Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Komiseri Cemaat mi koruyor?

Türkiye'ye neden bir türlü dönmediği tartışılan ve son olarak hakkında soruşturma açılan, Taraf gazetesindeki yazılarından tanıdığımız Komiser Emrullah Uslu, Amerika'nın Utah eyaletindeki Utah Üniversitesi'nin doktora öğrencilerindendi.

Utah Üniversitesi'nin tek Türk öğrencisi de değildi elbette. Aynı üniversite, tıpkı Emrullah Uslu gibi Emniyet mensubu olan ve yine Emrullah Uslu gibi sucveceza.com adlı polis sitesine yazan Fatih Balcı'yı da ağırladı. Zaman gazetesinde yazıları çıkan Şaban Kardaş da Utah Üniversitesi öğrencilerinden.

Hepsinin ağabeyi ise Cemaat ve Fethullah Gülen üzerine çalışmalarıyla tanınan Hakan Yavuz. O da Utah'ta.

Utah Üniversitesi, Cemaat'in etkin olduğu yerlerden biri. Cemaat burada okumaları için öğrencilerine burs sağlıyor, onlarla beraber etkinlikler düzenliyor, paneller organize ediliyor.

Cemaat'in Utah'ta organize ettiği panellerde konuşan öğrenciler sık sık Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ni eleştiriyor, yabancılara karşı Türkiye'yi kötülüyor. Türkiye'nin demokratik olmadığını, inanç özgürlüğü bulunmadığı vurgulanıyor. Bunun sorumlusunun da Türk Ordusu olduğunun altı çiziliyor.

Emrullah Uslu'nun Taraf gazetesinde yazdığı yazılara paralel bir söylem kısacası. Zaten Türk Silahlı Kuvvetleri'nin dikkatini çeken de bu yazılar oldu ve Uslu hakkında Askeri Savcılık soruşturma başlattı.

Türkiye kamuoyunda Utah eyaleti artık Cemaat'le eşdeğer anılıyor. Cemaat'in Utah'ta ağırlıklı dini kesim olan Mormonlar'la bir gönül bağı var. Mormonlar'ın 'networking' yöntemini Cemaat kendine örnek alıyor. Mormonlar'ın felsefesi kendilerine birini katmak üzerine kurulu ne de olsa. Ayrıca parasal sistemleri de benzeşiyor. Mormonlar da tıpkı Cemaat gibi 'Bugün sana yarın bana' felsefesini benimsemiş: Yardıma ihtiyacı olana elini uzatıyorlar, destek çıkıyorlar, karşılığında da ileride hizmet bekliyorlar.

Cemaat ise çok sevdiği Utah'ta çok sevdiği öğrencilerini yetiştiriyor. Zaten yaşam tarzı olarak da Utah'taki alkol sınırlamaları vs. Cemaat'e yakın geliyor.

Cemaat'in gözde öğrencilerinden biri olan Emrullah Uslu'nun doktora tezi Kürtler üzerine. Barzani'ye övgüler, Kürtler'e İslami siyasetin yaygınlaşması yönünde tavsiyeler içeriyor.

Türkiye'deki köşe yazılarında ise askere saldırıyor.

Bu arada bursla gittiği Amerika'dan da dönmek bilmiyor. Gerçekten çok tuhaf bir durum değil mi?

MİT, bu komiseri sahiplenmiyor. Peki bir zamanlar parlak öğrencilerinden biri olduğu Cemaat şimdi bu komiserin eylemleri hakkında ne düşünüyor?

Cemaat, Emrullah Uslu'yu sahipleniyor mu?

Sekiz yıldır 'okyanus aşırı uçamaz' raporuyla Türkiye'ye dönemeyen bu imtiyazlı komiser kimdir?

Onun arkasındaki güç Cemaat mi?

Bu soruların cevaplarını bekliyoruz.

Not: Konuyu daha fazla merak edenler, odatv.com'da bir süre önce yayınlanan çok ayrıntılı 'Utah Dosyası'nı inceleyebilirler.

//c

Utah'tan hangi belgeler sızdı?

Yandaş basında yer alıp kamuoyunu meşgul eden pek çok tartışmalı haber ve dezenformasyon çabasının kaynağı da Utah. Bu eyalette satın alınan adreslere ait web sitelerinde Genelkurmay arşivlerinden ya da Emniyet kayıtlarından çalınan, sızdırılan bilgiler yer aldı. Daha sonra yandaş gazeteler de bu sitelere atfen bu tartışmalı haberleri yayımladı. İşte Utah kaynaklı haberlerden bazıları:

1. Yaşar Büyükanıt'ın Yahudi kökenli olduğu iddiası. Genelkurmay Başkanı olacağı sırada Büyükanıt'ı yıpratmak için bu dezenformasyon yapılmıştı.

2. 'Genelkurmay Andıcı' olarak bilinen ve Genelkurmay'ın bazı gazeteciler, işadamları ve köşe yazarlarıyla ilgili çeşitli notlarının yer aldığı belge de Utah'tan sızdı. Genelkurmay'ın yaptığı araştırmaya göre bu belge kendilerinden çalınmış, ardından Utah'a gitmişti.

3. Özden Örnek'e ait olduğu iddia edilen ve 'darbe günlükleri' olarak bilinen belgeler de Utah üzerinden Türkiye'ye yollanmıştı. Dün o belgeleri yayımlayan gazeteciler şimdi Taraf'ta çalışıyor.

//c

'Papyonlu monşer' özür dileyecek mi?

Amerika'nın 'topal ördek' Başkanı George W. Bush giderayak bir günah çıkarma seansıyla halkın karşısına çıktı. Ve en büyük pişmanlığının Irak'la ilgili istihbarat zaafı olduğunu açıkladı, halktan bir anlamda özür diledi. Bush'u istihbarat raporları yanlış yönlendirmişti, Irak'ta nükleer silahlar olduğuna inandırmıştı ve bu uğurda da global krizi de tetikleyen bir savaş başlatmıştı ABD.

Hatırlıyorum o dönemde Türkiye'deki pek çok liberal gazeteci de Bush'un savaşına destek vermişti. Gerek televizyonda, gerekse de köşelerinde.

Şimdi Bush pişman ve hata yaptığını kabul ediyor.

Ya bizim gazeteciler?

Onlar da özür dileyecekler mi? Kamuoyunu yanlış yönlendirdikleri, yalan söyledikleri ve bu haksız savaşı destekledikleri için bir açıklama yapacaklar mı?

Ekranda gözümüzün içine baka baka 'Ben ikna oldum' diye nükleer silahların varlığını kabul eden gazeteciler, onlara eşlik eden diplomat askerleri, 'papyonlu monşerler' bir şey demeyecekler mi? Bir açıklama yapmayacaklar mı?

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3