Yine keyfim kaçtı... Yine yeterince entelektüel olamadığımı düÅŸündüm. Bir kez daha gerektiÄŸi kadar 'evrensel beÅŸeri deÄŸerlerle' de buluÅŸamadığımı gördüm. Bu defa da 'Batılı -ecnebi- gibi düÅŸünme' sınavından çakmıştım...
Bu tespitleri yapmama neden olan üç olay vardı dün...
Birincisi tabii ki Obama'nın BaÅŸkanlık koltuÄŸuna oturması. Çok istememe raÄŸmen ne hikmetse bir türlü deliler gibi sevinemiyorum... ABD halkı sevinebilir. Köle toplumundan geliyorlar... Adam olma yolunda önemli bir adım onlar için. Dünyada da 'Obamania' alıp başını gidebilir; beklenti yükseldikçe yükselir; belki de bu aşırı beklenti yükselmesinden korkuyorum. DüÅŸ kırıklığı her zaman beklenti oranında yüksek olur. 'Amerika BirleÅŸik Åžirketleri'nin Obama'ya gereken kalibrasyonu verip onu sisteme adapte edeceÄŸine, edemezse de yolundan temizleyeceÄŸine neden bu kadar eminim?..
'Evrensel beÅŸeri deÄŸerlere' baÄŸlı bir entelektüel gibi düÅŸünemediÄŸimi tespit ettiÄŸim ikinci olayı, BaÅŸbakan'ın Brüksel'de kendisine provokatif sorular yönelten Güney Kıbrıs'lı vekilin aÄŸzının payını vermesi sırasında yaÅŸadım. Yunanlılar ve Kıbrıslılar gibi düÅŸünemiyorsanız, onları desteklemiyorsanız, bu gibi durumlarda içinizden 'Hepimiz Kıbrıslıyız, hepimiz Rumuz!' diye bağırmak gelmiyorsa, nasıl 'Evrensel beÅŸeri deÄŸerlere' baÄŸlı bir 'entelektüel' olacaksınız?.. Mümkün deÄŸil...
Bana entelektüellik adına haddimi bildiren üçüncü olayı ise Genelkurmay BaÅŸkanlığı'nın açıklaması sırasında yaÅŸadım... Açıklamada, Malul Gazi Emekli Jandarma Albay Abdülkerim Kırca ile ilgili bazı basın ve yayın organlarında suçlayıcı haberlere yer verildiÄŸi belirtilerek, 'Artık, yetkili ve sorumlu makamlar ile saÄŸduyulu medyanın üzerlerine düÅŸen görevleri yerine getirmek üzere söylem yerine gerekli tedbirleri alma zamanıdır'' deniliyordu... Ben bu açıklama karşısında, 'Askerin görevi vatan savunması ve güvenliktir, evrensel demokratik ilkeler doÄŸrultusunda (örneÄŸin Danimarka ordusu gibi) haddini bilip susması, hak hukuk, medya gibi meselelere müdahil olmaması gerekir' diye düÅŸünmediÄŸim, emekli rahmetli bir mensubuna sahip çıkmasını haklı bulduÄŸum için hiçbir zaman Batı standartlarında bir entelektüel olamayacağım...
Bağışlayın beni...
Bush'tan da amma marka olur ha!
ÖNCE ÅŸaka sandım. Ama deÄŸilmiÅŸ... Bye Bye Bush marka ayakkabı çıkarılmış... Basına kocaman reklam bile verilmiÅŸ... Uyanıklığın böylesi az görülür.
Nedir bu Bye Bye Bush markasının vaadi?.. 5 yıl sonra bu marka kalacak mı? Tabii ki kalmayacak. Zaten ÅŸimdiden bitmiÅŸ tükenmiÅŸ olan Bush çoktan unutulmuÅŸ olacak... Bush'un kafasına atılmış ayakkabının benzeri olması yeterli mi satış için, marka için?.. Hiç sanmıyorum... Dünya Bush'tan kurtulduÄŸu için tencere tava çalarken, siz markası onca negatif yük taşıyan Bush'un adını 'güle güle' deseniz bile, aslında eli yüzü hayli düzgün olan bir ayakkabıda kullanıyorsanız, yatırımınıza yazık ediyorsunuz demektir... Bush'tan hiçbir ÅŸey olmaz, marka hiç olmaz...
Bye bye Bush, doÄŸmadan ölecek bir markadır. KeÅŸke yatırım yapmadan önce marka uzmanı Güven Borça'ya bir sorsalarmış. Ondan duyacakları üç cümle ile yüz binlerce lira tasarruf ederlermiÅŸ...