İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

Krize karşı Libya'da para avı

Trablus



Türkiye, küresel krizin yarattığı finansal daralmaya karşı alternatif pazarlara, özellikle de Libya'ya yöneldi. Elinde çok güçlü nakit varlığı bulunan, uzun yıllardır ambargo altında yaşadığı için harcama yapamayan ve paralarını biriktiren petrol zengini Libya, gelecek yıl Kaddafi Devrimi'nin 40'ıncı yılını kutlayacak. Bu nedenle yatırım patlaması yaşayacak olan ve ilk etapta 40 milyar dolarlık projeyi hayata geçirmeye karar veren Libya için Ankara, yoğun çabalar harcamaya başladı.

Son bir ayda Sarkozy ve Berlusconi dahil Avrupalı liderlerin yatırımdan pay kapmak için geldikleri Trablus, bu kez Türk heyetini ağırlıyor.

Erbakan'ın Bedevi çadırında yaşadığı o büyük talihsizlikten sonra, Libya ile tekrar güçlü ekonomik ve siyasi ilişkiler geliştirilmeye çalışılıyor. Başbakan Erdoğan, kabinedeki en güçlü isimlerinden birisi olan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ı Libya'ya gönderdi. Müteahhitler Birliği'nin özel uçakla düzenlediği geziye katılan Yıldırım, bir grup milletvekilini ve bakanlığının üst düzeydeki pek çok bürokratını da heyete dahil etti.

Libya, Türk müteahhitlik sektörü açısından hayati önemde. Adeta bir başlangıç noktası, bir doğum yeri. Müteahhitlerimiz 1972 yılında ilk kez Libya'da yurtdışı pazarlara açılmışlar. STFA'nın öncülük ettiği bu serüven, geçtiğimiz yıl toplam 20 milyar dolarlık bir yurtdışı hacme ulaşmış. Bugün müteahhitlerimiz dünya çapında başarılara imza atıyorsa, bunda Libya'da elde edilen tecrübenin büyük payı var. İşte bizim de katıldığımız bu gezi adeta 'köklere dönüş' mahiyeti taşıyor. Sektör, yeniden Libya'yı keşfediyor. Çünkü Trablus'tan bu yönde büyük bir talep var. Ankara'nın hedefi de müteahhitlerimizin yıllık en az 10 milyar dolarlık bir pazara sahip olması. Başarılırsa küresel krize karşı bize önemli bir avantaj sağlayacak.

Libya ziyaretine katılan isimler arasında sektörün duayenleri var. Erol Üçer, Yaşar Özkan gibi 75 yaş üstü deneyimli müteahhitlerin bizzat Trablus'a gelmeleri anlamlı. Bir kuşak, böylesine hayran olunacak girişimcilikleriyle ders veriyor. Müşfik Yamantürk, Mehmet Nazif Günal ve Metiner Okman gibi Libya'da, Körfez ve Arap ülkelerinde deneyimlere sahip işadamları da, Adnan Çebi gibi genç kuşağın küresel pazardaki temsilcileri de buradalar. Libya'da Kuzey Afrika'nın en büyük havaalanını yapan TAV'ı da unutmayalım. İki ortağıyla birlikte 2 milyar euro değerinde bir projeyi üstlenen TAV'ın temsilcisi Sani Şener, tanınmış müteahhitlerden Mithat Yenigün ve burada ismini sayamadığım sektörün önemli simaları da Trablus'taydı.

Yola çıkmadan VIP'te Hazine'den Sorumlu Bakan Mehmet Şimşek'le karşılaştık, ayaküstü bir süre sohbet ettik. Amerika'dan gelmiş, Urfa'ya gidiyor. 'Yolculuk nereye' diye sordu, 'Libya'ya' dedim, 'Bakan Yıldırım müteahhitlerle birlikte Hazine'ye nakit bulmaya gidiyor. Onları izleyeceğiz' diye yanıt verdim. Güldü, 'Libya'da para çok, Bakan'a ve müteahhitlerimize güveniyoruz' dedi.

Yolda müteahhitler bürokratlarla Türkiye'deki sorunları üzerine sohbet ettiler. Ağırlıklı gündem küresel kriz. Kredi piyasalarının daralmasından ciddi endişe duyuyorlar. Borçlanma maliyetleri şimdiden yükselmiş. Hazine'nin dış kredili projeler için koyduğu kriterlerden rahatsızlar. Bakan Yıldırım'a da dertlerini anlattılar. Teminat mektubu sorunu, Libya pazarı için de büyük dert. Türk bankalarının teminat mektubu kabul edilmiyor. Rakiplere karşı dezavantaj.

THY 26 Ekim'den itibaren her gün Libya'ya uçacak

İşadamları yükselen yolcu trafiğine karşı Türkiye-Libya arasındaki seferlerin artırılmasını istiyorlardı. Bakan Yıldırım, geziye başlamadan bu konunun altyapısını çözmüş, dün imzaları attılar. Şu anda üç olan haftalık sefer sayısı yediye çıkarıldı. Bingazi için de sefer planlaması yapılıyor. THY Genel Müdürü de heyetteydi.

Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren, Libya'ya ziyaret önerisini ilettiğinde Binali Yıldırım'dan tereddütsüz 'evet' yanıtı almış. Trablus'a yola çıktığımız gün Başbakan, Elazığ ve Tunceli'de bazı açılışlar yapacaktı. 10 gün önce bölgeye yaptığım gezide gördüğüm Limak'ın tamamladığı Seyrantepe barajı, bunların başında geliyordu. Binali Yıldırım Başbakan'a, 'izin verirseniz ben Libya'ya gideyim' diyerek, özel izinle Trablus'a geldi. Buradan beklenti büyük. Dört bakanla görüşen Yıldırım, programda olmamasına karşın Libya Başbakanı tarafından da kabul edildi. Yıldırım da, Erdal Eren de bahsetti, işadamları da çok övdüler, Büyükelçi Ömür Şölendil çok gayretli bir isim. Batılı ülkelerin büyükelçileri gibi, işadamlarının sorunlarına karşı duyarlı, ilgili. Dışişleri'nde, hemen her büyükelçilikte son dönemdeki bu değişim, işadamlarının dikkatinden kaçmıyor.

Trablus'ta Türk girişimciliği bakımından şapka çıkarılacak bir açılış vardı. İki büyük gemi, fuar alanı haline getirilmiş, işadamlarının makineleri sergileniyor. Gemiler Akdeniz boyundaki limanlara gelip, fuar düzenliyorlar. Yıldırım önce bu fuarın açılışını gerçekleştirdi. Bütün bunları izlerken 'uluslararası ticaretin ne kadar zorlaştığını ve para kazanmak isteyen ülkelerin, işadamlarının nasıl da yoğun çabalar sergilemesi gerektiğini' düşünüyorum. Sohbetimizde, Mehmet Nazif Günal'dan Suudi Arabistan'a bin 200 km boru döşeyerek Riyad'a su götüreceğini öğreniyorum. Bir an düşünün lütfen. İşadamlarımızın her biri bu tarz projelerle ülkeye döviz getirmeye çalışıyorlar. Adnan Çebi, 'Körfez ülkelerinde, Arap Yarımadası'nda devlet projelerine iyi asılırsak krizi aşmak için müthiş bir imkan yaratırız' diyor. Çünkü, petrol fiyatları nedeniyle oralarda para birikmesi var.

Binali Yıldırım, gezi boyunca yoğun geçen iki akşamın ilerleyen saatlerinde bizimle ve işadamlarıyla sohbet etme imkânı sağlıyor. Kriz dahil her konuda pek çok sorumuzu yanıtladı. Onları size bilahare aktaracağım.

Libya günlük 1.5 milyon varil petrol üreten bir ülke. Nakit varlığı müthiş. Trablus'ta ABD'li ve Avrupalı bankacılar cirit atıyorlar. Kaddafi sadece geçen sene, 42 milyar dolarlık iş yaptırmış. Biz bunun 4.9 milyar dolarını almışız. Rakibimiz Çinliler ve İtalyanlar. Ama bizim iş kalitemizi istiyor Libyalılar. 'İlla Türk işçi' diyorlar. Maliyeti üç kat yüksek olmasına rağmen bizimkilere, 'belli oranda Türk işçi çalıştırma' şartı koyuyorlar.

Binali Yıldırım, 'Buralarda projelendirmeleri bizim firmalarımız almalı' diyor. Herkes Yüksel'i örnek gösteriyor. Bu, sağlandığı takdirde projelerin ihalesinde Türk işadamlarının şanslı konuma yükselmesi anlamına geliyor. Bakan, Libya gezisinden çok memnundu. 'Siyasetle ticaret, uluslararası anlamda iç içedir. Devletleri yönetenler işadamları için yardımcı olacaklar ki, ülkelerine iş olanakları sağlasın' dedi, Suriye örneğini verdi. 'Geçen hafta bir günde beş bakanla ve Esad'la görüştüm. Bu ülkeyle beş sene önce düşman gibiydik' dedi. Libya için böyle bir yolu açmayı planlıyorlar, ziyareti bu açıdan dönüm noktası görüyorlar. Erdal Eren de, diğer işadamları da çok mutlu oldular. Şimdi iş onların girişimciliklerine ve başarılarına kaldı.

Bakan, 'Geçmişe takılıp kalmayalım' dedi. Ben de kendisine, 'Başbakan Erdoğan bir mesaj yolladı mı, önümüzdeki süreçte bir Libya ziyareti söz konusu mu?' diye sordum. Erdoğan bütün bölge ülkelerine gelmiş, Trablus'u her defasında pas geçmiş. Yıldırım, 'Sanıyorum bizim gezimizin sonucuna göre Sayın Başbakanımız değerlendireceklerdir. Şu an için böyle bir planlama yok' dedi. Geçmişi düşününce, 'tatsız' ve 'riskli' olduğunu kabul ediyorum. Ama bence Erdoğan bunun üstesinden gelebilir. İşadamları 'böyle bir gezi yapılırsa büyük faydalar sağlar' görüşündeler.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3