İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

Liderin yalnızlığı

Atatürk, işgal altındayken terk ettiği İstanbul'a, muzaffer bir komutan olarak dönerken coşkulu bir kalabalık tarafından karşılanır. Vapurdan kalabalığa bakan Atatürk'e duyguları sorulur, 'bu millet bizi şimdi alkışlamak için toplanıyor ama bir gün linç etmek için de toplanabilirler' diye cevaplar.

O'nun sosyolojiyi ve siyaseti ne kadar iyi bildiğini, idrak sahibi bir insan olduğunu, halkını yakından tanıdığını, kitlelerin sevgisi ve tepkisi arasındaki hassas dengeyi görebildiğini daha iyi hangi örnek anlatabilir?

Evet, Atatürk bugün tarihin yetiştirdiği en büyük liderlerden biridir. O'na şükran ve minnet borçluyuz. Ama bu süreç kolay mı işliyor?

Liderin yalnızlığı zor konudur. Mustafa Kemal, 'yalnız kalmaya cesaret edebilmiş' bir önderdir. Çok daha kolay yolu seçip, popülizm yapabilirdi. Zor olanı seçti, Osmanlı İmparatorluğu'nun son 150 yılını meşgul eden modernleşme çabalarını 10 yılda tamamladı. Yeniden bir ulus, cumhuriyet yarattı. Büyük bir kültür devrimi gerçekleştirdi. Toplum psikolojisi açısından bakınca lider olmanın büyüklüğü, yalnızlığı ve kitlelerin duygularını yönetme sorumluluğu daha iyi anlaşılır.

Kitleler, 'hem liderlerinin peşinden giderler, hem de umulmadık zamanlarda ona negatif yönelmeler yapabilirler.' Bu, kitle psikolojisidir. Toplumların kendi iç heyecanlarının yönetilmesi zorunludur.

Kitlenin anlık coşkunlukları, dönemsel kızgınlıkları ve çıkarcılıkları vardır. Bugün Atatürk toplumun çok büyük bir kesimi tarafından saygıyla anılıyor. O, devletimizin kurucusu. Borcumuzu hiçbir zaman ödeyemeyiz.

Öte yandan, derin hayranlık ve şükran duygularının bazı kesimler için öfkeye dönüşmesini engellemek ve o büyük sevgi ırmağını daha geniş coğrafyalara, gelecek kuşaklara aktarabilmek için Atatürk'ün yaptıklarının çok iyi anlatılabilmesi gerekiyor. Can Dündar'ın ıskaladığı incelik burada.

Atatürk'ün yaşadığı zorunlu bir yalnızlıktır. Kendi ifadesi: 'Toplumun seviyesine inmek istemem, millet benim seviyeme çıkacak' diyor. Onarıcı liderden beklenen bu tutumdur.

Bazı kararlar tek başına alınır

Talihli toplumlar tarihin kritik kavşaklarında, bağırlarından kendi liderlerini çıkarırlar. Köklü, gelenek sahibi milletler ihtiyaç duydukları en hayati anda bunu başarabilenlerdir. Yeni liderlerle tarih artık başka bir yöne evrilir. Toplumlar ise atfettikleri yarı mistik değer ve misyonlarla liderlerinin etrafını delinmez bir zırhla sımsıkı sarmak durumundadır. Bu mekanizma lideri, aynı toplumun kendi içindeki bazı unsurlarına karşı da koruma zırhıyla donatır.

Süreç, Atatürk gibi rol modelleri adeta ilahi bir yalnızlığa mahkûm eder. Milyonlarca seveni vardır ama yine de kimsesizdirler. Hayattayken asla bizim gibi yaşayamamışlardır. Bunu en iyi liderin kendisi bilir. Bizler liderlerimizi, onları görmek istediğimiz, ihtiyacımız olan mertebeye yücelterek kendi yaşamlarını ellerinden alırız. Yaşamak bizim işimizdir, onlara düşen ise gönüllerimizde kalmalarıdır.

Vatanını yitirmiş, devleti çökmüş ve ailesiz Mustafa'nın çatırdayan bir imparatorluktan Anavatan yaratma hikâyesi böyle bir mucizedir.

Liderler, kendi toplumlarını ve tarihi değiştirirler, toplumlar ve tarih de onları belli bir dönüşüme tabi kılar. Evsiz ve ailesiz çocuk Mustafa, vatanını kaybetmiş genç Mustafa, Atatürklüğe yükselirken halkın kendisini tam manasıyla anlamasının zaman alacağının farkında.

Mustafa Kemal, bize bir vatan yaratırken bir insan bir erkek olarak hayallerini, tutkularını nasıl da bastırıyor, bertaraf ediyor. Kendi hayatından vazgeçiyor. Büyük bir komutan, siyasi bir deha, güçlü bir devrimci iradenin ardında kendi dünyasına kapanmış, kimsesiz, hayatını ertelemiş Mustafa'yı görüyoruz.

Can Dündar bunu vermiş ama nedenine, nasılına hiç inememiş. Yaptıklarına hiç odaklanmamış. Tarihi dehasına ve çılgınlıklarına hiç bakmamış. Kötü bir niyeti olduğunu düşünmüyorum, o kendi Mustafa'sını anlatmış. Ama zamanlama olarak da içerik olarak da parça tesiri yaratacak bir Atatürk filmine imza atmış. Atatürk'ü sevenler için önemli değil, şükranımız artar ama ya her fırsatta O'nu eleştirmek isteyenler?

Tarihin dar geçitleri vardır. Öngörülemeyen kriz anlarıdır bunlar. Lider, alacağı kararlarda yalnız olmak durumundadır. Yapacaklarınızı en yakınlarınıza bile söyleyemezsiniz. Buna ne zaman vardır, ne de imkân. O tarihi sorumluluk lidere aittir. Yön çizme, adım atma ve karar alma yetkisi liderdedir.

Atatürkün yalnızlığı O'nu gerçekten anladığımız zaman bitecek türden bir yalnızlıktır. Lider olmanın bedelini bizler adına göze alıp ödediğin için müteşekkiriz Mustafa Kemal.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3