AK Parti ‘Alevi açılımı’ ve benzeri çıkışlarıyla, CHP de ‘türban-çarÅŸaf açılımı’ ile Türkiye’de siyasi alanı normalleÅŸtirdi. LaikleÅŸtirdi.
Öte yandan, etnik siyasete karşı takındıkları ortak tutum da bu partileri birbirine daha çok yaklaÅŸtırdı.
Ama her iki parti ‘laiklik’ ve ‘vatandaÅŸlık kavrayışı’ konusunda alkışlanacak hareketler yaparken, bir alanı ihmal ettiler.
Parti, ‘bölen’ demek...
Parti, ‘ayıran’ demek...
Kelime anlamı bile bu!
Siyasal partiler rejimin korunması ve ülkenin birliÄŸini tesis etmekte fonksiyon gösterirken, aynı zamanda ‘siyasal doktrinler’ alanında ayrışmak, seçmeni ayrıştırmak zorunda.
Dolayısıyla...
Bugüne kadar laiklik ve etnik kimlikler konusunda siyaset yapan, yani kolay bir alanda faaliyet gösteren bu iki parti ÅŸimdi gerçekle yüzleÅŸmek durumunda.
2009 yılı ile birlikte, CHP ve AK Parti, laik-antilaik ve Türk-Kürt gerilim hatları dışında gerçek anlamıyla siyaset üretmek zorunda kalacak.
Bu da her iki parti için ideolojik kökenlerine geri dönme ve onları hatalarını tashih ederek yeniden üretmek anlamına geliyor.
Partilerin içinde entelektüellerin fonksiyonlarının artacağını söyleyebiliriz.
* * *
YaklaÅŸan ekonomik kriz ve Türkiye’nin de bigane kalamayacağı bir OrtadoÄŸu Savaşı tehdidi altında, bunu becerebilen iktidar olacaktır.
Yok eğer beceremez ve yalnızca siyasal alanın laikleşmesi ve millileşmesine katkıda bulunmakla kifayet ederlerse...
Denkleme siyasal doktrini güçlü ve bu doktrini ekonomi politikaları ile tahkim etmiÅŸ bir üçüncü partinin girmesi muhtemeldir.
Bu parti, hızlı bir ‘entelektüel bir rönesans’ üretebilirse, örneÄŸin MHP olabileceÄŸi gibi, yeni neÅŸ’et edecek bir parti de olabilir.
Ancak tehlike ÅŸudur ki:
Bu parti, MHP gibi milli birliği savunan bir parti olabileceği gibi, milli birliği ayrıştırıcı etkileri olabilecek bir parti de olabilir.
Dolayısıyla, AK Parti CHP diyalektiÄŸinde taraflardan en az biri behemehal SİYASAL DOKTRİNE DÖNÜÅžEBİLECEK EKONOMİK POLİTİKALAR üretmezse...
Uzun vadede ‘AK PARTİ - CHP KOALİSYONU’ bile ihtimal dahilindedir.
Ancak, tercih edilen AK Parti-CHP diyalektiÄŸinin iktidar-muhalefet ekseninde sürmesidir.
Dolayısıyla...
Bu iki partinin siyaset alanını laikleÅŸtirmeleri ve vatandaÅŸlık kavrayışını güçlendirmeleri nasıl milli vazifeleriyse...
Bugün de ‘siyasal doktrinleri’ni ekonomi politikalarıyla ayrıştırmaları da milli vazifeleridir.