Proust'un yazı stilinin kaynağı kendi yaşam biçimiydi. Hayatta fark etmeden atlayıp geçiverdiğimiz şeyleri fark etmemizin ancak yavaşladığımız zaman mümkün olduğunu düşünen Proust, acele etmeden yaşamayı başardığımızda, her konu hakkında çok derin gözlemler yapabileceğimizi söylüyordu.
Proust, bir gün arkadaşıyla bahçede yürüyüş yaparken aniden duruvermiş ve yeni açmaya başlayan güllere bakakalmış. Arkadaşı birkaç tur atmasına rağmen Proust hiç kımıldamadan bakmasını sürdürüyormuş. Açan güllerdeki bütün detayları gözlemlediğini tahmin etmek zor değil. Hepimizin kaçırabileceği detayları yakalayacak ve sonra onları yazacak.
Bu gül seyretme anısından uykuya geçiş sürecini 30 sayfada nasıl anlatabildiğine atlama yaparsak o da anlamlı gelebilir.
Uykuya geçmeden önce kendini de aynen gülleri olduğu gibi gözlemlediğine eminim.
Aşkta, çörek daldırılarak içilen çayda ve her konuda her zaman kendisini, hayatı yavaşça ve derinden gözlemliyordu. Bu nedenden dolayı romanı da edebiyat tarihinde dönüm noktasını oluşturabildi.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.