İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

Kepenk kapattırma sandık provasıydı

Başka bir senaryoya inanmak güç. Anayasa Mahkemesi'nin, DTP'nin kapatma davasında finale bu kadar yaklaştığı bir dönemde, olup bitenlerin daha farklı bir anlamı olduğunu sanmıyorum. Evet, 'PKK ve uzantıları, DTP'nin kapatılmasını istiyorlar.' DTP yöneticileri, partilerinin kapanması için ellerinden geleni yapıyorlar. Diyarbakır'da tanık olduğumuz gerginliğin ardında bu yatıyor. Ahmet Türk'ün önceki gün her türlü sağduyudan uzak konuşmasını da aynı çerçevede görüyorum.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır'a geldiği gün 'kepenkleri kapattırmak bir sandık provasıydı.' Tezgâh büyük ve tehlikeli. Vatandaşlar arasında, 'gerçekte olmayan bir etnik çatışmanın fitilini ateşlemeye' çalışıyorlar. Tahrikkâr konuşmalarla kamuoyunu yönlendiriyorlar. Hükümeti ve askeri provoke etmek istiyorlar. Böylece, 'DTP'nin kapatılacağı bir iklimi' yaratacaklar. Kepenkleri indirterek, bir anlamda Mart 2009 yerel seçimleri için ince bir stratejiyi test ettiler. Korktukları şey sandık. 'Belki bir seçim boykotu' peşindeler. Demokrasi dışı arayışlarını gündeme getirebilmek ve taraftar bulabilmek için anti demokratik bir atmosfere ihtiyaç duyuyorlar. Akılları sıra, 'bakın demokrasi ile olmuyor' diyecekler.

Vatandaş sandığa gittiği zaman istediği yere oy verecek, burası 'kontrol dışı bir saha.' Kaybetme ihtimalinden endişe ediyorlar. 22 Temmuz seçim sonuçlarına benzer bir tabloyla karşılaşmaktan korkuyorlar. Kendileri ifade etmişti, 'Avrupa'da Kürtleri siz temsil etmiyorsunuz' sesleri yükseliyor.

PKK ve uzantıları, terör örgütüyle arasına mesafe koymayan DTP ve onun yönlendiricileri 'planlı ve aşamalı bir gerginlik stratejisi' uyguluyor. Adım adım ortamı germeye çalışıyorlar. Zamanlama çok şey söylüyor: Tezkerenin çıktığı bir dönemdeyiz. Saldırıların artmasının bir sebebi tezkere. Çünkü bölücü terörle askeri mücadele için tezkere gerekliydi. Tepkilerinin bir boyutu buna dönük. Ayrıca yerel seçimlere gidiyoruz. Kafalarındaki asıl oyun planı belediye başkanlıkları yarışına yönelik.

Bu oyundaki Barzani'nin durumu belli. Irak'ın kuzeyi, kendi topraklarında bölücü teröre göz yumuyor, böylelikle terör saldırılarından sonra kendileriyle Türkiye'nin temas kurmasını ve diplomatik ilişki tesis etmesini istiyor. Türkiye tarafından kabul edilme, tanınma ve muhatap görülme talepleri var. Terörü böyle bir amaç için araç olarak kullanıyorlar. Bu amacı bilip, dengeli bir devlet stratejisi uygulanmalı.

SİYASETİN OYUN SAHASININ SINIRLARI

Sadece bugünün değil, orta ve uzun vadeli siyaset gündeminin en hayati konularının başında Anayasa Mahkemesi'nin türbanla ilgili gerekçeli kararının yayımlanması var. Adalet ve Kalkınma Partisi'yle ilgili davanın gerekçesi de aynı önemde. İkisini beraber değerlendirince siyasal bir yol haritasının trafik işaretleri belirginleşiyor. Bunu bir seyahatte Başbakan Erdoğan'a sorduğumuzda 'hukuk devletindeyiz, kararlara saygılıyız. Yolumuza o şartlara (gerekçeli kararlara) göre devam edeceğiz' demiş 'ama partimize yöneltilen laiklik karşıtı eylemlerin odağı suçlamasını kabul etmemiz mümkün değildir' diyerek şerh düşmüştü. Türban kararının gerekçesi siyasetin oyun sahasını kesin çizgilerle sınırlandırdı. Kapatma kararının gerekçesiyle birleştirildiğinde siyasal aktörlerin yasama faaliyetleri ile Anayasa'daki değiştirilemeyecek maddeler arasındaki bağlantı ya da kopukluk Yüce Mahkeme'ce netleştirilmiş oluyor. Dikkat ederseniz, davanın açıldığı günden bu yana, sonuçlandıktan sonra geçen süreç dahil, Türkiye'de hiçbir laiklik tartışması yapılmadı. Hükümet partisi büyük bir dikkat ve hassasiyet gösteriyor. Muhalefet partileri ve diğer anayasal kuruluşlar da söylemlerini halkın toplumsal sorunlarına yönelik hassasiyetlerle revize ettiler. Gerekçeli kararlarla birlikte, Cumhuriyet'in temel niteliklerine dair anayasal çerçeve de çizildiğine göre şimdi ekonomiyi konuşma zamanı. Yoksulluktan büyük derdimiz olamaz. İşsizliği arka plana atan her türlü gündem bize haram. Türkiye 'gerçek gündeme' dönecek. Sihirli kelimeler: 'Yatırım ve istihdam.' 'Demokrasiyi de eklediğinizde' Güneydoğu sorunu dahil olmak üzere ülkemizin en temel konularının çözümü için sağlam zemin kurulmuş demektir.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3