli yerel sayılabilecek açıklama giriÅŸiminden sonra birkaç evrensel unsur da eklemeliyim bunlara...

4- Yemek piÅŸirme son yılların en popüler mesleklerinden bir tanesi oldu ve ÅŸeflerin neredeyse film yıldızı gibi ilgi görmeleri birçok insanda yemek piÅŸirmeye ilgiyi artırmış olabilir. Özellikle programa katılan erkek yarışmacılarda bu unsurun etkisini görüyor gibiyim

5- Ve son olarak daha önce de dediÄŸim gibi tüm dünyada yemek piÅŸirilmesini ve bunun baÅŸkaları tarafından yenilmesini izlemekten keyif almak çok yaygınlaÅŸtı ve hatta eleÅŸtirmenler bu yeni geliÅŸmeye 'food-porn', (yemek pornografisi) özel adını taktılar. Bu konuda bilimsel incelemeler filan yayınlanıyor. Bunu daha önce yazmış olduÄŸum için burada daha fazla detayına girmeyeceÄŸim. Tabii ki 'Yemekteyiz' programında bu 'food-porn' unsurunun etkisi fazlasıyla da var.

BaÅŸta dediÄŸim gibi benimkisi sadece bir anlama çabası. Bu yazı da bir tür sesli düÅŸünme süreci ama yazıyı masa kavramı hakkında üzerine bir süredir düÅŸünmekte olduÄŸum bir fikri anlatarak bitireceÄŸim.
Yukarıda dediÄŸim gibi masaya hep birlikte oturmak, demokrasiye ait bir davranış biçimidir ama masaya hep birlikte oturanların uyması gereken kurallar daha çok feodalizmden kalmıştır.
Batı ülkelerinde de durum böyledir. Yemek davetlerinin ve masaya nasıl oturulacağının adabını, servisin ve yemeÄŸin yeniliÅŸ biçiminin kurallarını aristokrasi oluÅŸturmuÅŸtur.
Burjuva demokratik devriminden sonra artık yemek masasına herkesin birlikte oturması yeniliği yapılmıştır. Eskiden kimin davet edileceği sınıfsal aidiyete bağlıydı.
Åžimdi her sınıftan insan gerek ev davetlerinde gerekse dışarıda yenilen yemeklerde aynı masaya oturabiliyor. Ama masada uyulması gereken kurallar hala daha aristokrasi döneminden kalma. Bu da Batı aleminde yemek davetlerine ayrı bir şıklık ve incelik katıyor.
Türkiye'de aristokrasi bulunmadığından ve burjuva demokratik devrimi de yapılmamış olduÄŸundan komünal masalarda kurallar feodal ama şıklıktan incelikten çok uzak.

'Yemekteyiz' programı bana maalesef bir yemek masası ideolojisinden ne kadar uzakta bulunduÄŸumuzu, incelikten ve şıklıktan ne kadar uzak davetler verebildiÄŸimizi gösterdi.
Burjuvazinin bir sınıf savaşı sonucunda oluÅŸmaması bir ülkeye zevkten ve şıklıktan uzak olmak gibi bir darbe de vurabiliyormuÅŸ demek ki. Programda bu net ve açık görülüyor.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3