Obama, 'ABD Başkanı olarak mı seçildi yoksa bütün Batı'nın lideri olarak mı?'
Son yıllarda hayli yıpranan ve aşınan 'Batılı kimliğinin yeniden oluşturulma sürecini' yürütme misyonu Barack Obama'nın omuzlarında. 'Bir pazarlama harikası' halinde dünya siyaset sahnesine 'Obama ürünü' sunulmuş oldu, pazar bu yeni ve cazip ürünü satın aldı.
Siyahî birinin ABD Başkanı olması kuşkusuz tarihsel bir olay. Türkiye dahil bütün ülkeleri bu seçim etkiler. Sonuçta, 'ABD'nin en çok ilgilendiği 10 dış politika konusuyla, Türkiye'nin 10 dış politika önceliğinin en az 8'i birbiriyle örtüşüyor.'
Peki, ama hem dünyada hem de Türkiye'de 'biraz fazla abartıya kaçılmıyor mu' dersiniz? 'Beklenti çıtası' en yukarılara çekilmiyor mu? Şu anda esen 'heyecan fırtınası, yerini kısa süre sonra hayal kırıklığına' bırakmaz mı?
Bizim aşırı liberal tayfa ve Amerikancılar çok mutlular. Yazılarında ve televizyon programlarında sevinçten ölüyorlar. Öte yandan Türk basınının dünkü manşetlerine bakın. Konuyu ne kadar da magazinleştirmişler. Bizim gazeteler ABD Başkanı'nın eşinin kıyafetini birinci sayfalara taşıyorlar, ABD Hazine Bakanı'nın kim olacağını manşetten duyuruyorlar. Muhafazakâr bir gazete bile 'Obama rüzgârı, artık siyahî Bond ve siyahî Papa konuşuluyor' diye sürmanşet atıyor. Bu mudur yani Obama'nın Türkiye'ye yönelik olası etkilerini konuşmanın içeriği?
Sadece Türkiye'de değil, dünyanın her yerinde Obama üzerinden, herkes ne kadar beklentisi varsa onu dillendiriyor. Üç yüz yıllık tarihi olan bir ülke hiçbir zaman başkan değişimi ile bütün politikalarını değiştir(e)mez. Tabii ki söylemler farklılaşır, bu da insanlara iyi gelir. 'Değişim' söylemini kullanan siyahî bir adayın Beyaz Saray'a oturması psikolojik olarak dünyayı rahatlatır. Ama bunun ABD'nin bir taktiği olmadığını kim söyleyebilir? ABD dediğiniz yapı, kurulu düzen ve işleyen bir sistemle özdeştir. Büyüklüğünü devlet geleneğinin devamlılığından alır. ABD'de devlet aygıtı çok güçlüdür.
Obama, sistemin yarattığı bir sonuç
CNN'nin tekrarlaya geldiği, 'dünyanın en güçlü adamı bir siyah' söylemi muazzam bir pazarlama faaliyetinin sloganlaşmış halidir. Besbelli ABD, kendini dünya nazarında yeniden konumlamak istiyor.
'Amerikan rüyası' diyorlar, gülüyorum. 'Rüya uyurken görülür, uyanınca gerçekler fark edilir' o zaman acaba herkes ne hissedecek? Neo-rüyalar kâbusa dönüşmesin sonra?
Obama, Afrika kökenli. Çin ve Rusya Afrika kıtasında ABD'den çok daha etkin. ABD, şimdi Afrikalı bir Başkan'la arayı kapatmaya çalışacak. Obama'nın, 'Müslüman Hüseyin' olarak da derin bir anlamı olacak. 11 Eylül sonrası İslam dünyasının ABD'ye bakışını düşünürsek önümüzdeki dönemde neler yaşayacağımızı, 'değişim' derken nelerle karşılaşacağımızı daha iyi anlarız. 'Obama ABD yerel pazarından çok dünyanın küresel piyasalarına yönelik sunulan bir tüketim malzemesidir.' Herkes gibi biz de satın aldık, itirazım yok da bu kadar da abartmayalım artık.
Tarih, şartlar ve kişi örtüştü, büyük bir liderlik ortaya çıktı. Bu, sistemin yarattığı bir sonuçtur. 'Değişim vaadi' gibi büyülü bir slogan bütün coğrafyalarda etkili oldu. Şimdi uygulamaya bakacağız. Herkes değişimi vaat edebilir. Ama onu uygulayabilmek için değişik birisi olmanız gerekir. Amerikalılar hep 'think different' derler, farklı düşün.
Obama, benzeri görülmemiş derecede başarılı bir kampanyanın muzafferi. Büyük paralar harcandı, internet müthiş kullanıldı, televizyon hiç olmadığı kadar etkindi. 'Siyah' diyoruz ama aslında o 'kültürel olarak bembeyaz bir kimlik.' Hem kendisi hem karısı Harvard mezunu. Üstelik senatörlükten geliyor. Fakültede bile tipik Amerikan tavrı gösterip işletme okumamış, yurttaşlık hukukuna yönelmiş.
'ABD, bir devletten çok bir fikirdir', insanlar büyük fikirlerin peşinden yürürler. Bush geldi, o etkileyici fikri sıradanlaştırdı. Küresel kriz, bütün dengeleri değiştirdi. Uluslararası sistem çatırdıyor, yeniden tamir edilip, kurallarının değişmesi gerekiyor. Obama bunu yapacak. Amerikan derin aklı devreye girdi, Batı kimliğini yeniden inşa etmek, ABD şemsiyesinin altına girmesini sağlamak, Müslüman dünyayı Rusya'dan uzaklaştırarak etki altına almak, devlet merkezli yeni bir liberalizm yaratmak için Obama'yı seçti. Biz ne kazanacağız, ne kaybedeceğiz ona bakalım. Değişim süreci iyi yönetim ister.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.