Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın basın danışmanı Akif Beki'nin 'İndus Vadisi'nin İncirleri' adlı romanında, okuyanların çok şaşıracakları çarpıcı dizelerle dolu bir neşide (manzume) yer alıyor. O dizeleri size baştan sona aktaracağım ama öncelikle olayın hikâyesini anlatayım.
Son dönemin en popüler yazarlarından Ahmet Hakan, Başbakan Erdoğan'ın Fazıl Hüsnü Dağlarca ile Faruk Nafiz Çamlıbel'in şiirlerini karıştırması üzerine bir yazı kaleme almıştı. Hakan, eski dostu ve çalışma arkadaşı Akif Beki için 'iyidir hoştur, has adamdır... Nobran değildir, şaka kaldırır, esprinin daniskasını yakalama kabiliyeti vardır' demiş ama şöyle bir şerh düşmüştü: 'Bir kusurcuğu vardır Akif'in, şiirden anlamaz.'
Bu satırları okuyunca, Akif'le ilgili çeşitli ortamlarda şahit olduğum olaylar ve farklı anekdotlar hatırıma geldi. Akif Beki, Kanal 7'de iken çok başarılı bir gazeteciydi. Ahmet Hakan'la birlikte cidden iyi işler çıkarıyorlar, her görüşe açık ve çok demokrat bir yayıncılık çizgisi sergiliyorlardı.
Akif, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iktidara gelmesiyle birlikte çok tartışılan ve sürekli gündemde olan bir isim haline geldi. Bu doğal, zira Erdoğan'la basın arasındaki ilişkilerin koordinasyonu görevini yürütüyor. Şimşekleri zaman zaman üzerine çekse de gazetecilerle ikili ilişkilerde oldukça yakın ve samimi bir diyalogu var. Bir yandan dostluk, öte yandan belli periyotlarla gerilen ilişkiler...
Hiç unutmam, bir keresinde Deniz Baykal bana 'Akif Beki senin arkadaşın. İyi gazeteciydi. Basına karşı çok sertleşiyor. Niye böyle birden değişti?' diyerek kamuoyuna yansıyan Akif Beki görüntüsünün arka planını merak etmişti. Ben de 'Sizin de eski dostunuz. O, Kanal 7'deyken en çok sizi ağırlardı. Galiba şimdiki polemikler biraz da onun yaptığı işle ilgili' yanıtını vermiştim.
Sonra, Ertuğrul Özkök'ün bir yazısı geldi aklıma. Özkök, Beki için 'dilbilim uzmanı' diyordu. 'Akif Beki ile İstanbul'da uzun bir yemek yedik. Sohbetin yarısından çoğu edebiyat, Cemil Meriç, şiir, dilbilim ve hayatla ilgiliydi' diye anlatıyordu.
Ardından, bu kez bizzat şahit olduğum başka bir fotoğraf karesi gözümün önüne geldi. İki sene kadar önce Hilmi Yavuz ve İlber Ortaylı'nın da katıldığı bizim Arjantin Felsefe Grubu'nun akşam yemeğindeyken bir başka ekiple karşılaşmıştık. Akif Beki'nin de aralarında bulunduğu topluluğun içinde Fehmi Koru, Fatih Karaca gibi Ankara'nın, özellikle medyanın yakından tanıdığı isimler vardı. Sonrasında Akif'le Hilmi Yavuz arasında sıkı bir şiir muhabbeti yaşandığını anımsıyorum.
Tam da Başbakan'ın şairleri karıştırmasıyla ilgili tartışmalar sürerken, muhabirimiz Ali Ekber Ertürk'ün çok renkli ve hoş haberi gündeme geldi. Gazetemizde dün yayımlanan 'Beki, İndus'taki regl törenini yazdı' başlıklı haberde Beki'nin İndus Vadisi'nin İncirleri kitabındaki çarpıcı bölümler yer aldı. Romanda, Hindistan'ın birçok bölgesinde genç kızların doğurganlığa attıkları ilk adımlarının kutlandığı törenin ayrıntıları anlatılıyor, bunun, kültürün doğal bir parçası olarak yaşandığı kaleme alınıyor. Törende, genç kıza hediyeler verildiği, herkesin neşeyle kutlamaya katıldığı vurgulanıyor.
O haber bana kütüphanemdeki kitaba bir daha göz atma ihtiyacı hissettirdi. Kitabı okumuştum. Regl töreninin anlatıldığı bölümde ayrıca çok ilginç bir neşide yer alıyordu. Zaman zaman müstehcen sayılabilecek anlatımların da yer aldığı dizeleri size aynen aktarıyorum. İşte Beki'nin kaleminden, o çarpıcı dizeler:
Şakti, ey yüce Şakti
Ganj sussun
İndus uyusun bu gece
Yakarışlarımız sanadır
Tecellilerinle bak yüzümüze
Soframıza katıl bu gece
Bir adın şefkat
Diğer adın şehvettir senin
Sıcak kucağını aç da
Şiva kendinden geçsin bu gece
Büyük Tanrıça, ey yüce Şakti
Somamızdan iç bu gece
Eğlencemize katıl!
Gözleri mavi lotus
Dudakları bambu çiçeği
Bahar gibi ÅŸuh
Şehvet kadar oynak kalçaları
Zevkler mabedinde raks etmesi için
Bir dilber sundun bizlere;
Şükrümüz sanadır
Hoşgeldin güzel, hoşgeldin güzel
Hey hey hey
Kaç delikanlı ateşinde yanacak
Kaç oğul vereceksin
İndus'un yanık yiğitlerine
Yedi kutsal nehirde yıkanıp
Kaç karanlık geceyi aydınlatacaksın
Ganj'ın sularında süzülen mavi ay
Mabetlerimizde Kama iksiri dağıtacak mısın?
Hoşgeldin güzel, hoşgeldin güzel
Hey hey hey
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.