Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Dolar yön değiştirirken...

BilindiÄŸi gibi bugünün deflasyonist ortamında her ülke, parasının bir ölçüde (ortalığı çok karıştırmayacak kadar) deÄŸer kaybını ister, çünkü durgunluktan en kolay çıkış yolu ihracatı artırmaktır. Ancak her ipini koparan ülke de parasını devalüe edemez çünkü bir ülkenin parası deÄŸer kaybediyorsa, en azından bir diÄŸer ülkenin parası deÄŸer kazanmak zorundadır. Üstelik ülkelerin paralarının aşırı deÄŸer kazanması, derhal yerel korumacılık giriÅŸimlerini harekete geçirir, dünyada arzu edilmeyen bir korumacılık havası esmeye baÅŸlar.

ABD Merkez Bankası FED son dönemde son derece cesur kararlar aldı. Önce kendi politika faizini nerede ise sıfıra çekti, müthiÅŸ faiz kararına ek olarak da “quantitative easing” denen ve faizin bir silah olmadığı ortamlarda gene de likidite miktarını artıracak olan her tür menkul kıymet alımlarına giriÅŸti. ABD Merkez Bankası’nın bu yaptıkları, Japonya’nın 2000’li yıllarda yaptığı türden para politikası adımları ve geçmiÅŸ baÅŸarıları çok tartışmalı adımlar da olsalar, gene de bugünün alternatifsizliÄŸinde doÄŸru yönde adımlar.

Tabii merkez bankalarının likiditeyi bu kadar çok artırmalarının ve deflasyonu engelleme çabaları çerçevesinde para politikasını sonuna kadar “yumuÅŸatmalarının” döviz kurları açısında önemli sonuçları da olur. Hatırlanırsa finansal krizin tüm dünyada gerçekleÅŸtiÄŸi ve uzun vadeli geçerli olduÄŸu anlaşılınca, ABD dışında yapılmış olan yatırımlardan ABD bölgesine ve dolara geri dönme çabası ortamında, dolar, euro karşısında eylül ayından baÅŸlayarak aralık başına kadar deÄŸer kazanmıştı. Benzer ÅŸekilde “üç vakit evvel” “carry trade” denen, ve Japon Yeni borçlanarak yüksek getirili ülkelerde yapılan yatırımlar da çözülmeye baÅŸlamış ve Japon Yeni de, kendi ülkesine dönen fonların yen talebini artırması ile deÄŸerlenmeye baÅŸlamıştı.

Ancak Ben Bernanke’nin hızla faizleri sıfıra indirmesi oyunu deÄŸiÅŸtirdi. Likidite artırım kararlarının ortaya çıkması ve Avrupa’da Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinin de sınırlı olacağı beklentisinin kuvvetlenmesi, aralık ayında, büyük çapta ABD-Avrupa arasında yüksek faiz farkının göz önüne alınması nedeni ile doların euro karşısında deÄŸer kaybetmesine yol açtı.

Piyasada tartışılan faktörlerden biri ABD Merkez Bankası’nın bugün ortalığa döktüÄŸü dev likiditeyi piyasadan geri çekme dönemi geldiÄŸinde zorlanacağı ve enflasyonist güçlerin ortaya çıkacağı beklentisi. Ne zaman gerçekleÅŸeceÄŸi bilinmese de piyasada bu faktör konuÅŸuluyor. Likidite ve faiz kararlarına ek olarak, yeni ABD hükümeti döneminde, planlanan trilyon doları aÅŸacak destek paketlerinin nasıl finanse edileceÄŸi sorusu da sorulmaya baÅŸlanınca, doların kaderi deÄŸiÅŸti ve bu sefer de euro deÄŸerlenmeye baÅŸladı. Özetle doların deÄŸer kaybı sonuçta bugünkü faiz farkı ile, geleceÄŸe dönük, bütçe açığı endiÅŸelerinden kaynaklanıyor. Tabii ki Türkiye piyasaları açısından da çok önemli olan euro-dolar paritesi bir trendin etrafında günlük olarak inip çıkacak yani hep dalgalanacak. Ancak euro ve yenin en azından 2009 yılının ilk üç ayında deÄŸerlenme trendi sergilediÄŸinin düÅŸünülmesi her ikisi de ihracatla ayakta kalmaya çalışan, temelde cari denge fazlası ve tasarruf fazlası olan, ihracata dayalı sanayi ve teknoloji ülkeleri Almanya ve Japonya’da alarmları çaldırıyor.

Tersine doların deÄŸer kaybı, ABD ihracatçısı açısından ve ABD’de deflasyon korkusu çekenler tarafından olumlu karşılanıyor.

Benzer ÅŸekilde örneÄŸin dolarizasyonun ve dolar ile borçluluÄŸun yüksek olduÄŸu ve paraları son dönemde hızla deÄŸer kaybetmiÅŸ olan bazı geliÅŸen ülkelerde de genelde, kur endiÅŸelerini bir ölçüde ortadan kaldırarak olumlu etki yapıyor. Dolar deÄŸer kaybının bir süre devam etmesini beklemekteyiz. ABD dördüncü çeyrek reel büyüme sayıları 2009 yılında ilan edildiÄŸi zaman doların daha da deÄŸer kaybı gündeme gelecektir (çok düÅŸük reel büyüme verileri bekleniyor). Dolar deÄŸer kaybına bir süre devam edecek ama süreyi tahmin etmek zor. Avrupa faizleri hızla düÅŸürme durumuna geldiÄŸi zaman diyelim!



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3