İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

Obamalı dünyada Türkiye'nin geleceği

Roma

Obama'nın ABD Başkanı seçilmesinin rüzgârı bütün dünyada olduğu gibi, daha ilk dakikadan itibaren Avrupa Birliği'nde de çok güçlü hissedildi. Dünyanın, Obamalı ABD'ye uyandığı gün, AB başkenti Brüksel, Türkiye'nin İlerleme Raporu'nu yayımladı. Her iki gelişme, Ankara'ya AB tam üyeliği konusunda en güçlü desteği veren İtalya'nın başkenti Roma'daki Türk-İtalyan zirvesine damgasını vurdu.

İtalyan Dışişleri Bakanı Frattini, 'Sanki AB Başkanı seçilecek kadar heyecan var' diyerek Obama'nın ABD Başkanı olmasının yarattığı havayı özetledi. Dışişleri Bakanı Ali Babacan ise 'kesinlikle tarihi bir an' saptaması yaptı.

Babacan ve Frattini'nin, Türk-İtalyan Forumu'na katıldıkları dakikalarda Brüksel'de İlerleme Raporu yayımlanmıştı. Bir soru üzerine Babacan, 'Henüz resmi metni görmedik' deyince Frattini'nin kendisine gelen metni anında meslektaşına vermesi, salonda tebessümlere neden oldu.

'Obamalı ABD, Türkiyeli AB ve daha yakın çalışan ABD ile AB' gibi bir denklem üzerinde duruluyor.

Türkiye'nin AB'ye tam üye olacağı, ABD'nin çok daha aktif ve katılımcı bir işbirliği sergileyeceği, AB'nin Türkiye vasıtasıyla Ortadoğu ve Kafkaslar'da etkinlik sağlayacağı bir istikrar arayışı söz konusu. Hayal mi? Belki, ama bu hayal üzerinde duruluyor.

Birkaç yıl önce Washington'daki bir sempozyumun konusu 'ABD ve AB, rakip miyiz ortak mı?' başlığı ile belirlenmişti. İta-Türk Forum diye tanımlanan Roma'daki etkinlik, Obama'nın geldiği güne, İlerleme Raporu'nun açıklandığı dakikalara ve Türkiye'nin BM geçici üyeliğine seçildiği bir döneme denk gelince global ölçekli stratejik vizyonların konuşulmasına uygun bir zemin oluştu. Ocak ayında İtalya G 8 Birliği'nin başkanlığına gelecek. Tüm bunları göz önüne alınca 'her koşulda Obama yönetimi altında daha etkin ve barışçıl bir dünya olacak' beklentisi ve söylemi hakim oldu. Konuşmacılar, değişim kavramına vurgu yaptılar. Obama'nın 'değişim' temalı kampanyası besbelli bütün dünyayı etkilemiş. Obama'nın gelişi, Batı kimliğinin yeniden inşası için ilk adım... Herald Tribune 'Her şeyi değiştiren seçim' manşetiyle çıktı. Seçim gecesi ABD televizyonlarında 'seçmenlerin yüzde 62'si ekonomiye bakarak oy verdiğini söyledi' altyazısı hatırıma geldi. Terörü düşünerek oy verenlerin oranı sadece yüzde 9'da kalmış. Bilmem bu rakamların öneminin farkında mıyız? Küresel ekonomik krizin dalgalarını da düşününce, hem İta-Türk Forum hem de AB ve Türkiye ilişkilerinin geleceği üzerinde çok daha derinlikli hesap yapmanın ne kadar elzem olduğunu anlıyoruz.

İtalyanlar, dün net vurgularla Türkiye'ye verdiği desteği teyit ettiler. 'Dünyanın en büyük 17'nci ekonomisi olan Türkiye'yle çok daha yakın ve ayrıcalıklı ilişki kurmak istiyoruz' dediler. Nitekim önümüzdeki hafta zaten iyi dost olan Başbakan Erdoğan ve Berlusconi İzmir'de buluşuyorlar.

İtalyan Bakan'ın laiklik vurgusu...

Toplantılarda, Türkiye'ye sırt çeviren Avrupalı meslektaşlarına sitem eden İtalyan Bakan, 'Türkiye, Müslüman bir halkı olan ve laikliği Anayasası ile garanti altında tutulan tek ülkedir. Daha iyi hangi örnek Türkiye'nin gücünü ve önemini anlatabilir ki?' diye sordu.

Babacan konuşmasına İtalya'da yaşayan dünyaca ünlü yönetmenimiz Ferzan Özpetek ve kaybettiğimiz efsanevi soprano Leyla Gencer'i anarak başladı. İyi oldu. Babacan, 'AB yolunda ilerliyoruz, bazen müzakerelerin hızı düşüyor bazen yükseliyor ama hedeften sapma yok' dedi. Bakan hem AB'nin hem Türkiye'nin iç siyasi ikliminin de süreci etkilediğini belirtirken 'dört mevsim yaşıyoruz, bazen yaz bazen kış oluyor. Ama kararlılığımızda en küçük bir değişiklik söz konusu değil' vurgusu yaptı.

Babacan soruları da yanıtladı. AB'ye detaylı bir cevap verileceğini, raporu dengeli bulduklarını, eleştirileri yapıcı olarak değerlendirdiklerini söyledi ve 'haksız bulduğumuz eleştiriler de var' diye ekledi.

Ve Obama'nın seçimi. Babacan bu konudaki soruları şöyle yanıtladı:

'Bugün çok önemli bir tarih. ABD ile köklü ilişkilerimizi yeni dönemde daha da geliştirmeyi istiyoruz. Obama'nın yakın danışmanlarıyla kısa süre önce görüşmüştüm. Türkiye'ye olan ilgileri fazla.'

Evet, Dışişleri Bakanlığı'na bağlı Stratejik Araştırmalar Merkezi ve UNİCREDİT tarafından düzenlenen forumun, çok kritik bir zamanlamayla yapılan toplantısında dünyanın yeni dengeleri konuşuldu. ABD'nin en önemli 10 dış politika konusu ile Türkiye'nin 10 konusu arasında en azından 8'inin aynı olduğu düşünülünce Obama'nın seçilmesi bizim açımızdan hayli önemli. Uluslararası sistemin reforme edileceği bir döneme giriyoruz. Ekonomik yapılar da siyasi kurumlar da değişime uğrayacak. Değişimin yönetilmesi zorunlu. Obama, 'Bu, değişimin kendisi değil, başlangıcı' diyordu. Bizim Akdeniz'in (Mare Nostrum) iki kardeş ülkesi Türkiye ve İtalya, Avrupa Birliği'ni uyandırmaya çalışıyorlardı. Başarılı bir toplantıydı. Gözümüz haftaya İzmir zirvesinde olacak.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3